DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, PKK’nın Suriye kolu PYD’nin çatı örgütü SDG’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, 27 Şubat’ta yapılan çağrının SDG’yi kapsadığı yönündeki yorumlara karşı çıkarak, “Yapılan 27 Şubat çağrısında bizim yaptığımız görüşmede, bu süreç bütün coğrafyadaki Kürtleri ilgilendiriyor diye bir şey çıkmadı” dedi.

Suriye’deki çatışmalar ve SDG’nin konumu hakkında konuşan Bakırhan, çağrının kapsamına ilişkin tartışmalara dikkat çekti. Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin Suriye’deki Kürtler üzerindeki etkisine işaret ederek, “Öcalan’ın düşünceleri tabii ki Suriye’deki Kürtler üzerinde de büyük etkisi var. Onu söylüyorum. SDG’nin kendi üzerinde de etkisi olabilir” ifadelerini kullandı.

Ancak çözüm sürecine dair somut adımlar atılmadan SDG’nin merkeze alınmasını eleştiren Bakırhan, şu değerlendirmede bulundu:

“Burada daha bir şey yapılmamışken, verilen sözler yerine getirilmemişken, basit bir özel yasa çıkarılmamışken; Suriye’yi merkeze almak, Suriye’deki SDG’yi merkeze almak… ‘Şuradan çekil, buradan çık. Hepiniz sıraya dizilin. Arabız, Sünniyiz diye hazırola geçin’ demek… Bunlar gerçekçi değil.”

“Öcalan’ın çağrısında SDG’ye dair bir ifade yoktu”

Bakırhan, 27 Şubat çağrısının içeriğine ilişkin tartışmalara da değinerek, çağrının SDG’yi kapsadığı yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını savundu. Konuya ilişkin olarak şunları söyledi:

“Aslında 27 Şubat çağrısı, bir biçimiyle Öcalan ile örgüt arasında iyi bir şekilde devam ediyor. Ama şimdi, SDG’nin konuşulmadığı, bizim de içinde bulunduğumuz ortamda dahi SDG’ye dair Öcalan tarafından herhangi bir şeyin söylenmediği bir noktada, bu çağrının dünyadaki bütün Kürtleri ilgilendirdiği söylenebilir mi? Aksızlıktır.”

Bakırhan, çözüm sürecine yönelik güven sorununa da dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bir de, ‘tamam’ deniliyor… SDG’yı da ilgilendirsin. Bir de burada çözüm sürecini bir rayına koyalım. Hala insanlar inanmıyor, hala güvenmiyor. Hala adımlar atılmış değil. Hala, silahı bırakanlar kendi kamplarına geri döndü. Böyle bir şey olabilir mi?”

“Bu süreç bütün coğrafyadaki Kürtleri ilgilendiriyor diye bir şey çıkmadı”

Türkiye’nin silah bırakılmasını istediğini, ancak bu konuda karşılık gören somut adımların atılmadığını dile getiren Bakırhan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye silah bırakılmasını çok istiyordu. Silah bırakanların gelip sosyal ve siyasal yaşama katılacağı söyleniyordu. Ama ortada herhangi bir adım yok. Şimdi tek taraflı olarak ciddi ve tarihi adımlar atılmış durumda.”

Buna rağmen sürecin SDG’yi de kapsadığı yönünde yeni bir söylem geliştirildiğini belirten Bakırhan, “Buna rağmen şimdi yeni bir şey söyleniyor: Bu SDG’yi de ilgilendiriyor. Japonya’da ana dilinde eğitim gören Kürt’ü de ilgilendiriyor” dedi.

Suat Umutlu yazdı | Mizan / Dikkat! Siyah beyaz hakikat
Suat Umutlu yazdı | Mizan / Dikkat! Siyah beyaz hakikat
İçeriği Görüntüle

Suriye’nin ayrı bir egemen devlet olduğuna dikkat çeken Bakırhan, şunları söyledi:

“Suriye başka bir egemen; başka bir ülke… Irak başka. Benim demek istediğim şudur: Yapılan 27 Şubat çağrısında bizim yaptığımız görüşmede, bu süreç bütün coğrafyadaki Kürtleri ilgilendiriyor diye bir şey çıkmadı. Bu bir.”

Bakırhan, SDG’nin yapısına ilişkin de şu ifadeleri kullandı:

“İki; SDG dediğin şey PKK değil mi? SDG çeşitli adlardan oluşmuş. Neredeyse yarısına yakını Araplar, Türkmenler, Ezidiler… PKK’ya silah bırak diyebilir. PKK önerilerinde bulunabilir.”

Hakan Fidan’a eleştiri

Bakırhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a yönelik eleştirilerde de bulundu. Fidan’ın açıklamalarını eleştiren Bakırhan, “Suriye’nin bir bakanı gibi, Suriye kabinesinde bulunan bir bakan gibi konuşması gerçekten anlaşılır gibi değil” dedi.