05.06.2021, 12:20

Cumhuriyet’in ne olduğunu anlamak istemeyenlere

Büyük Atatürk ilan edilecek olan Cumhuriyet’in anlamını çevresine şöyle açıklamıştı:

"Cumhuriyet ahlâkî fazilete dayanan bir idaredir."

Kuruluşunun 10. Yılında da " Cumhuriyet rejimi demek demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Cumhuriyet idaresi faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir. Biz Cumhuriyeti kurduk, Cumhuriyet 10 yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe koymalıdır.” diyerek evrimini göstermişti.

Demokrasinin icapları-gerekleri

1.Demokrasinin temel gereği egemenliğin, bağımsızlığın kayıtsız şartsız millete verilmesidir.

2."Sivil toplum içerisinde kültürel anlamda gelişme" ye temel olan ve tarihsel ve siyasi bağlamda gelişip serpilebilen "sivil bir müzakere ortamına imkân tanıyacak kurumlar"[1]ın bulunmasıdır.

3."Mülkiyet kurumunun" varlığı; "siyasi alanın toplumsal farklılıklara ve tartışmalara" açıklığı; yeterli düzeyde "sivil bir etkileşim ağının" olması şarttır.

4. Bunlar olmadığında: "Halkın siyasî katılım olanakları" ve "siyasetin kendisine olan ilgileri" azalır. Dolayısıyla halk "siyasî alanın ve siyasî olayların idaresini devletin inisiyatifine" bırakır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde 10. yıldan başlayarak Atatürk’ün işaret ettiği gibi demokrasi gereklerinin yerine getirildiğini görmeyi çok isterdim.

Ancak on yıllardır eksik, çarpık, anti-demokratik tutumlar yüzünden Cumhuriyet doğal evrimini gerçekleştiremedi.

Özgürlük aşağıdan yukarı gelişmedi. Halk yerine iktidarlar siyasi hayatı ele geçirdi.

Cumhuriyet ahlâkî fazilete dayanan bir idareyse ahlak, fazilet nedir?

Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre ahlak: "Bir toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda bulundukları davranış biçimleri ve kuralları; iyi nitelikler, güzel huylar.”; fazilet: Ahlakın övdüğü iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı; erdem.

Cumhuriyetimiz bir türlü gelişmiş ülkeler seviyesine çıkamadı

Oysa "Atatürk İlkeleri olarak bilinen ve 1922 ile 1937 yılları arasında hayata geçirilen yasal, hukuki, dini, kültürel, sosyal ve ekonomik değişikliklerin-devrimlerin amacı" buydu.

O zamanlarda ahlak ve fazilet insan ve millet olmanın ana özelliğiydi.

Mesela uygulanmakta olan Teşvik-i Sanayi Politikası 1929 krizinde yararlı olamayınca hükümet 1932’de üretime yönelen temel yatırımların devletçe gerçekleştirilmesine karar verdi; 1934’te devletçiliğe geçildi ve I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.

Mesela Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakları tanındı. 1890 doğumlu Hatı Çırpan ilk kadın köylü milletvekili oldu.

Türkiye Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı IAEA'ya katıldı.

Sonrasında iktidarlar Cumhuriyeti ana değerlerinden uzaklaştırdı.

Mesela 1958’de muhalefet lideri İsmet İnönü'nün yaptığı açıklamalara yayın yasağı getirildi.

Cumhuriyetin ve demokrasinin özelliklerini kendi karakter ve değerleriyle bağdaştıramayanlar, çıkarlarını gerçekleştiremeyeceklerini görenler, 1946’larda çoktan sona ermiş olan "tek partili dönem" deyişini suçlamaya çevirdiler; gelmiş geçmiş gözde gerekçeleri oldu.

Böylece her fırsatta Atatürk’ün kurduğu, bir ahlak ve fazilet rejimi olan Cumhuriyeti, "tek partili dönem" diye hırsla karaladılar.

Lider kime denir?

Bugün iktidarı överek Atatürk çapında lider saymak Cumhuriyet ve demokrasiyi anlamazlıktan gelmek Atatürk’ü silip atmaktır.

