1 Mart'ta Etimesgut'ta belediye başkanı seçilerek, ilçenin ilk CHP'li belediye başkanı olan Erdal Beşikçioğlu ANKA Haber Ajansına konuştu. Beşikçioğlu, "Neden siyaset dedim. Eylemsiz olmak çok istemedim artık. Oyumuzu verdiğimiz zaman “neden olmuyor kardeşimi” kendime devamlı sorup kendimi helak etmek istemedim. Halk beni ailelerinden biri olarak gördü. Seçimi ben değil, Etimesgut halkı kazandı. Çok eleştiri geldi. Part time belediyecilik mi yapılacak. Öyle bir şey yok. Sanatı bırakmadım hobi olarak sanatım devam edecektir" dedi. Erdal Beşikçioğlu, Behzat Ç.'yi Etimesgut halkıyla birlikte çekmek istediğini de söyledi.

Etimesgut'ta büyük bir zaferle belediye başkanı seçilen Erdal Beşikçioğlu, seçim sürecini ve projelerini  anlattı. 

“VATANDAŞLARLA MAHALLENİZİN İHTİYAÇLARI DOĞRULTUSUNDA KONUŞTUĞUNUZ ZAMAN ORTAK BİR AMAÇ BELİRLİYORSUNUZ”

- AKP'yi kalesinden nasıl yıktınız?

Bize görev verildiği ilk günden itibaren biz kendimizi sahaya attık. Önce muhtarlarımızı tanıdık, muhtarlarımızla beraber mahallemizin ihtiyaçları, bu ihtiyaçlar doğrultusunda da tek tek vatandaşlarımızla sohbet ettik. Dertlerini dinledik, güldük, gülüştük ve onların kalbini kazanmaya çalıştık. Önce beni tanımaları gerekiyordu. Benim onları tanımam gerekiyordu. Ve bu tanış süreci çok keyifli ve birbirimizi anlayarak geçti. Sanırım o konuda da inandırıcı davrandım biraz. Hangi tandansa ait olursa olsun düşünceleriniz biz iktidara yani belediye başkanlığı makamına geldiğimiz zaman halk tarafından takdir görüp bu bağlamda da hiçbir şekilde ayrım yapılmayacağını, şeffaf, sürdürülebilir bir belediyeciliğin olması gerektiğini çok net bir şekilde anlattığımızı düşünüyorum. Tabii siz vatandaşlarla mahallenizin ihtiyaçları doğrultusunda konuştuğunuz zaman ortak bir amaç belirliyorsunuz. Ve bu ortak amaçta sanırım Etimesgut ilçemizdeki halkımız tarafından benimsendi ki takdirlerini bizden yana kullandılar.

"BU SEÇİMİN KAZANANI VATANDAŞLARIMIZ OLDU"

- Seçimi Behzat mı kazandı, Erdal mı? 

Etimesgut halkı oldu. Siz istediğinizi gibi yorumlayabilirsiniz bunu. Hani bazen Behzat diyebilirsiniz, bazen Vali diyebilirsiniz, bazen Erdal diyebilirsiniz ama emin olun bu seçimin kazananı vatandaşlarımız oldu. Böyle bir güç ben son 30 yıldır görmedim açıkçası.

- Vatandaş size nasıl yaklaştı?

"BELEDİYE BAŞKANLIĞI TİTRİ BİRAZ DAHA İKİNCİ PLANDA KALDI DAHA ÇOK BENİ BİR AĞABEY GİBİ BENİMSEDİLER"

Şimdi yıllarca siz evlerine girmişsiniz bu ailelerin, ailesinden birisi gibi olmuşsunuz, bir ferdi gibi olmuşsunuz ama sadece sizi televizyonlarda görmüşler. Sahada görmemişler. Sahada gördükleri zamanda ailesinden biri, eşi, dostu, yakını gibi görerek geldiler. Yani başındaki o titr var ya belediye başkanlığı titri. O biraz daha ikinci planda kaldı daha çok bir ağabey gibi benimsediler. Bence zaten bir belediye başkanında olması gereken yapı bu bence. Zaman zaman bir ağabey, zaman zaman bir kardeş, zaman zaman bir oğul, zaman zaman bir amca bunların hepsini yapabilecek duygusal derinliğe sahip olmak gerekiyor. Bu bağlamda halkımızla ilişkilerimiz fevkalade mükemmeldi.

