banner230

banner229

16.04.2021, 14:36

İktidarda darbe paranoyası gerçekten var mı?

4 Nisan gecesi yayınlanan 104 emekli amiralin Montrö içerikli açıklaması (tam da beklenildiği gibi) iktidar ve bağımlı medyası tarafından “darbe” çağrışımları ile birlikte sunuldu. Sekiz gün gereksiz uzun gözaltılar sonrası mahkemeye sevk edilen tüm emekli amirallerin salıverilmesi, darbe çağırısı iddialarının hukuki ciddiyetle pek bağdaşmadığını da göstermiş oldu.

Olayın üzerinden günler geçince gerçekler daha çok açığa çıkmaya başladı. Kamuoyuna sunulan mektubun önceden Cumhurbaşkanlığına yakın birisine, ayrıca yandaş bir medya kanalına ve bir bakana sızdırıldığı öğrenildi. Yani özetle, işin ardında yine kontrollü bir kriz yaratma niyeti olduğu gerçeği kendini ele verdi diyebiliriz.

Hatırlayalım, haber yandaş medyada önce “15 Temmuz’a 103 gün kala 103 Emekli Amiralin darbe muhtırası” başlığıyla verildi. Mektuptaki imza sayısının aslında 104 olduğu görüldüğü halde hala bu uyduruk çağrışımı vermeye devam eden medya mecraları oldu. Devletin kanalı trthaber.com internet sitesindeki haberinde “İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un 104 emekli amiralin, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümüne 104 gün kala bildiri yayımladığına dikkat çekti” değerlendirmesini yaptı.

Zorlama komplo teorisine zorlama ek anlamlar yükleme çabasındaki bu arsızlıktan hiç de mahcubiyet duymadılar. Aslında bu imzacı sayısı ve 15 Temmuz’a kalan gün hesabında baştan çok ciddi bir maddi hata içindeydiler. Şöyle ki; mektubun yayınlandığı 4 Nisan gecesinden 15 Temmuz gününe ne 103, ne de 104 gün, sadece 101 gün vardı. İnanmıyorsanız birlikte hesaplayabiliriz. Nisan ayından 26 gün, Mayıs’tan 31 gün, Haziran’dan 30 gün, Temmuz’dan 14 gün: toplamda 101 geçtikten sonra 15 Temmuz günü geliyor. Hiç alakası olmadığı bilindiği halde, bu vatansever emekli askerleri 15 Temmuz ve Fetö’ye zorla bağlayacağız diye, içine düştükleri bu utanç verici durum adına hiç pişmanlık ve özür beyanları da olmadı.

Temel Yaklaşım; “Buradan Nasıl Bir Siyasal Fayda Sağlarız”
Yapay bir krize dönüştürülme potansiyeli bulunan her olayda “bu gelişmeden Cumhur ittifakı bekasına nasıl fayda sağlarız” diye düşünüyorlar. Bu tür taktikler geliştirmede uzmanlaşmış olan Erdoğan ve siyasal iletişim ekibi, bu gelişmede de aynı yolu denediler. Bir bölümü iktidara özellikle dış politikada doğrudan geniş destek vermiş olan emekli amirallere fazla yüklenmenin siyasal getirisi olamayacağını düşündüler muhtemelen. Bu sebeple asıl önemli siyasal riski, yani ana muhalefet CHP’yi hedefe koyarak siyasal fayda elde etme yolunu seçtiler.

Ülkede yaşanan her türlü olumsuzluğu muhalefete, özellikle CHP’ye bağlayarak, her krizden bir fayda devşirmeye gayret ediyorlar. Çünkü erken veya zamanında yapılacak ilk seçimlerde muhalefetin CHP etrafında olası birleşmesi ile yaşanacak iktidar kaybını şimdiden önlemeye çalışıyorlar. Muhalefetin asla ortak bir güç olarak bir araya gelememesi için HDP ardından CHP’nin de şeytanlaştırılmasını, siyasetlerinin temeline koydukları görülüyor.

