Fizyo-politik kontrol I Hakan Yurdanur yazdı...

Salgının "vatandaşın ortak suçu" olduğu her gün saatlerce anlatılıyor. Oysa kapitalizmin hapşırması toplumun Covid-19'a yakalanmasına yetiyor...

Toplumsal Kürsü 27.11.2020, 16:07 27.11.2020, 18:07
Fizyo-politik kontrol I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Hakan Yurdanur yazılarıAlaycı bir reddedişi, neşeli bir öfkenin izlediği günleri yaşıyoruz. Çatırdama sesleri ardı ardına geliyor. Suya düşmüş hayalleri, gerçekleşemeyen beklentiler boğuyor. Sağlam kafanın sağlam olmayan vücutta yaşadığı dönemlerden geçiyoruz. Bu geçişten sağ salim çıkabilmek için yeni bir paradigmaya dolayısıyla yeni bir gramere ihtiyacımız var. 

Yeni paradigmanın grameri ile bir araya gelmiş birçok -ben- , -biz- olmaya hazırlanıyor. Gelin toplumsal ve bedensel sağlık üzerinden -bizlere- dayatılan bu süreci yeni okuma biçimiyle yorumlayalım.

Malum 'Covid-19' sürecindeyiz. Bu süreç bir dizi önlemide beraberinde sunuyor. Menüdeki birinci madde pandemi ile tekrar üst sıradaki yerini alan -bedensel memurlaştırma- dır! Böylece bireyin sağlığı iktidarın sağlığı üzerinden formüle edilmeye çalışılmaktadır. 

Toplum bir bedene, beden de hastalığı muayene edilip iyileştirilecek nesneye dönüştürülmekte. Muayene ve tedavi sonunda da -bedenin- sağlığına kavuşması emredilmekte.

Sağlıklı olmanın ön koşulu ise -temiz- olmak. Eğer bir şey önüne ek alıyorsa, mutlaka ardında bir şeyler gizleniyordur. "Temiz eller" , "Temiz toplum" , "Temiz doğa" gibi. 

Temizlik, bedensel hakimiyetin daha doğrusu bedenlere indirgenmiş bir mutlak hakimiyetin göstergesidir. Aslında temizlik üzerinden sunulan bireyin kendisine karşı ödevleri, vatandaş olarak da devletine karşı görevlerini eksiksiz yapması gerektiğidir. Birey olarak bedenine, vatandaş olarak devletine karşı borçludur ve bu borcu temizlemelidir!

Beden ve ruh hijyeni en temel ahlâki sorumluluk mertebesine yükseltiliyor. Bireyin temizliğinin "imandan" gelmesi, o imanın sonsuz kudrette olması dolayısıyla iktidarın ve taşıyıcısı olduğu kapitalist sistemin sonsuza dek süreceği müjdeleniyor!

Unutmamak gerekir ki; sadece bireyler değil iktidarlar da taşıyıcıdır. Dolayısı ile neoliberalizmin taşıyıcısı olan hükümetler, Covid-19 taşıyıcısı bireyler yarattığında buna şaşırmamak gerekli.

Salgından korunmanın yolu bireysel çözümlere bırakılmış durumda. Küçükleri gözlerinden, büyükleri ellerinden öptüren anlayış, şimdilerde sakın bunu yapmayın diyor. Bu aslında; yönetememenin getirdiği çivisi çıkarılmış dünyayı anlatmakta.

Suçu elini yıkamayan -pis- bireyler üzerine atmak, kapitalizmin pisliğini ne yazık ki örtmüyor. 

Pisliğini örtmek için çırpınan sistem kendi benzerlerini üretmeye çabalıyor. Yapamayıncada kendisine benzetmek adına , karşısındaki vatandaşını bir güzel - benzetiyor-.

Bu zorlu bir "gönüllü kulluk" sürecidir. "Zor"un bu inşası sonucu, sesi kısılan vatandaşın sözüde yükselemiyor. 

