Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzalı kararnameyle, üniversiteye 2015 seçimleri için İstanbul’da AKP’den adaylığa soyunmuş Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu rektör atanmıştı. Atama, öğrenciler, öğretim üyeleri ve mezunların tepkisini çekmiş, ‘kayyım rektör’ eleştirileri yükselmişti. Protesto ve gösterilerin ikinci ayına girmesine az bir zaman kaldı.

Dün akşam yandaş A Haber’in yayınına katılan Bakan Soylu, “150 öğrencinin ailesine bilgilendirme yaptık. ‘Bakın terör örgütleri bu işe girdi ne olursunuz siz de yardımcı olun, çocuklarımızı buradan çekip çıkaralım’ dedik. 150 aile ‘üstümüze düşeni yapacağız’ dedi. Bazı ideolojik aileler ‘Siz bu işe karışmayın’ dedi" ifadelerine yer vermişti.

Bunun üzerine öğrenciler ‘Ailelerimizi hedef gösteren İçişleri Bakanı’na cevabımızdır’ başlıklı bir açıklama yaptı.

Boğaziçi Dayanışması’nın cevabı şöyle:

Kayyum kolaycılığıyla tanınan ‘atanmış’ İçişleri Bakanı’nın ithamları Boğaziçi direnişçilerini de aşıp ailelerine, ailelerimize kadar ulaştı. ‘Çocuğunuzun geleceği kaymasın’ gibi tehdit içeren söylemlerini ‘bilgilendirme’ olarak niteleyen Soylu, haklı taleplerimizi savunan ve mücadelemizi destekleyen ailelerimizi hedef gösterip ‘ideolojik’ diyerek etiketliyor.

Hatırlatalım, çizdiğiniz ‘makuliyet’ sınırlarının bir karşılığı olmadığı gibi; tehditlerinizin ve fişlemelerinizin de Boğaziçi direnişini yıldırdığı yok! Siz, ailelerimize iletecek ‘uyarılarınızdan’ önce Boğaziçi direnişinin, işçi direnişlerinin, ‘yaşamak istiyoruz!’ diyen kadınların, LGBTİ+’ların uyarılarını dikkate almaya bakın; bu da sizler için çalan çanlara ilişkin bir ‘bilgilendirme’ olsun!”

‘Demokratik haklarını yılmadan savundukları, haklı mücadelelerinden geri adım atmadıkları için sadece ailelerin değil, yüreklerinde zerre adalet kırıntısı taşıyan her insanın desteğini aldıklarını’ ifade eden öğrenciler şöyle devam etti: “Sizler ise, tarihe karışması uzun sürmeyecek emek düşmanlığının, cinsiyetçiliğin, homofobi-transfobinin bayraktarlığını yapıyor; her hak mücadelesini, haklı mücadeleyi mesnetsiz bir şekilde ‘terörizm’ diye etiketleyerek, halkın usandığı nefret ve tehdit siyasetini sürdürüyorsunuz.

Biliyorsunuz, fakat yine söyleyelim: 

Bir adım geri atmadık, atmayacağız da! Bir kez olsun aşağı bakmadık, bakmayacağız da! Mücadelemize haklı taleplerimize ulaşana dek devam edeceğiz! Biz uzlaşmayacağız, siz geri adım atacaksınız.