Ekonomi - Toplum - Doğa I Hakan Yurdanur yazdı...

Ekonomi - toplum - doğa dizilişi kriz üretici bir makine gibidir. Kapitalizmin hareket yasalarında bu krizleri sıkça görmek mümkün...

Toplumsal Kürsü 31.03.2021, 14:37
Ekonomi - Toplum - Doğa I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Maliyet ile menfaatin el ele dolaştığı bir dönemin içindeyiz. Ekonominin egemenliği toplum ve doğayı sömürü altına almakta. Bu işgal beraberinde şiddeti tırmandırmakta.

Kapitalizmin boyutlarını incelerken şunları söylemiştik: Egemen sermaye birikim modeli hem dikey (ekonomik) hem yatay (ekolojik) hem de derinlik (toplumsal) sınırlarına dayandı. Bu sınırları aşmak için yaptığı her yüklenme aşınmayı derinleştiriyor. Kâr oranlarının düşüşünü engellemek için çözüm üretemiyor. Yaşanan krizlerin toplamı anlamına gelen çöküş kendisini büyük harflerle tanımlıyor.

Bugün sistemin işleyişi ekonomiden topluma, toplumdan da doğaya doğru. Bu işgalci sistematikte paralılaştırma mekanizması yürürlükte. Doğayı metalaştırma ona fiyat biçmeyle el ele ilerliyor. Fiyatın yüksek ya da düşük olmasının getirdiği ayrım, zihinlerde değerli - değersiz farklılaşmasını tetikliyor.

İşgalin yansımaları bunlarla da sınırlı değil. Bugün ekonomiyi insan üstü, yüce, kutsal bir mertebeyle taçlandırma söz konusu. Sanki döviz, faiz, enflasyon, büyüme, iç / dış ticaret ve nihayet piyasa insan müdahalesi dışında insana rağmen insandan bağımsız işliyormuş algısı yaratılmakta. Oysa piyasanın “görünmez eli” denilen en nihayetinde insana ait bir organın gizlenmeye çalışılması değil midir?

Ekonomi - toplum - doğa dizilişinin ikinci sırasında yer alan toplum; insana uzak, yabancılaşmış, ekonomik yoksulluğun politik sefaletle, I olojik açmazların kültürel yıkımlarla örüldüğü bir döngünün içinde. Üretim ve tüketim arasındaki bağın kopması düşünce ile eylem arasındaki mesafeyide arttırmakta.

Dizilişin son sırasında yer alan doğa; önce ekonominin sonra toplumun altında, aciz, onlara biat eden, korunmasız, çaresiz bir yapıya sokulmak isteniyor. Sonsuz hizmetkar rolüne bürünmesi emrediliyor. Doğanın doğaya yabancılaşması bu rolün önemli bir parçası olsa gerek.

Ekonomi - toplum - doğa dizilişi kriz üretici bir makine gibidir. Kapitalizmin hareket yasalarında bu krizleri sıkça görmek mümkün. Ekonominin yarattığı finansal krizleri toplumun sosyo politik krizleri onu da doğanın iklim / gıda / çevre krizleri izlemekte.

Aslında yukarıda bahsettiğimiz dizilişin tam tersinin olması gerekiyor. Yani doga - toplum - ekonomi. Bu diziliş insanın, toplumun ve doğanın özgürleşme anahtarını üzerinde taşıyor. Doğanın en başta olması demek kullanım değerli bir sistemin hayata geçmesi demektir. Başka türlü söylersek bu diziliş kullanıcısına yarar sağlamaktadır. Ekonomi - toplum - doğa dizilişi ise değişim değeri taşımakta. Yani satıcısına yarar sağlamakta. Özetle; kullanım değeri insani, değişim değeri ticaridir diyebiliriz.

Kapitalizm doğaya rağmen onun üzerinde ve içinde hayat bulmuş bir üretim tarzı. Bugün de böyle. İlk ortaya çıkışından sanayi devrimine kadar ki zamanda (1600 - 1850) doğaya tabi, onu zorlayan bir yapıda. Sanayi devriminden neoliberalizmin başlangıcına kadar ki süreçte (1850 - 1980) zorlama yerini kontrole ve kontrolünde işgale evrildiği bir aşama gerçekleşmekte. Neoliberalizmden günümüze (1980 - ...) işgalin tam zamanlı sömürüye dönüşümü meydana gelmekte.

Toplum ve doğa arasında dışsal bir ekonomi (ayrık bir üretim tarzı) yok. Toplumsal olanla doğal olan iç içe. Örneğin; arpanın üretiminin ne kadarı doğaya ne kadarı topluma ait? Net cevap vermek zor. Fakat günümüzde bu iç içe geçmeler araya giren ekonomi yüzünden bozulmakta. İşte bu da biraz önce sözünü ettiğim insan / doğa yabancılaşmasını yaratmakta.

Doğa - toplum - ekonomi dizilişi bize aslında şunu anlatmakta: Ekonomi toplumun içinde onun özünde (ona içkin) yapılanmış durumda olmalıdır. Toplum ekonomiye değil, ekonomi topluma tabidir. Ekonomi yöneten değil, kullanım değerini gerçekleştiren bir nevi yönetilendir. Doğa [toplum (ekonomi)] şeması sanırım durumu daha net görmemizi sağlayacaktır.

Günümüzde yaşananları şu güzel söz çok iyi anlatmakta “kirli sistem kirli doğanında yaratıcısıdır.”

banner286
Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31