Bu son olayda da zoraki suç yaratma çabalarında ana dayanak, emekli amirallerin açıklamasının merkezinde CHP olduğu iddialarıydı. İktidar medyası manşetlerinden ilk gece darbe imalı bildiri imzalayan emekli amirallerden 4'ü CHP üyesi çıktı” manşetleri geçildi. Emekli amiraller ve CHP üyesi olan yakınlarının isim listeleri (açıktan suç işlenerek) aynı gece yayınlandı.

Milli İrade Karşıtı Hainler!” Bakın Neler Yapmışlar
Daha önceleri de eski asker veya sivil siyaset kaynaklı bazı sözler aynı formatta ele alınıp, “darbe kışkırtıcılığı, demokrasi karşıtlığı” vb gerekçelerle uzun süre kamuoyunda tartıştırılmıştı. Son bir yıl içinde gündeme sokulan benzer konuları kısaca anımsatmakta yarar görüyorum.

29 Nisan 2020: CHP’li Özgür Özel Ensar Vakfı Yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Yaramış'ın Türk Tarih Kurumu başkanlığına atanmasını eleştirirken "Saray rejiminin sonu geliyor. O son, Atatürk'ün kemiklerini sızlatacak bütün bu liyakatsiz atamaların sonunu getirecek" dedi. Derhal “CHP darbe çığırtkanlığı yapıyor, bunlar zaten halkın iradesine karşılar” denildi, adli soruşturma başlatıldı.

30 Nisan 2020: CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu "önümüzdeki seçimde bir erken seçimle veya başka bir şekilde, iktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum" dedi. “Muhalefet iktidarı ve rejimi darbe ile değiştirme planları yapıyor” dediler, derhal adli soruşturmalar başlatıldı.

(Dikkat edin, o günden sonra olası iktidar değişikliği dile getirilirken; “…ama bu değişim demokratik seçimlerle olacak” gibi gereksiz bir yan cümle eklenmeden konuşulamaz oldu.)

05 Mayıs 2020: Yazar Ragıp Zarakolu bir yazısında “RTE’de bir Menderes travması vardı” demesi de iktidar çevrelerinde 'darbe çığırtkanlığı' olarak yorumlandı. Derhal suç duyurusunda bulunuldu.

10 Aralık 2020: CHP vekil Ali Mahir Başarır Tank Palet Fabrikası ile ilgili “Cumhuriyet tarihinde ilk kez devletin ordusu Katar’a satılmış” dedi. Savcılık derhal soruşturma başlattı.

30 Aralık 2020: CHP'li Fikri Sağlar "Ben yargılandığım zaman, türbanlı bir hâkimin karşısına gittiğimde benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var. Nitekim de başıma da geldi" dedi. Derhal “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçlamasıyla adli soruşturma başlatıldı.

3 Ocak 2020: Gazeteci Can Ataklı "Darbe ihtimalini en az görenlerdenim. Darbe, hem de bugünün koşullarında darbe yapabilecek kabiliyet yok" dedi. Adli soruşturmalar başlatıldı.

4 Ocak 2021: Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ bir röportajında, "Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi" dedi. Başbuğ hakkında "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla soruşturmalar başlatıldı.

6 Ocak 2021: İletişim Başkanı Fahrettin Altun “Darbe özlemi içerisinde olanların bu eşgüdümlü söylemleri hiç sürpriz değil.” dedi. Fikri Sağlar, İlker Başbuğ ve Can Ataklı hakkında 81 il ve 979 ilçe AKP teşkilatlarının ayrı ayrı suç duyurusunda bulunma kararı açıklandı.

4 Mayıs 2021: Erdoğan yukarıdaki tüm gelişmeleri birlikte değerlendirdiği konuşmasında muhalefeti faşist ve cuntacı olmakla suçladı. “Milli iradenin üstünlüğünü, demokrasiyi, hakkı, hukuku, adaleti, sandığı hazmedemeyen bu faşist zihniyet hala vesayet, darbe, cunta özlemiyle yanıp tutuşuyor. Demokratik yöntemlerle iktidara gelmek yerine, darbeyle ülkenin yönetimini gasp etme hevesiyle hareket ediyorlar” dedi.

Darbe Paranoyaları Gerçekten Var mı?
Son emekli amiraller açıklamasından sonra iktidarın sert tutumuna karşı medyada “AKP neden bu kadar hassas, bu darbe paranoyası neden kaynaklanıyor?” gibi sorular tartışılıyor. Bu tür yaklaşımlardaki temel varsayım, AKP iktidarının kendisine yönelik bir darbe paranoyası içinde olduğu yönünde. Bu sebeple içinde “iktidarın düşürülmesi, rejim değişimi ve askerler” gibi kavramlar geçen konularda iktidarın aşırı hassasiyet içinde olduğu söyleniyor.

Bana göre; iktidarın sebepsiz paranoya içinde olduğu türünden yaklaşımlar, gerçeği bütünlük içinde görememekten kaynaklı sığ değerlendirmelerdir. İktidarın darbe beklentisi, korku veya paranoyaları asla yok. Ellerindeki iktidar gücünü muhalefetin antidemokratik yöntemlerle ele geçirmesi gibi bir riskin bulunmadığını hepimizden iyi biliyorlar. Asker ve polis tüm güvenlik bürokrasisini, tüm devlet organlarını, yasama, yürütme ve yargı erklerini tamamen ellerinde tutmanın verdiği sağlam bir özgüvenleri var.

Ancak başka bir korkuları var (ki bunda da haksız değiller). Bu korku; kendilerine darbe yapılması olasılığından değil, iktidarın demokratik seçimler yoluyla el değiştirmesi riskinden kaynaklanmaktadır. Baskıcı ve antidemokratik tüm yöntemlere, eşit ve adil olmayan seçimlere rağmen iktidarın elden gitme riski iktidarı çok korkutuyor.

Bu yüzden, iktidarlarının mukadder gidişi ile “darbe girişimi” kavramları arasında zihinlerde bir eş anlam ilişkisi yaratmaya çalışıyorlar. Cumhur ittifakının iktidarı kaybının (zihinsel süreçlerde) bir darbe ile eş anlamlı algılanmasının altyapısını hazırlıyor gibiler. Ayrıca, ortada her an bir darbe olasılığı ve riski varmış gibi yapıp, siyasal tabanlarının buna inanmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Bu Çabalar İktidara Ne Ölçüde Yarar sağlar?
İktidar kendi yarattığı “darbe” söylentilerinden elbette bazı siyasal yararlar umuyor:

* Olmayan riskleri varmış gibi göstererek tabanda yaratılan korku ile, açıkça görülen dağılmayı tekrar bir kenetlenmeye dönüştürmeye çabalıyorlar.

* Muhalefeti şeytanlaştırarak köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Aslında siyasal avantajı ele geçirmiş olan muhalefet bu taktikler sonrası savunma pozisyonuna geçerek bir ölçüde bu tuzağa düşmekten kurtulamamış oluyor.

* Bu hamleleriyle, son kalıntılarını elleriyle yok ettikleri demokrasinin savunucusu payesini kapmaya çalışıyorlar. İyice daralttıkları meşru siyaset alanında kendilerinin aslında ne kadar demokrat olduklarını göstermek istiyorlar!

Kendi uydurdukları bu tür temelsiz iddiaların halkta karşılık bulamayacağını düşünüyor olabilirsiniz, ama durum maalesef pek öyle değil. Akla ziyan safsatalara inanan (hiç de azımsanamayacak oranda) seçmen kitlesi var ülkede! Onlar için kararsız seçmen tabanının bir kısmının aklını kurcalayan ve muhalefete yaklaşmalarını zorlaştıran her siyasal iletişim manevrası amacına ulaşmış sayılıyor.

Yorumlar (1)
Muhsin Salman 3 hafta önce
Mağduriyetin meyvesini yiyenler şimdilerde de korkunun meyvelerini toplamak istiyorlar....
21
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30