Sesin kısılıp sözün yükseltilmediği bu döneme 'Covid-19' tedbirlerinide eklediğimizde; ezilen, sömürülen, yok edilmek istenen - büyük insanlığın - üzerindeki en etkili yöntem "öldürerek tedavi" etme biçimini almaktadır.

Bu ilginç tedavi yöntemi ile gizlenen ve söylenmeyen rakamların arkasında; vakâ sayısından fazla işsiz sayısı, taşıyıcı insan sayısından fazla aç ve yoksul insan sayısı bulunmaktadır.

Toplumun rehin alınma süreci, karakollaşmanın tüm dünyayı kapsamasıyla el ele yürümektedir. Hayatı bir "barometreye" dönüştürme çabası, vatandaşın ateşini ölçerken, iklim krizi ve ekolojik yıkımın getirdiği -doğanın ısınmasını- önemsememektedir. Biliyoruz ki, toplumsal ısının artması doğanın ısınmasından ayrı düşünülemez.

Salgının "vatandaşın ortak suçu" olduğu, dolayısıyla sistemin bundan muaf tutulması gerektiği her gün saatlerce anlatılıyor. Suçlunun suçunu bilmesi evinden çıkmaması gerektiği ezberletiliyor. 

Evde kalmanın getirdiği baskı bedenin ve aklın her parçasına işlemekte, otomatik alışkanlıklara dönüşmüş performanslar sergiletmektedir. 

Tehdit ve tehlike artık evimize, odalarımıza, hatta evde birlikte yaşadığımız "ötekine" bulaşmıştır. 

Bu alarm durumu bedenin "FİZYO - POLİTİK" olarak "DENETİM" altına alınma sürecidir. 

Böylece bir zincir oluşturulur. Önce birey sonra yaşadığı oda, ev, mahalle ve en sonundada toplum "bağışıklık" kazanmalıdır. Toplumun bağışıklığından istenen aslında " bağımlılıktır". 

Temizlik - maske - mesafe üçgeni üzerinden kurulan kontrol mekanizması, düzenin devamını sağlayan "itaat 'in" önemli ritüelleridir. 

Temizlik üzerinden -bedenimize-, maske ile karşımızdaki -ötekine-, mesafe ile de -sosyal ve sınıfsal konumumuza- yabancılaşmamız örgütlenmeye çalışılır. Tekrar hatırlatmak gerekir ise: "corona tedbirleri organik değil, mekanik örgütlenme ağıdır."

Neoliberal sistemde istek ve amaçlar vazgeçilmez ihtiyaçlar olarak sunulmakta. Böylece ihtiyaç ve üretim arasındaki gerçeklik payı giderek koparılmakta. İhtiyaç, planlanabilir bir şey olmaktan çıkarılıp hissedilebilir bir şeye dönüştürülüyor. 

Bu hissedilebilirliğin disiplin altına alınması içinde sadakat ve korku mekanizmasının üretim kurumları devreye girmekte: hapisane, hastane, tımarhane, AVM ve depremle yerle bir olan daire...

Hayatın eve sığma mantığı yukarıda sözünü ettiğim, disiplin - sadakat - korku üçgeninin içine hapsolmuş, depremle kolayca yıkılan dairelerde hayat bulmaktadır.

Kapitalizmin hapşırması toplumun Covid-19'a yakalanmasına yetiyor. Temizlik - maske - mesafe üçlüsüne yakından bir kez daha bakalım.

TEMİZ kapitalizm yoktur. Yüzüne her gün değişik MASKELER takan vahşi bir sistem mevcuttur. Öyleyse en kısa zamanda kapitalizm ile toplum ve doğa arasına MESAFE koymalıyız. Mesafenin sonu çöküşü müjdeleyecektir.

Yorumlar (0)
banner196
12
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 29 57
4. Altay 29 53
5. Altınordu 30 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü