Özele teslim edilen eğitim nereye teslim?

Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Ali Rıza Aydın, İyi Parti'nin programındaki “Özel okulların müfredat geliştirmede önleri açılacak” ibaresinin geçtiği maddeyi gazetemize değerlendirdi.

Toplumsal Kürsü 18.04.2022, 17:01 18.04.2022, 17:16
Özele teslim edilen eğitim nereye teslim?
Ali Rıza Aydın 

Siyasi partilerin programları genellikle okunmaz ya da yüzeysel bakılır. Kurulu 123 siyasi parti olmasının durumu zorlaştırdığı düşüncesi de bu genel ilgisizliğin gerekçesi için yetersiz kalır. Okuma bir yana, analiz yapılarak, sınıfsallıkla değerlendirmeyse düşük orandadır. Kimi temel konulara bakış o siyasi partinin ideolojik, siyasal, sosyal ve ekonomik durumunu da verir. Eğitim bu konulardan biri. 

Örneğin İyi Parti Programına bakıldığında eğitimden hareketle genel bir değerlendirmeye ulaşmak olası. Eğitime geçiştirilmeden yer verilmiş ama ana eksen de “özel eğitim” yer alıyor ki programın genelinde de piyasa, özel sektör, özelleştirme ağırlıklı. Özel öğretim kurumlarının özel önemle esas alınması, devletçe yapılan eğitimin tali olmaya itilmesi; “Özel Öğretim Kurumlarının uyguladığı ve başarısı kanıtlanmış eğitim programlarının, pilot okullarla başlayarak yeterli altyapıya sahip devlet okullarında da uygulanması sağlanacaktır” sözcükleriyle gayet net anlatılıyor. Ayrıca devletten özele yayılan “müfredat” konusunun da özele aktarılması, özelden yayılması söz konusu. Bu durum, “Özel okulların müfredat geliştirmede önleri açılacak ve eğitim kalitesi açısından daha rekabetçi yaklaşımları desteklenecektir” denilerek ihmal edilmemiş.

Burada, programda da dikkati çeken yaklaşımla “özel”i kısaca açmak gerekiyor. Birincisi, devletin, kamunun olmayan, sermayeyi, piyasayı esas alan özel kastediliyor; buna paralı eğitim de diyoruz. Kâr amacı gütmeme gibi mütevazilikler piyasadan kurtuluş olmaz. Özel eğitimin devlete değil, devletin özele uyarlanması, sömürücü düzenin eğitim politikaları yanında iki önemli konuyu daha devreye sokuyor: dinsellik ve milliyetçilik ki her iki konu da toplumculuğun ayrımcı, kapitalizmin de uyumlaştırıcı unsurları…

Meslek liselerine önem verilen programda İmam Hatip Liselerine bu kapsamda özel önem verilirken,  laiklik ne program bütününde ne de eğitimde yer alıyor. Eğitimle koşut kültürde de tasavvuf, “Türk İslam dini algısı”nın “estetik kültürel dili olarak” kabul ediliyor. Bu aynı zamanda eğitimin de dili ve özü olacak gözüküyor. Din hizmetlerinde de ana başlık İslam. Çocukların eğitiminde “İslam’ın güzel ahlak anlayışı ile sevgi, şefkat ve merhamet tarafının öne çıkarılması, dini konulardaki yayınların gerçek İslam’a uygun ve şiddet/terörden uzak olması, dini alanda toplumdaki farklı meşrep ve anlayışlara ayrımcılık yapılmaması” esası önemle vurgulanıyor. Azınlıklar geçiştiriliyor; bunun dışında başka dinler ya da inanmayanlar devrede yok. Yani cumhuriyet dedikleri, içinde “laiklik” niteliği olmayan bir cumhuriyet. AKP’nin de benimsediği, neoliberal dönemin din özgürlüğü, İslam dini özgürlüğü olarak yerini alıyor.

“Türk İslam dini”ni esas alan eğitimin bilimselliği biçimselde kalırken, hatta bilimsellik dinselliğe teslim edilirken, bir başka alana da daha geniş yol açılıyor: Sermayeyle içli dışlı tarikat ve cemaatler eğitimle de içli dışlı olacak. Buna “medrese düzeninin” çağa uyarlanmış hali diyebiliriz ki yakın örneğini parlamentodan bir ret oyu dahi almadan geçen “diyanet akademisi”nde gördük. 

Anayasanın koruması altına olan “Eğitim Birliği” Kanununu, laik hukuk devletini ve cumhuriyetin laiklik ilkesin devre dışı bırakmasıyla birlikte, özünde sermayenin kendi aklına uygun genç beyinleri seçip alacağı, geride kalan çoğunluğun yani emekçi halkın genç beyinleriniyse “Türk İslam” anlayışıyla düzenle uyumlaştıracağı bir eğitim açık seçik yer alıyor programda. Millet İttifakını “mevcudu yıkma” ve “güçlü parlamenter rejimi getirme” başlıklarıyla okuyup önemseyenlere, asıl önemsemesi gerekenlerin neler olduğunu unutturan program, emekçi halkın sömürüye karşı gerçek mücadelesini ve sınıfsallığı da perdesinin arkasına saklama peşinde. 


*Bu yazı, Toplumsal gazetesinin 32'inci sayısında yayımlanmıştır. 

Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31