- İcraatlarınız neler?

“HER BİR MAHALLEDE EMEKLİ TİYATROSU KURACAĞIZ”

Çok iş var. Bizim öyle mega mega projelerimiz yok. Ekonomik şartlar altında şu andaki konjonktüre göre de bunları değerlendirmek çok inandırıcı olmazdı afaki olurdu. Bu seçim sürecinde projelerim konusunda insanlar ‘bir tane bile projesi yok’, ama ‘oysa ki aslında benim çok büyük bir projem var insanların kalbine dokunmak’ dediğim zaman bu durumda ‘ooo, organ siyaseti başladı’ diye eleştiriler geldi. Tabii ki bir sanatçı olduğum için bu eleştirilerin hepsini benimser kabul eder ve eğer gerekiyorsa işimde bir üst yapıya ulaşması için gerektiğinde kullanabileceğim eleştirilerdi. Ama tabii ki onların ihtiyaçlarını giderdiğiniz zaman en büyük proje bu zaten. Genç aileler için hani 38 tane mahallesi olan bir ilçede sadece 5 tane kreşin olması yeterli değil. Ben genç anneyi dışarı çıkartmak, sosyal hayata dahil etmek istiyorum. Kaldı ki emekli arkadaşlarımız ben de bir emekli olarak yatırılan tabii ki maaşlar konusunda ya da bedeller konusunda tatminkar değilim. Bunu görüyoruz tabii ki ben de aynı şeyi yaşıyorum. Bunların sosyal hayatını kolaylaştırmak evin içinden dışarıya çıkarmak gerekiyor. Ama bunu bir emeklimiz kendi imkanlarıyla yapmaya kalksa dünya para, dışarı çıktığına çıkacağına pişman olur. Biz de diyoruz ki sizin sosyal hayatınıza destek olacak bir belediye yapısı inşaa edeceğiz. Çok basit bir örnek vereyim dedim ki her bir mahallede emekli tiyatrosu kuracağız. Siz benden emekli konakları istiyorsunuz evet o emekli konaklarını yapacağız ama o emekli konaklarının içerisine sadece çay içip, okey oynayıp, kahve içmeyeceksiniz. Size bir tane yönetmen vereceğiz repertuvardan bir oyun seçeceğiz ve siz bu oyunu çalışacaksınız. Üç ay, dört ay eğer başarılı olursanız seyirci ile buluşacaksınız, turneleriniz olacak Türkiye'nin dört bir tarafında. Üreten insanlar olmaya devam edeceksiniz. Tüketen insanlardan öte. Bu çok büyük bir karşılık buldu. Hemen bu eylemlere başlayacağız Lise çağındaki gençlerimizi tabii ki çok önemsiyorum. Onların sosyal alanlarıyla ilgili bazı defactolar var. Bu defaktoların bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor. Etüt merkezlerinin muhakkak kurulması gerekiyor lise çağındaki öğrencilerimiz için. Bunların hepsi ile elimizdeki belediyemize ait binaların doğru düzenlenerek yapılmasını sağlayacağız.

“OTELİMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE YURDA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

Kaldı ki bizden çok kütüphane istiyorlar. Bazı kütüphanelerimiz kendi içerisinde yetersiz. Kitap bakımından bu yetersizlikler tespit edilip gereken yapılacak. İçimizde üç tane üniversite var. Bu üniversitenin kendi içerisinde belediyeye ait bir tek yurdumuz dahi yok. İlk etapta bir tane otelimiz var. Bu otelimizi en iyi şekilde yurda dönüştüreceğiz. Böylelikle o mahallenin kendi içerisindeki kimyasını da değiştirmiş olacağız. Çünkü genç demek dinamizm demek, yarına umutla bakmak demek. Bu bağlamda o gençler yürüyeceğiz.

“ÇOK FAZLA HALKA DOKUNACAĞIZ”

İlçenin en büyük sorunlarından bir tanesi ulaşım. Ulaşım konusunda Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak çalışarak bu süreç içerisinde ulaşım derdini ortadan kaldırmayı planlıyoruz açıkcası. Tabii ondan sonra bir şeker fabrikamız var. Şeker fabrikanın koku durumu vahim. 21’inci yüzyılda hala bu fabrikanın kendi içerisindeki tekonolik yetersizliğini anlamak mümkün değil. Kayseri’de de var aynı fabrika. Manevi değeri bizim için çok yüksek şeker fabrikalarımızın. Bu bağlamda da bu arzları gidermek için elimizden gelen teknik yapıyla, imkanlarla bunu gidermeye çalışacağız. Tabi bir de Ankara çayı var ki. Bir su geçiyor İlçemizin içerisinde. Bir Avrupa övücülüğü çok yapmak istemiyorum ama bir parça su bulduğu zaman Avrupalı onu ıslah etmek için elinden gelen tüm gayreti gösterirken biz Türkler bir parça su bulduğumuz zaman onu kirletmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Şimdi bu bağlamda da Ankara Çayımızı çok değerli buluyorum. Önce onun temizliği ile ilgileneceğiz daha sonra da onu çok güzel bir örnek var Eskişehir’ de Porsuk Çayı’nın örneği. Onun gibi bir yeşil alan yapacağız ki ilçemizin içerisinde 17 kilometre geçiyor Ankara Çayı. Bunu doğru düzgün şekilde değerlendirip halkımızın huzurla ve mutlulukla vaktini geçireceği bir sosyal tesisler haline getireceğiz. Çok fazla halka dokunacağız.

- Sizi artık ekranlarda göremeyecek miyiz? Sanatı bırakıyor musunuz sevenleriniz mahrum mu kalacak? 

 “EYLEMSİZ OLMAK İSTEMEDİM ARTIK”

Yok tabii ki sanatı bırakmadım. Sanat hiçbir zaman bırakılamaz nefes almak gibidir. Nefes almayı bırakamazsın. Sanatta böyle bir şey. Sanat sosyal bir eğitimdir, kültürel bir eğitimdir. Bunların hiç birisi bırakılamaz. Ben neden siyaset dedim. Eylemsiz olmak çok istemedim artık. Oyumuzu verdiğimiz zaman “neden olmuyor kardeşimi” kendime devamlı sorup kendimi helak etmek istemedim açıkçası.

“HOBİ OLARAK SANATIM DEVAM EDECEKTİR”

Böyle bir imkan varsa benimde bu konuda bir takım tecrübelerim varsa bu tecrübelerimi mutlak halkla beraber çok daha güzel yarınlara yoğrulması gerekiyordu. Belediyecilik çok fazla siyaset değil ama yine de bir algı yönetimi olacaktır. Hizmet yönetimi olacaktır. Toplumsal belediyecilerin anlamını anlatmamız gerekiyordu. Bu bağlamda da zaten evet dedim bu işe. Ama sahneyi, sinemayı, kültür sanat konusundaki yaklaşımı bırakmam mümkün değil. Çünkü bu bir eğitimdir aynı zamanda bir taraftan. Çok eleştiri geldi. Part time belediyecilik mi yapılacak. Öyle bir şey yok. Dün geldiniz seyrettiniz efendim bir saatlik bir süreç. Bir saat seyircilerimizle buluşuyoruz. Ve onlarla yaşadığımız o empati durumunu siz de gördünüz. Bunun üzerinde istediğiniz kadar miting yapın. İstediğiniz kadar vatandaşınızla toplanın yarattığı bu empatik vaziyet hiçbir şekilde karşılığı oralarda bulunamaz. Bunun duygusal birlikteliği çok daha fazla daha kalıcı daha yarınlara taşıyıcı bir yapısı vardır. Bir hobi olarak sanatım devam edecektir.

 -Dün akşam oynadığınız Acting oyununuz da oyuncudan başkan olur mu diye sizi eleştirenlere cevap verdiniz...

