Şu Türkiye’nin haline bakar mısın? Ülkenin hazinesini yöneten, maliyesine yön veren bakan sosyal medyada mesaj atıp istifa ettim diyor. Herkes şaşkın… İktidarın emrindeki televizyonlar bu önemli olayı görmezden geliyorlar. Onu o göreve getiren kayınpeder susmuş konuşmuyor.

Aradan bir gece geçti, ikinci geceye girdik… Türkiye bu konuyu konuşuyor ama Cumhurbaşkanı Erdoğan sus pus olmuş.

Konuşsana arkadaş!

İnsanlar senden iki kelime duymak istiyor.

Damadını en önemli bakanlığın başına getirdin… Sanki ülkede başka ekonomist yokmuş gibi… Para musluğunu onunla kontrol etmek istedin ama olmadı… Türkiye battı… Hazine ilk kez borçlu durumda… Doları tutabilmek için eldeki dövizi sattırdınız, siz sattıkça birileri aldı; aldıkça yükseldi ve alanlar kazandı.

Şimdi damadınız, “Küstüm oynamam!” diyor.

Niye?

Siz ne düşünüyorsunuz?

DAMAT BERAT PAŞA YESİN İÇSİN ŞÜKRETSİN

İstifa mektubunu okurken acı acı güldüm. Türkiye kimlerin eline düşmüş diyerek… Hayır, Damat Berat’ın imla yanlışları değildi beni düşündüren… Bu kadronun eğitim düzeyinin yerlerde süründüğünü RTÜK Başkanı Ebubekir paşanın tiviti de göstermiyor muydu?

Mektuptan anlıyoruz ki Berat AlbayrakTürk milletini bir ümmet gibi görüyor. Yani bu milleti bir Orta Çağ toplumu sanmış ve bakanlığını böyle yönetmiş… Bu adam, dünyada ümmet kalmadığını, ümmet dediği Müslümanların yüzde 90’ının Türkiye’ye düşman olduğunu bile bilmiyor.

Ümmetçi ve Rabiacı Berat Bey’in İhvan-ı Müsliminci hayali, Türkiye ve dünya gerçeklerine tosladı… Kayınbabası Erdoğan’ın adını bile anmadan yazdığı istifa bildirisi bunun öfkesiyle dolu…

Ama dua etsin… Yaşadığımız şu “saray düzeni” onların Osmanlı özleminin bir yansıması ya… Bu saraycı savurganlık ekonomiyi batırdı ya, neyse… Eğer Osmanlı düzeninde sarayın damadı olan bir bakan (o dönemki vezir veya veziriazam) görevden alınsaydı, kellesi de gidebilirdi. Bunun en bilinen örneği Damat İbrahim Paşa’dır… Kellesi gitmeyenlerin ise malının mülkünün elinden alınarak cascavlak bırakıldığını tarih bize öğretiyor… Dedim ya cumhuriyet rejimi var da damat Albayrak böyle bir felaketten kurtuluyor. Yesin içsin de Osmanlı sisteminde olmadığına dua etsin…

ERDOĞAN İÇİN KURBAN EDİLDİ

Aslında bu süreç, damat bakanın bir istifasından ötedir ve onun gönderilme operasyonudur.

Türkiye zihniyet olarak parçalandığı gibi ekonomi de çökmüştür. Bu çöküntü tek adam konumundaki Erdoğan’ı götürecektir. Öyleyse onu kurtaracak bir operasyona ihtiyaç vardır.

Şimdiye kadar Erdoğan’ı hedefleyen eleştirilerin çoğu Berat Albayrak üstünden gündeme geldi. Erdoğan’ın hatalarının sorumlusu olarak Bakan Albayrak gösterildi.

İşler Erdoğan için kötüleşince damat bakan kurban seçildi. Onu bu mektubu yazmamaya iten, Saray’da ona kurulan komplo oldu. Kötü (!) damat gönderilerek Erdoğan’ın ne kadar iyi olduğu kamuoyuna gösterilmek istendi.

Beğenin veya beğenmeyin, Berat Albayrak, kayınpederi Erdoğan’ın hatalarının kurbanı oldu. Çünkü o ne yaptı ise Erdoğan’ın işaretine ve isteklerine bakarak yaptı.

Bu komplo gösteriyor ki AKP Lideri Erdoğan’ın yanlış işlerini gizlemek için başka isimler de kurban edilecek ve halk kandırılmak istenecektir. Bu amaçla Bakanlar Kurulu’nda bazı isimler değiştirilecektir. Erdoğan, kendisi için en büyük tehdit olarak gördüğü Biden yönetimine ayak uydurabilecek bir kadroyu öne çıkartacaktır.

BİR DE ONA BAKIN

Bir de yanmış yakılmış ülkede, savaştan ve hastalıktan kırılmış, cehalet elinde dünyadan habersiz hale getirilmiş, yoksulluk ve hatta açlık içindeki kitleyi dirilten o lidere bakın…

“Padişahım çok yaşa!” demekten başka bir şey bilmeyen; alfabe eğitiminden bile mahrum bırakılmış “yaşayan ölüler” halindeki bir kitleyi İsa Peygamber’in ölüleri diriltmesi gibi dirilten lideri… Bu millete ruhunu üfleyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü…

Çökmüş bir topluluktan 10 yılda modern bir devlet yaratan büyük devrimciyi…

Köleleştirilmiş kullardan oluşan ümmeti tarihin çöplüğüne atıp özgür bireylerden oluşan Türk Milleti’ni yeniden yaratan önderi…

Gazi’yi…

O yaşıyor, daha da gençleşerek ve büyüyerek yaşıyor; yolumuzu aydınlatıyor…