'Haydarpaşa gar kalacak'

Haydarpaşa Gar Kalacak Platformu üyelerinden Nilüfer Erdendoğdu, amacının Haydarpaşa'nın gar olarak kalması olduğunun altını çizerek, ''Eskisi gibi tüm insanlar oradan faydalansın. Müze, sanat merkezi, otel olmasın. Bunun için mücadele veriyoruz'' dedi.

'Haydarpaşa gar kalacak'

Haydarpaşa Gar Kalacak Platformu üyelerinden Nilüfer Erdendoğdu, amacının Haydarpaşa'nın gar olarak kalması olduğunun altını çizerek, ''Eskisi gibi tüm insanlar oradan faydalansın. Müze, sanat merkezi, otel olmasın. Bunun için mücadele veriyoruz'' dedi.

11 Ağustos 2018 Cumartesi 12:43
'Haydarpaşa gar kalacak'

Serpil Dursun

Banka emeklisi Nilüfer Erdendoğdu yaşamının merkezine aldığı sanat dallarına ilişkin sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Son günlerde içinde bulunduğumuz politik ve ekonomik koşullarda sanat ve sanatçının yeterli değeri görmediğini düşünen ve aynı zamanda "Haydarpaşa Gar Kalacak" aktivisti olan Erdendoğdu, amacının Haydarpaşa'nın gar olarak kalması olduğunu söyleyerek, garın altından çıkan tarihle ilgili düşüncelerini Toplumsal'a anlattı.

Nilüfer Erdendoğdu kimdir, sizi tanıyabilir miyiz?

1968 Üsküdar doğumluyum. Üsküdar Kandilli Kız Lisesi 1988 mezunu olduktan sonra 9 aylık M.E.B Sertifikalı Temel Bankacılık kursunu tamamladım. 24 yıl aralıksız bankaların çeşitli bölümlerinde çalışarak orta kademe bir yöneticilik yaptım. Çalışma hayatım boyunca da çeşitli el işleri ve müzikle uğraştım. Katıldığım kurslar sonucu elde ettiğim birikimlerle kendimce uğraşlarım oldu. Resim, seramik, ahşap boyama, minyatür, ev atıkları, geri dönüşümleri, dikiş nakış gibi pek çok konuda ürünler hazırladım. Bunların dışında emekli olduktan sonra motosiklet ve araba yarışlarında lisanslı hakemlik yaptım. Halen 'Haydarpaşa Gar Kalacak' eyleminde 4 yıldır aktivist olarak katılmaktayım. Çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım. Özellikle fotoğrafa gönül veren amatör arkadaşlarla gerçekleştirdiğimiz sergiler sonunda, görme engellilere down sendromlu çocuklara, sergi gelirlerini aktardık. Bunun duşunda , çocuk esirgeme kurumu sevgi evleri ve yaşlılar yurdu ziyaretlerimizle de oradaki dostlarımızla birlikte olmaya çalıştık. Halen kendi atölyemde el emeği işlere, fotoğraf çekmeye ve hayatın içinde olmaya devam etmekteyim. Önümüzdeki aylarda üretmiş olduğum tüm ürünleri sergileyerek buları paylaşacağım.

"Haydarpaşa Gar Kalacak" aktivistisiniz. Garın altındansa tarih çıktı. Sizce hala gar olarak mı kalmalı, yoksa müzeleştirilmeli mi?

4 yıldır aktivisttim. Aktivistlik ekibinin içinde STK'ler, Mimarlar ve Mühendisler Odası, Birleşik Taşımacılık Sendikası gibi kuruluşlar da var. Tek başına bir görüşte olan insanlar yok. Her pazar 13.00 ile 14.00 arası biz orada eylemdeyiz. Amacımız, 'Haydarpaşa gar kalsın' ve eskisi gibi tüm insanlar oradan faydalansın. Müze, sanat merkezi, otel olmasın. Bunun için mücadele veriyoruz.

Bir sanatçı olarak sanat merkezi olmasını istemiyorsunuz?

Evet. Çünkü sanat merkezi olursa yine çok az kişi faydalanacak. Ama biz istiyoruz ki daha çok insan faydalanabilsin. Türkiye'de böyle başka bir gar yok. Tarihi bir yer ve biz buraya sahip çıkmak istiyoruz.Restorasyon çalışmaları hızla devam ediyor. Şu anda benim edindiğim bilgiye göre hızlı tren gelecek. Ama hangi hat arası olduğu konusunda net bilgiye sahip değilim.

'Orada yaşanmışlık, bir gerçeklik var'

Ne tür fotoğraflar çekmek sizi heyecanlandırıyor?

Ben daha çok sokak fotoğrafı çekiyorum. Yani kalabalıktaki insan yüzleri, deniz kenarında bir hanım, bir bey, yaşlı bir amca.. Bu yüzden sokak fotoğrafları çekmek beni daha çok heyecanlandırıyor. Bunda bir manzara da olabilir. Mesela Haydarpaşa'yı da çok fotoğraflamışımdır. Bizim için ayrı birşey. Bizim sergimiz Kadıköy sergisiydi. Fotoğraflar'da Kadıköy'ü anlattık. Makro dediğimiz ufak tefek çiçek böcek de var ama daha çok sokak fotoğrafını tercih ediyorum. Bu beni daha çok heyecanlandırıyor. Orada yaşanmışlık, bir gerçeklik var.

