Geçmiş Olsun

Parti yarılmak istenmektedir. İstenmeyen ve itelenen bir Kılıçdaroğlu görüntüsü verilerek cepheleşme yaratılmaya çalışılmaktadır. Her şeyden önce nasıl bir imaj çizilmesidir böyle, yenilir yutulur cinsten değil. Aynı zamanda bu bir aşağılamadır. Tabana yine seçim öncesi moral çöküntü ve endişelenme tohumu ekilmek istenmektedir...

Geçmiş Olsun

Parti yarılmak istenmektedir. İstenmeyen ve itelenen bir Kılıçdaroğlu görüntüsü verilerek cepheleşme yaratılmaya çalışılmaktadır. Her şeyden önce nasıl bir imaj çizilmesidir böyle, yenilir yutulur cinsten değil. Aynı zamanda bu bir aşağılamadır. Tabana yine seçim öncesi moral çöküntü ve endişelenme tohumu ekilmek istenmektedir...

16 Nisan 2018 Pazartesi 10:16
Geçmiş Olsun

Hamza KİE

Baykal, Kılıçdaroğlu ile neden görüşmez ya da görüştürülmez?

Kılıçdaroğlu ta Almanya'ya kadar gider de hastanenin kapısından geri çevrilir. Denildiğine göre hijyen önlemiymiş. Bir sağlık kuruluşunun hijyen kararıdır itirazımız olamaz. Sağlık şartları söz konusu olunca önyargısız bunun yerinde bir karar olduğu kabulüyle kimsenin aklına itiraz bile gelmez.

Bizim geleneğimizde hasta birine karşı olunan yakınlığa göre sıcak davranışlar gösterilir. Hastanın yanına ziyaretçi kabul edilmese de dostluk duygumuzu ve ilgimizi göstermek için hastane binasına boş ziyaretler de yaparız. Hatta bahçesinde bekleyenlerimiz olur. Ziyaretçi çadırı bile kurulduğu görülür.

Kemal Bey de bu geleneğin sarmalında böylesi hasletler edinmiştir elbette. İşbu hâlden kalkar Deniz Baykal’ın tedavi gördüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelir. Fakat Kılıçdaroğlu buradan da kapıdan geri çevrilerek Baykal'la görüştürülmez.

Ama Baykal dün Erdoğan'la görüşmüştür.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine vefa gösterenleri unutmamak, ihmal etmemek gibi bir özelliği var. Baykal da Erdoğan’a karşı hayatın çeşitli aşamalarında beşeri ya da politik vefalar göstermiştir.

Gelelim Kemal Bey’in görüşememe durumuna. Bu, Kemal Bey'e karşı hasta yatağında bir Baykal tavrı mıdır yoksa çevresel bir operasyon mudur? Ahkâm kesecek halimiz yok. Zihinde oluşan soruyu ortaya atar zamana bırakırız. Bırakırız bırakmasına da insan yine de kuşkudan kurtulamıyor.

Şimdi eğer Sayın Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı şapkasıyla düşünecek olursak ne var bunda ki gayet şık ve narin bir moral destek ziyaretidir. Aksini düşünmek insan hasletlerimize uygun düşmez.

Peki, Sayın Tayyip Erdoğan’ı parti lideri şapkasıyla düşünecek olursak o zaman bu ziyaret Kemal Kılıçdaroğlu’nun boşa düşürülmesi değil midir? CHP’nin içindeki eski hizipçilik ve her daim yarılma hastalığının değirmenine su taşımak demek olmaz mı? Rakip partinin başkanının ziyaretine açık ama kendi parti başkanının kabul görmediği gibi bir pozisyon algısına hizmet etmez mi? Ya da diğer bir anlatımla partinin eski genel başkanı tarafında bile kabul görmeyen bir genel başkan var. Demek ki bu parti içindeki bir çatlamaya ve ilk fırsatta hesaplaşılmaya oturulacağına delalet görülmez mi?

Örneğin siyasi rakiplerin kendi stratejik mantıkları çerçevesinde son derece akıllı bir plan da olabilir. Artık imajlar savaşı çağındayız. Rakip parti ince bir diplomasi manevrasıyla ziyaret önceliğini kapıp da hasta sahibinin (Kılıçdaroğlu) imajını-prestijini çizmeyi başarabilmeyi tatlı rekabet içinde isteyemez mi? Neden olmasın? Seçim öncesi akıllıca bir gol olur.

Nitekim yandaş bir gazetenin şık olmayan manşetine bakar mısınız? Aklınca kinaye sanatını kullanmış. Manşet şu: "Mikrop kapar endişesi" Bu manşetin altında seviyeyi iyice düşürmüş. Şöyle yazmış: “Kılıçdaroğlu, ‘Mikrop kapmaması için görüştüremiyoruz.’ cevabını aldı” Hayrola, Kılıçdaroğlu mikrop mu? Öbürleri mikrop değil görüştüler ama sen? Matbuat ne kadar yakışıksız oldu?

Evet, işte kilit nokta burasıdır.

Kinaye iddiasını geri alıyoruz ve bu haber doğru olmuş olsun. Almanlar uygular da Türk hastanesi neden hijyen kuralını uygulamasın ki?

Değil işte! O zaman neden bu istisna uygulanır?

Peki, madem istisna olabilirlik durumu var da Kılıçdaroğlu’na neden bir beş dakikacık uygulanmaz? Bu biiir.

İkincisi daha vahimdir. Parti içinde Baykal’a yakın isimlerden Mehmet Sevigen ve Korkmaz Karaca neden ve nasıl ziyarete alınır? Bir de iki saat görüştük oh oh olsun, der gibi sosyal medyada fotoğraflar falan…

Baykal’ın rahatsızlığı bir operasyon malzemesi mi yapılmaktadır? Baykal'ın bu hastalık içinde politik bir tavır alacağını sanmıyoruz. Bu bir tavırsa zaten başlı başına vahimdir. Can telaşı bırakılır da bu kısır hesaplar peşine mi koşulur? Eğer bu bir tavırsa politik mi beşeri mi? Hani kötü gün dostu olmadın, gibi bir kırgınlık taşınır mı taşınır bu da anlaşılır. Yine de her ikisi de vahim. Fakat politik tavırsa bu olay içindeki beşeri tavırdan daha da vahimdir.

Seçim ve savaş üzeri dünyada her şey planlı gidiyor. Bu her iki ajanda için Türkiye içinde mümkün olduğunca CHP'nin etkisizleştirilmesi gerekiyor. Bu etkisizleştirme operasyonu için ise Kemal Bey gibi cılız bir taktisyen biçilmiş kaftandır.

Eğer düşüyorsa… Baykal’ın böyle tuzaklara düşmesi de büyük aymazlık ve ayıptır. Bu kaçıncı düşüş?

Parti yarılmak istenmektedir. İstenmeyen ve itelenen bir Kılıçdaroğlu görüntüsü verilerek cepheleşme yaratılmaya çalışılmaktadır. Her şeyden önce nasıl bir imaj çizilmesidir böyle, yenilir yutulur cinsten değil. Aynı zamanda bu bir aşağılamadır. Tabana yine seçim öncesi moral çöküntü ve endişelenme tohumu ekilmek istenmektedir.

Baykal politik hin ve bilge bir adamdır. Bu mizanseni ve stratejiyi nasıl anlamaz sanırsınız?

Karacalar, Sevigenler, Ateşler Baykal’ı ziyaret edebiliyorken Kemal Bey vebalı mı da yanına giremiyor?

Var bir şeyler…

Son Güncelleme: 16.04.2018 11:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner72

banner78