20.11.2021, 15:59

Helalleşme, ne zaman ve niçin?

           Helalleşmek sözcüğünün anlamı; alıp verme, ödeşme, vedalaşma gibi insan ilişkilerinde rıza almak veya vermek dileğini içerir.

           CHP Genel Başkanının “helalleşmek istiyorum” çağrısıyla Türkiye gündemine “helalleşmek” sözcüğü yerleşti.

           Kim, kiminle ve ne için helalleşecektir? Ya da kim kime rızalık verecektir?

           Sayın Kemal Kılçdaroğlu, bireysel olarak değil, bir siyasi partinin lideri olarak bu talepte bulunuyor. Yani Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk halkıyla helelleşmek istediğini anlıyoruz.

           Oysa CHP, son 71 yıldır iktidar olmadı. Gerçi bu süre içinde rahmetli İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal liderliklerinde bazı kısa süreli koalisyonlara katılmıştır. Ama kurumsal olarak tek başına iktidar olmadığı için, bir dönemin sevap veya günahlarından devlet sorumlu olamaz.

           Öyleyse bu “helalleşelim” ne demek oluyor.

           Bu soruyu yanıtlamak için, önce 9 Eylül 1923 tarihinde kurulan CHP’nin bütününe bakmak gerekir:

           Koca bir imparatorluğu parçalayan Birinci Dünya savaşı sürecinde; Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde Kuvayi Millye; kurtuluşu gerçekleştirdi. Kurtuluş Savaşı ile adı Türkiye olan vatan toprakları kurtarıldı. Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyeti; Halk Fırkası adıyla partileşti. Cumhuriyet’in ilanından sonra adı, “Cumhuriyet Halk Fırkası” oldu. 1934 yılında da bu ad, “Cumhuriyet Halk Partisi” şeklini aldı.

            Buna göre Cumhuriyet Halk Partisi’ni; Kurtarıcı Dönem, Kurucu Dönem, Olağanlaşma Dönemi ve Çok Partili Dönemi aşamalrıyla ele almak gerekir.

             Kurtarıcı Dönem; Kuvayı Milliye’nin Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk tüzel kişiliği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Osmanlı küllerinden Türkiye Devleti’ni var ettiği dönemdir. Bugünkü nüfusu oluşturan halkın, Mustafa Kemal Paşa kişiliğinde özgürlüğünü elde ettiği dönemdir. Bu dönemle ilgili olarak kim, kimden helallık isteyecektir? Ya da Kuvayı Milliye kimden helallık isteyecek veya verecektir?

            Kurucu Dönem; bir yangın yerinde; dulu, yetimi, malulü, yoksulu ile birlikte bir devletin kurulduğu dönemidir. Yokluk ve yoksulluk içinde; kurtuluşu gerçekleştiren şehitlerin ruhlarını şad edecek bir toplumsal yapılanmanın gerçekleştirildiği dönemdir. Şehitler pahasına gerçekleşen kurtuluş sürecinde olduğu gibi; kurucu süreçte de topyekün fedakarlıklar yapıldı. Tam bağımsızlık için bir taraftan kalkınmada Türk Mucizesi gerçekleştirildi. Bir taraftan Saltanat ve Hilafet ruhuyla mücadele sürdürüldü. Kurtuluşu engellemek isteyenlerin kuruluşu saboteye çalıştığı bu dönemle ilgili kim, kimden rızalık talep edecek veya verecektir?

            Olağanlaşma Dönemi; yeni bir devletin ayakları üzerine kalktığı; dünyanın İkinci Dünya Savaşı koşulları içine sürüklendiği; “koyunun can kasabın et” derdinde olduğu dönemdir. Bugünkü siyasi yelpazeyi oluşturanların bir tek çatı altında olduğu; her türlü günah ve sevapta ortak olduğu dönemdir. Helallık vermesi gereken kim, helallık alması gereken kim olacaktır?

            Çok Partili Dönem; vefanın son bulduğu; kolaycılık, inkarcılık ve istismarcılık ile köşe dönmecilik sürecinin başladığı dönemdir. Burada helallık verecek veya alacak kimdir?

            Kurtuluşu, Kuruculuğu ve nihayet Çoğulculuğu sağlayan iradenin, kendi koşullarında sorgulanması haktır. Tarihi gerçekliklerin ortaya konulması için gereklidir. Elbet de tarihçilerin işidir.

           Tarihi bilmek; geçmişten ibret almaktır. Geçmişini blmek yaraların kaşınması, kinlerin bilenmesi mi demektir?

             Öyleyse Ermeni diasporanın halkların düşmanlığını bilemesi halklı mı görülecektir?

             Osmanlı İmparatorluğunu batıran sisteme ve ihya çabalarına hak mı verilecektir?

             Kurtuluşu ve kuruculuğu sabote eden isyanların bastırılması haksız mı görülecektir?

             Emperyalist işbirlikçiliği ve vatan hainliği sorumlu sayılmayacak mıdır?

            “Dindar-kindar nesil” ajitasyonu alkışlanacak mıdır?