Tabii popüler kültürü anlatıyoruz biz oyunda. Tüm arkadaşlar bizleri popüler kültür üzerinden değerlendiriyor ki yanlış yaptıkları nokta o olsa sanırım. Ben akademik bir oyuncuyum. Akademik bir oyuncu şu demektir. Şu ana kadar tiyatro ve sahne sanatları dalında devlet sanat ilişkisinden doğan bir çok akımı sizin incelemiş ve biliyor olmanız gerekir. Toplumsal hareketler sanata yön verir. Bu bağlamda da siz yakın tarihinizi, uzak tarihinizi mutlaka bilir, inceler ve ondan sonra kültür ve sanat akımlarını değerlendirir ve sahne üzerinde yorumlarsınız. Bu bağlamda da bu süreci çok iyi bilmeniz gerekiyor. Ne sanatı siyasetten ayrı ne siyaseti sanattan ayrı düşünemezsiniz. Kaldı ki bir vatandaş ve devlet ilişkisine baktığımız zaman. Bu vatandaş ve devlet ilişkisini koordine eden ortadaki sistem dediğimiz hükümetler her daim bizim sahnelerimizde eleştirilmiştir. Doğruyu yanlışı buradan söylemişizdir. Hakareti yoktur, eleştirisi vardır. Sanatın güzel ve birleştirici tarafı da bu düşünce sistematiğini oluşturmaktır zaten. O yüzden farklı değildir ayrı da değildir siyasetten sanat.

- Eşiniz Elvin Hanım ve Kızının Derin Hanım siyasete girmenizi nasıl karşıladı? 

 “EŞİM ELVİN BENİM SİYASETE GİRMEMİ İSTEMEDİ”

Elvin (Beşikçioğlu) benim hiç bu işi kabul etmemi istemedi. Çünkü dedi “Erdal sen 80 milyonun sanatçısısın bir belediye başkanı olarak bu tarafsızlığın ortadan kalkabilir” dedi. Ben de ona dedim ki “böyle bir şey yok Elvin bu bir hizmet hikayesidir bu hizmeti de göstermemiz gerekiyor.” Şu ana kadar rant belediyeciliği algısı devam etti maalesef. Kendi içerisinde o belediye başkanlığının asıl o olgun tavrının yani şehri emin kavramının ortadan giderek kaybolduğu bir dönem yaşadık biz geçmiş 20 yıl içerisinde. Oysa ki milletin parası millete harcandığı vakit gerçekten sosyal hayatımızın ve şehirdeki yaşam kalitesinin yükseleceği çok net bir şekilde görülüyor. Bunu ifade etmeye çalıştım. Yaklaşık iki buçuk ay biz sahalarda bu iş için mücadele ederken bir taraftan da Elvin’in aslında evrimle olgusunu gördüm. En son çok şahane bir mektup yazmıştı bana sosyal medyada üzerinden valla hönküre, hönküre, ağlaya , ağlaya okudum mektubu. Sanırım asıl amacın ne olduğunu kavradı. Bundan sonra beraberiz bu yolda. Derin kızım baştan kavradı. Umarım bu konuda bana yeterince desteklerini ve bilgilerini esirgemeden benimle beraber bu yolda yürürler.

 - Herkes merakla BEHZAT Ç'yi bekliyor yeniden çekilecek mi? 

 “BEHZAT Ç’Yİ ETİMESGUT HALKIMIZLA BERABER ÇEKECEĞİZ”

Evet... Tabii ki gelecek efendim hem de Etimesgut halkımızla beraber çekeceğiz inşallah. İlçemizde çekeceğiz onu. Her sokağında her bir caddesinde bu film setini görecekler biz orada yaşayan vatandaşlarımızdan yardımcı oyuncuların kadrosunu oluşturacağız ilçemizde tuhaf bir etkileşim yaşanacak. Bu da daha önce hiçbir belediye de olmayan bir etkileşimler. Ben arkadaşlara şunu söyledim şu ana kadar öğrendiğiniz, gördüğünüz, algıladığınız belediyecilik anlayışını lütfen bir kenara bırakın şimdi bambaşka bir belediyecilik anlayışıyla karşılacaksınız bildikleriniz size yardımcı olsun ama öğrenmeye de açık olun dedim. Bakalım bu süreç içerisinde göreceğiz nereden nereye evrileceğiz.

 -Son olarak neler söylemek istersiniz? 

Bayramda tabii ki hepimizin paylaşımının bir olduğu, birlik olduğumuz bütünlük olduğumuz tüm dertlerin tasaların kavgaların unuttuğu, unutturulması gereken bir olgu bayram olgusu. Belediye olarak yardıma ihtiyacı olanların her daim yanındayız bizimle beraber hoşça vakit geçirmek isteyenlerin yanındayız. Bir birlik, bir bütünlük içerisinde hoş bir bayram kutlamak arzusundayım. Bunu da gerçekleştireceğiz inşallah.

image small