İktidarın tutumunda halkın egemenliğine destek veren herhangi bir iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk görmediğim için Cumhuriyet ve demokrasi bağlamında iktidarı liderlikle değerlendiremem.

Sanırım iktidarı göklere çıkarmanın ardında çıkaranların yabancı olmadığı politika oyunu oynama becerisi yatıyor.

İktidar bu beceriyle oyları elde tutmayı, hem Batılıların hem halkın zayıflıklarını kullanarak kaos yaratmayı, bundan aptalca büyülenen taraftarlarını böylece korumayı becerdiği için olsa gerek, günümüz iktidarı sahibini lider olarak gören çok.

Günlük konfor bozulur, tehditler başlar korkusuyla kimi gazeteciler sentaks kıvraklıkları gösterdikleri köşelerinde iktidar methiyesi yayımlıyor.

Gerçek lider başkalarının lideri olmak üzere yola çıkmaz yaptıklarının sonucunda öyle olur

Gerçek lider ülkesi ve halkı adına yerine getirdiği taahhütlerle örnektir.

Başka liderlerle çalışır, onlardan öğrenir.

Onlarla paylaştığı dayanışmayı var olduğu sürece üretir, geliştirir.

Işığı hiç sönmeden çevresindekileri eylemleri üzerinde düşünmeye iter.

Yanındakiler istediği gibi davranmadığında kendi davranışlarını, sözlerini düzeltir, onların kendileri olmasına izin verir.

"Tek parti"li Cumhuriyet döneminde demokrasinin gerekçeleri birer birer yerine getirildi.

Diktatör denen Atatürk’ün girişimleri halkın refahını artırdı, bilgisini geliştirdi.

Diktatör denen Atatürk çok partililiği başlattı.

Nice iktidarın Cumhuriyeti anlamadan özendiği "tek parti dönemi" bugün artık gerçekleşti.

Genç Cumhuriyet, demokrasinin temel ilkesi çok partililiğe hızla yürümüşken, bugün Cumhuriyet "tek partili dönem" de.

Sonuç: Cahil, fakir, gönüllü güçsüz, aptalca iktidar hayranı, koca bir kesim doğdu.

Demokratik olma iddiasındaki batılı ülkeler de ulusal çıkarlarını düşünerek bizde gördüklerini dile getirmekten kaçıyor üstelik bu dönemi genç Cumhuriyet dönemiyle karşılaştırarak insanlığı aldatıyorlar.

Ayasofya skandalı

Ayasofya’daki törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "hemşerisi ve YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın kayınpederi olan"[2] eski imam Mustafa Demirkan Ayasofya’nın 24 Kasım 1934 Bakanlar Kurulu kararıyla camiden müzeye dönüştürülmesi konusunda Atatürk’ü zalim ve kâfir olmakla itham etti.

Bunu yapabildi çünkü Cumhurbaşkanımız o kararın "tek parti dönemi"nde alındığını bunun "tarihi bir ihanet ve hukuka aykırı" olduğunu geçtiğimiz yıl dile getirmişti ve Ayasofya yeni bir kararla Temmuz 2020’de ibadete açılmıştı.

Mustafa Demirkan törende Cumhurbaşkanının işte o kararlı tepkisizliğinden cesaret alarak o sözleri sarf etti.

Bu yaşanan; faziletten öyle uzak bir tutum ki etkisiyle her türlü zararlı, tehlikeli izlenim ve sonuçlar ortaya çıkmakta. Toplum her türlü bozukluğa, yanlışlığa, kötü alışkanlığa sürüklenmekte.

Faziletin olmadığı bu yerde eğer demokrasi dışına sürüklenmekte olan toplum iktidarın ihtiraslarını durdurmaz, ulusun her kesimini egemenliği altına almış bu güce ayar vermez, yavaşlatmazsa büyük bir ulus, bir medeniyet küçük, alçak, değersiz, yamaçtan aşağı yuvarlanıp gidecek.

Atatürk’ün "korku ve tehdide dayanan bir idare olan Sultanlık" yerine armağan ettiği "ahlâkî fazilete dayanan bir idare" olan Cumhuriyeti koruyabiliriz.

  1. umut var olmalı.
Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30