En ilginç fotoğraf çekiminiz nasıl oldu?

Bazen fotoğrafları kurguluyoruz. Yanımızda bir arkadaşımız varsa kıyafet giydiriyoruz bir şeyler yapıyoruz. Süleymaniye Camisi'nin arkalarında yıkıntılar var, çok da keyiflidir oralarda dolaşmak oraları fotoğraflamak. Orada balonlar aldık, balonları sokak çocuklarına dağıttık. Hem kurguladık hem de doğal oldu. Çocukların balonla oynayarak eğlenmesi mutlu olması çok güzeldi. Benim için de güzel bir anıydı. Bu, fotoğraf çekmeye başladığım ilk yıllarda oldu. Hepsi birbirinden keyifliydi.

Gelişen teknolojiyle beraber fotoğrafların renk ayrımları ultra düzeyde iyi olmasına rağmen siyah beyaz fotoğrafçılığa ilgi yoğun. Bunun nedeni ve siyah beyaz fotoğrafın anlamı nedir?

Siyah beyaz fotoğraflar bazı şeyleri daha farklı ifade ediyor. Renkten daha çok derinlik katıyor. Bazı fotoğraflar siyah beyaz daha anlamlı oluyor. Benim birçok arkadaşım renkli çekse bile onu siyah beyaz yayımlıyor. Renk sevmiyor. Mesela sislerin arasından bir kişi fotoğraflanacağı zaman onu renkli çektiğinde vermek istediği havayı veremiyor. Ama siyah beyazda duygu biraz daha fazla oluyor. Sanki geçmişten gelen, eskiden kalan bir şeymiş gibi hissettiriyor. Hissiyat anlamında derinlikli oluyor.

Sizce iyi bir fotoğraf için teknik bilgiye mi sahip olmak gerek, yoksa iyi bir bakış açısına mı?

Tabiki teknik eğitim gerekir. Teknik eğitim almışsın ama gözün yoksa o kompozisyonu oluşturamazsın. Kadrajın iyi değilse olmaz. Çok iyi teknik bilgiye sahip olmanız, çok iyi fotoğraf çekeceksiniz anlamına gelmez. Çok kaliteli bir makinanız var ama siz o anı yakalayamadıktan sonra hiçbir anlamı yok.

'Resim eleştirmek için fazla bilgiye sahip olmak gerek'

İyi bir resim eleştirmeni olmak ya da o resmi anlamak için neye sahip olmak gerekir?

Öncelikle o konu hakkında fazlasıyla bilgiye sahip olmak gerek. Resim eleştiriyorsanız, o resimle ilgili dünyada neler yapılıyor bunları bilmeleri gerekir. Hem teknik açıdan hem de daha çok şey görmesi gerekir.

Resme bakan kişi, ressamın verdiği mesajı almalı mı?

Almak zorunda değil. Ama ressam, birçok kişiye bu duyguyu veriyorsa zaten çok iyi bir ressam oluyor. Dali ya da Picasso kargacık burgacık deriz ama herkes bişey alıyor aslında.

Türkiye'de toplumun ve iktidarın sanata bakışı nedir?

Anladığım kadarıyla sanatla birleşmiyor. Algısı fazla derin değil. Üsküdar'da oturduğum için Üsküdar'ı örnek vereyim; restorasyon çalışmaları yapılıyor ama o eski hissiyatı verilmiyor. Duvarlara resimler yapılıyor. Belediyenin ya da iktidarın koruması değil halkın korumasyıla daha iyi sonuç verir. Onun için hepimizin sanata karşı daha çok güçlenmesi, eğitilmesi ve daha çok sanatın içinde yer alması gerekiyor.

Bunun için ne yapılmalı?

Eğitim vereceğiz. Sanatla ilgili daha çok yerler açacağız. Sanata daha çok destek ve katkı vereceğiz. Belki vergi indirimi olur, bir türlü teşvikler olması lazım ki sanatçı sanatını yapabilsin. Mutlaka her insanın sanatın bir dalına ilgisi vardır. Bence örgü örmek de sanattır. İşliyorsun, üretiyorsun...

Sanatı hayatının merkezine alan biri olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Son günlerde içinde bulunduğumuz politik ve ekonomik koşullarda sanat ve sanatçının yeterli değeri görmediğini düşünmekteyim. Küçük yaşlardan itibaren verilecek sanatsal eğitimlerle toplumun daha bilinçli, üretken, kaliteli olacağına inanıyorum. Hayat damarlarımızı kesmeyelim. Sanata ve sanatçıya gerekli desteği ve saygıyı göstermek toplumu daha bilinçli bir hale getireceğine inanıyorum. Üretmek, her alanda başarıyı getirir. Hayal gücü olmayan bir insanın da başarılı olması beklenemez.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.