Değeri Yıla Değil, İnsana Dilemek
Yeni bir yıl dileği çoğu zaman takvimle kurulur.
“İyi bir yıl olsun,” deriz.
Oysa yıl dediğimiz şey nötrdür; ne iyidir ne kötü. Yıl, yalnızca bir zaman kabıdır. Sayısal artışı niceldir; insan için değer üreten şey ise nitel olandır. Mana ile anlam kazanan insana, nicelik üzerinden değer yüklenemez. Eğer manası olan, yani gerçekten değerli bir yıl diliyorsak, bu dilek yıla değil, insana yönelmelidir.
Ben bu yüzden değerli bir yıl dilerim; ama bu değeri yıla değil, insanın kendisine dileyerek.
Çünkü insan yaşamında en belirleyici unsur değerdir. Değer çökerse, zayıflarsa ya da sarsılırsa, yaşamın bütün dinamiği bozulur. İnsan o anda yalnızca bir sorun yaşamaz; hayatla kurduğu ilişkinin tamamı çatlamaya başlar. Yaşamla bağını ne üzerinden kurduğunu sorgular. Güven azalır. Anlam bulanıklaşır. Sevgiyle temas zorlaşır.
Değer sarsıldığında insan şunu fark eder: Aslında kaybolan tek bir şey değildir. Değerle birlikte, peşi sıra pek çok şey gider.
Sevgi gider.
Güven gider.
Yaşamla kurulan ilişkinin niteliği gider.
Kendi değerini bilmeyen ya da henüz bulamamış insan, sevgiyi doğru şekilde tanıyamaz; güvenin ne olduğunu tam olarak bilemez. Oysa değer yerindeyse, bazı şeyler gitmek istese bile gidemez. Sevgi, güven, yaşama köklenme… Bunlar değerin doğal sonuçlarıdır. Zorla tutulmazlar; rıza ile oradadırlar.
Değer, yaşamın ölçüsüdür. İnsanın kendine verdiği değerdir; hayatla kurduğu ilişkinin “nasıl”ıdır, “ne”liğidir.
Kişinin içinde yeterli ölçüde değer duygusu varsa, yaşamda kendini daha güvende hisseder. Bu güven dış koşullardan değil, içeride sahip olunan sağlamlıktan gelir. Böyle bir yerde insanın dışındaki her şey nihai belirleyici olmaktan çıkar. Kıstas yalnızca kendisidir. Çünkü dış dünya artık bir tehdit değil, bir deneyim alanıdır.
Değerini başka bir nesne üzerinden tanımlamaz bu insan. Bir ilişkiyle, bir unvanla, bir başarıyla, bir onayla…
Çünkü değer zaten ondadır. Sonradan eklenen bir şey değildir.
Ama değer gittiğinde, yalnız gitmez.
Yanında her şeyi sürükler.
Sevgi zayıflar.
Güven dağılır.
İlişkiler yüzeyselleşir.
Yaşam, bir yük gibi hissedilmeye başlar.
Bu yüzden yeni bir yıl dileği, temelde şunu sormalıdır:
“Bu yıl bana ne getirsin?” değil,
“Ben bu yıl kendi değerimi nasıl muhafaza edeceğim?”
Benim dileğim şudur:
Kendindeki değeri hatırladığın, onu başkasına emanet etmediğin, onu pazarlık konusu yapmadığın bir yıl olsun.