En başta AHLAK…

Ne bir kurum,
Ne bir kuruluş kaldı…
Ne sağlık,
Ne eğitim,
Ne ekonomi kaldı…

Hele de BAĞIMSIZLIK…

Ne sınır güvenliği,
Ne VATAN kaldı…
VATANI kalmayanın,
Ne namusu,
Ne inancı,
Ne duruşu,
Ne de felsefesi kalır!…

Gün geçmiyor ki,
Kokuşmuşluk ve çürümüşlük haberlerinden geri kalalım…

Kızılay soyuldu…
Yeşilay başkanı “uyuşturucu“ ile yakalandı…
Üniversiteler,
Sahte profesörlere…
Ordu ve okullar,
Cemaat ve tarikat beslemelerine kaldı…

Şeyhten emir alan,
Devletten emir almaz…
Sonuca giderken,
Ne devlet,
Ne millet kaldı…

*
Peki ya HALK?

Yine sonuca giderken…

Çocuklarını sevmiyor,
Torunlarını sevmiyor,
Geleceklerini aklının ucundan dahi geçirmiyor…

Laikliği sevmiyor,
Bilimi sevmiyor,
Sanatı sevmiyor,
İyiyi sevmiyor iyiyi…
Aydınlık geleceği umursamıyor bile …

Cumhuriyetin kaymağını yiyenlerin tuzu kuru…
Bana değmeyen yılan bin yaşasın modunda,
Sırça köşklerinde yaşamaya devam ederken,
Gerekirse yurtdışı mekanları onları bekliyor…

Sahipsizler,
Sızlanıp kıvranıyor,
Kurtarıcı bekliyor…

BOP projesinin pençesinde,
Din sosuyla uyuşturulup uyuyanlar ise,
Şeriat sistemiyle uyanmayı bekliyor…

*
Çürüyen TÜRKİYE…

Tarihe inanılmaz NOT düşmek üzere!

Cumhuriyetten,
Padişahlığa giden DEVLET…

Uygarlıktan,
Gericiliğe yürüyen MİLLET…

*
Yazık oldu,
Kurtuluş Savaşı'nda kan döküp vatan-millet oluşturanlara…

Yazık oldu,
Asrın lideri ATATÜRK’ün medeni devrimlerine…