             Geçmişi insafsızca istismar etmek, oy uğruna ajite etmek hakmı görülecektir?

             Ya da Hz. Peygamber gibi, bir mercimek bile miras bırakmadan, kendini bütün varlığıyla milletine adayanın karalanmasına hoşgörü mü istenecektir?..

             Devleti istismar edenler kim?

             Devlet adına halktan özür dileyecekler kim olmalı?

             Devlet mi hükümetler mi özür dileyip helallık istemelidir?

             Akşamdan sabaha köşe dönenlerin eksik olmadığı; kır şişeyi dön köşeyi diyen anlayışın geçerli olduğu, her yapılanın yana kar kaldığı koşullarda toplumsal barış gerçekleşir mi?

             Toplumsal barışın olabilmesi için haksızlıkların, adaletsizliklerin, zalimliklerin, talancılıkların, eşitsizliklerin üstü örtülmesine razı olmak, helallık vermek olamaz.

      ***

             Kuşkusuz helallık istemek, soyluluktur. Öz güven gerektirir. Sevgi dolu anne yüreği gibi bir yürek gerektirir. Kinden uzak olmak demektir. Dini, dili, rengi ve cinsi ne olursa olsun her insani içtenlikle kucaklayabilmek demektir.

      Sayın Kılıçdaroğlu’nun kişi olarak böylesi bir yüreğe ve anlayışa sahip olduğuna inanıyorum.

      Gerek devlet memurluğu ve gerekse siyasete atıldığı süreçte buna tanık olmuşum.

      Zaten siyasi hayatı süresince bütün kışkırtmalara, aşağılamalara, iftiralara rağmen gösterdiği sabırlı ve incitmeyen olmayı başarması; bunun ispatıdır.

      Ama zamanlama hatası da ortadır.

      Nitekim “helalleşelim” çağrısına, yirmi yıldan beri bu ülkeyi yönetenlerin aldığı tavır da görülüyor!

      Toplumsal barışın ancak adalet, eşitlik, hak ve vicdan özgürlüğü ile gerçekleşir. Böyle bir misyon sahibi olmayan, istismarlarla kazanç peşine düşen kimselerin umurunda olmayacağı da, maalesef, anlaşılmaktadır!

       CHP Genel Başkanı, 2014 yılında da buna benzer düşünce doğrultusunda bir adım atmıştı. Cumhurbaşkanlık için bir çatı adayı önermişti. Kendi örgütünde haklı bir kazan kaldırmaya yol açan “Ekmelettin” önerisinin çarpıtılıp istismar edileceğini düşünmüştüm. Fakat toplumsal uzlaşı ve dönüşümün de gereği olduğunu savunmuş; “çatı adayı” başlığıyla irdelemiştim.

       Örgütün tepkisi ve muhatapların saptırması konularında yanılmamıştım. Ama toplumsal uzlaşı ve dönüşüm için gerekliliği konusunda ise; sonraki süreçte haklı çıktım.

        Demiştim ki; “Kılıçdaroğlu partisinin tek başına cumhurbaşkanlık seçimini kazanamayacağını biliyor. Sağcı muhalefetin partisine yönelttiği din karşıtlığı söylemine en inandırıcı yanıt vermeye çalışıyor. Laik Cumhuriyet karşıtı bir babanın Mısır’da büyümüş oğlunu Cumhurbaşkanlığına aday göstermekle din istismarcılarına en güzel cevap vermiştir. Kuşkusuz babaların kusur ve suçlarından evlatlar sorumlu tutulamaz. Ayrıca İslam Konseyi Genel Sekreteri kimlikli birini seçmesi de; dış dünyaya verilen bir mesajdır. Bu atılımla 2015 genel seçimlerine hazırlanma planlılıyor…”

       Gerçekten bu öneri; dindarları istismar eden AKP ile milliyetçiliği oy malzemesi yapan MHP’nin gerçek yüzlerini ortaya çıkardı.

        Ve AKP, 2015 Haziran seçimlerini kaybetti. İktidarı vermemekte direndi. Oyalama ve terör olayları ardından gerçekleştirdiği 2015 Kasım’ında –hileyle- zevahiri kurtardı. 

        Fakat “Millet İttifakı” gibi bir uzlaşı koşulları ortaya çıktı.

        Yerel seçimlerle Büyükşehir Belediyeleri AKP’den alındı.

        İktidar partisi; patronaj otoriterliğine rağmen bölündü.

        Bu yakın geçmiş öngörüldüğünde; gardı düşmüş iktidara istismar konusu verdiği nedenle zamansız bulduğum “helalleşme” çağrısını; sonucunun olumlu olacağını; özgüvenden kaynaklandığını ve gerekli olduğunu görüyorum.  

         Sağduyulu ve evrimci kişiliği ile cesareti yüzünden de kutluyorum.                                                     

Yorumlar (0)
18
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Crystal Palace 13 16
12. Brentford 13 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Southampton 13 14
16. Watford 13 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Valencia 15 19
11. Osasuna 14 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 15 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7