AKP Reisi Tayyip Erdoğan’ın 2023’te yapılacak seçimde cumhurbaşkanlığına aday olmayabileceğini ilkin bu köşede dile getirmiştim. 13  Ağustos 2021 tarihli, “Bu Kadın CeHaPe’li Olsa İdi”  başlıklı yazımın bir bölümünü bu konuya ayırmış, şunları vurgulamıştım:

(…) Çürüme öyle yoğun ki bu dalga sarayı da köşkü de yok eder…

Zaten bazı sağlık sorunlarının olduğu her halinden anlaşılan AKP Lideri Erdoğan artık bu dalgayı karşılayacak enerjiden yoksun gözükmektedir. Bunu anlayan parti yöneticileri de cumhurbaşkanlığı sisteminin olumsuzluklarından da faydalanarak gitmeden önce köşeyi dönme mücadelesine girmiştir.

Önümüzdeki seçimlerde Erdoğan’ın hiçbir şansı yoktur ve belki aday bile olmayacaktır. Bunun karşılığında kendisine muhalefetten yargılanmama garantisi istemesi sürpriz olmaz.”

ÇEKİLMEK ZORUNDA KALACAK
Erdoğan şu an cumhurbaşkanlığı koltuğunda da oturuyor. Ve bu yeni sistemde o, Osmanlı padişahlarından bile fazla yetkiye sahip bulunuyor. Bu aşırı güç onu aşırı yanlışlar yapmaya yöneltti. İdeolojik olarak mezhepçi nefretten beslendiği için de ülkeyi din-mezhep üstünden kutuplaştırdı.

Partizanlar hızla zenginleşirken vatandaş yoksullaştı. Türkiye, ekonomide ilk yirmi içinde iken artık onun bile altına düştü.

Vatandaş, din-iman nutuklarına, vatan-millet kandırmacılarına aldırış etmiyor artık. AKP hızla oy kaybediyor. Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimine girmeyecek.

NİÇİN?
*Erdoğan’ın karşısına şu an Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş gibi bir aday çıksa, Erdoğan en az yüzde 15 fark yiyerek koltuktan düşecek. Öyleyse yitireceği bir seçime niçin girsin? Şimdiye kadar her seçimi kazanmakla övünen Erdoğan, bir seçimi yitirerek gitmek istemeyecektir. Böyle bir durum, onu psikolojik olarak çökertecektir. Diyelim ki aday gösterilse, Ekrem İmamoğlu karşısında ikinci kez yenilmeyi  kaldıramayacaktır…

*Erdoğan’ın sağlık durumunun bozulduğunu çıplak gözle bile görebiliyoruz.  Zaman zaman yürümekte bile zorlanan bir insanın, koskoca Türkiye’nin sayısız sorunlarıyla uğraşacak ve onu çözebilecek fiziksel gücü kalmamıştır. Bedensel sorunlar zihinsel ve psikolojik sorunlara yol açar ve kişiyi aktif yaşamın dışına atar. Erdoğan ve çevresi de bunun farkındadır.  O yüzden Erdoğan kaldıramayacağı bu büyük yükün altına giremeyecektir. Zaten 2023’te tarafsız doktorlarca sağlık kontrolü yapılırsa, cumhurbaşkanlığı görevini yürütemeyeceği de anlaşılacaktır.

*Seçimi yitireceği, iktidardan düşeceği artık belli olan Erdoğan, muhalefeti düşman ve hain göstererek kurtulamayacağını artık hesap etmeye başlamıştır. 19 yıllık AKP iktidarı, cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümete yöneltilmemiş ağır yolsuzluk, rüşvet, suiistimal, hukuksuzluk suçlamalarıyla karşı karşıyadır. Bu çok boyutlu ve ağır suçlamaların bir numaralı sorumlusu Erdoğan’dır. O yüzden kendisini bu suçlamalardan kurtarabilmek için muhalefetle el altından anlaşma yoluna gidebilir. Kendisinin ve ailesinin yargılanmaması şartıyla kenara çekilebilir.

*Çünkü, AKP Reisi Erdoğan’ın bütün dünyada kredibilitesi bitmiş gözükmektedir. Bırakın ABD’yi veya Avrupa Birliği’ni Çin ve Rusya da dahil hiçbir ülkeden siyasi yardım alacak durumda değildir. Üstüne üstlük ailesinin mal varlığı gibi bir konu da kenarda tutulmaktadır.

Bu durumda, Erdoğan’a muhalefetle uzlaşarak çekilmek kalıyor.

Bu nasıl olacak?

Halk bunu kabul eder mi?

2022 yılı bunların konuşulduğu bir dönem olacak…

“HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR!”
Kuran-ı Kerim’in Âl-i İmran Suresi’nin 185. Ayetinde aynen böyle diyor: “Herkes ölümü tadacaktır!”

Mezarlık kapılarında da böyle yazılar görürsünüz.

Ama çok sıkı Müslüman(!) AKP’lilerbu ayeti hiç sevmezler. Onlar ölmeyecekmiş gibi mal biriktirir, bir an önce daha çok zenginleşmeye bakarlar. Bu işte kullandıkları AKP Reisi Tayyip Erdoğan’ı da hiç ölmeyecekmiş gibi gösterirler. Ve hatta onu, “Allah’ın özellikleriyle donanmış!” göstererek kutsarlar, ölümsüzleştirirler.

Ama doğanın bizim dışımızda işleyen yasaları çalışır. Her canlı doğduğu gibi ölür de…

Bu canlı Tayyip Erdoğan olsa bile…

Bu düşünce Erdoğan’ın gücünden beslenen çıkarcıları dehşete düşürüyor.

Birileri sosyal medyada “Erdoğan Öldü!” diye iletiler yayınca önce Süleyman Soylu’nun işaretiyle olmalı, polisler harekete geçmişler. Sonra devreye yargı girmiş… Vay efendim, nasıl olur da Erdoğan öldü, derlermiş…

Derler arkadaş…

Bu ülkeyi 19 yıldır tek adam olarak yönetim kendisinden olmayanlara terörist diyecek kadar nefret saçan bir siyasetçiye böyle bir bakışla bakmak, hiç de garipsenemez.

Ne yani, Erdoğan ölmeyecek mi?

Ben ölmeyecek miyim?

Sizler ölmeyecek misiniz?

Öleceksiniz…

Öbür dünyaya da çaldıklarınız boğazınıza bağlanmış olarak gideceksiniz.

Gösteriş için kıldığınız namazlar ayaklarınızda pranga olacak…

Size önerim, ölümden söz edenleri kahretmeye kalkışmak yerine inandığınız Allah’tan bir an önce af dilemenizdir.

Artık kabul edin: Her canlı gibi AKP’liler de ölümü tadacaktır.