Emekli ve memur maaşları böyle yok ediliyor

15 Eylül 2020 Salı 16:16
Emekli ve memur maaşları böyle yok ediliyor

Karar yazarı İbrahim Kahveci, enflasyon rakamlarındaki verilerin güvenilir olmadığını örnekleriyle açıkladı. “Mersin Ticaret Borsası verilerine göre buğday unu ocak ayında 1,80 liradan işlem görüyordu.  Ağustos ayında ise 2,53 liradan işlem görmüş. Artış oranı %40. Oysa TÜİK enflasyon hesabında ocak-ağustos arası buğday unu fiyatı %12,4 artmış” diye yazan Kahveci, enflasyon artışı ve verilerin saklanmasının daha büyük tehlikeler yarattığını belirtti.

Yunanistan ve Arjantin’in benzer yöntemler kullandığını ve bugün durumlarının ortada olduğunu söyleyen İbrahim Kahveci, enflasyon rakamlarını düşük göstermenin emekli ve memurların maaşlarına da etkisinin büyük olduğunu ifade etti.

Kahveci’nin konuyla ilgili yazısı şöyle:

Mersin Ticaret Borsası verilerine göre buğday unu ocak ayında 1,80 liradan işlem görüyordu.

Ağustos ayında ise 2,53 liradan işlem görmüş. Artış oranı %40. 

Oysa TÜİK enflasyon hesabında ocak-ağustos arası buğday unu fiyatı %12,4 artmış. 

Hatırlarsanız sigara örneğinden TÜİK enflasyon hesabını sorgulamıştım. 2017 yılında sigaranın tüketim ağırlığı %5,48’di. 2019 yılında ise sigaranın tüketim içindeki ağırlığı %3,87’ye düşüyor ve sigaraya büyük zam yapılıyordu. Sadece bu ağırlık değişimi ile enflasyon toplamından %0,81 puan alınmış oldu. 

Tabii ki zamdan sonra sigaranın tüketim ağırlığı yeniden arttı.

***

Bugün tartışılan en önemli sorunlardan birisi açıklanan verilerin güvenilirliğidir.

2019 yılına bakıyorsunuz mesela... Yüzde 0,9’da olsa bir büyüme görülüyor. Ama ne enerji tüketimi artmış ne de çalışan sayısı. Oysa enerji tüketiminde özellikle konut sektörü nedeniyle ekonomik küçülme dönemlerinde bile artışlar yaşanıyordu.

Çok ilginç veriler var.

Hatta bazen verilerin yayından gittiği de oluyor. 2018 yılı BOTAŞ bilançosunu sorguladığımız programın ardından bilanço yayından kalktı. Ya da eski adı DPT olan ve şimdi TC Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı olan kurum bile bir çok yayını internet sitesinden kaldırdığını görüyoruz.

Merkez Bankası mesela.

Kamu Bankaları vasıtası ile bir döviz işlem işbirliği içinde mi? Bilmiyoruz.

Arka kapı politikası ile ne yapılıyor? Bilmiyoruz.

***

Arjantin bu yolu denemişti. Şimdi durumu ortada. Güvenilirliğini kaybedince çok yüksek faiz versen de çare etmiyor. Kimse ülkeye güvenmiyor.

Hatta Yunanistan’ın batışında bile bu veri gizleme ve/veya veri değiştirme işi yatıyordu.

Hastalığı bilmezseniz tedavi de yapamazsınız.

Günümüzde de korona virüs olan hastaların bu hastalıklarını saklayarak sokağa çıktıklarını duyuyoruz. Ne kadar tehlikeli değil mi?

Ne olacak bu işin sonu?

***

Elif Çakır ve Taha Akyol ile beraber siyasi parti liderleriyle ekonomi sohbetleri yapmıştık. Liderlerin hepsi açıklanan verileri güvenilir bulmuyordu. Hatta enflasyon konusunda “Açıklanan resmi enflasyon mu, yoksa Halkın hissettiği enflasyon mu” diye söylemişlerdi.

Gerçekten enflasyon nedir?

TÜİK’e göre Ağustos 2017-2020 arası 3 yılda fiyatlar yüzde 51,6 oranında artış göstermiş. Basit yıllık artış oranı %17,2.

Bu muazzam bir enflasyon aslında. Ama gerçeği ne? Yani vatandaşın hissettiği enflasyon gerçekten bu resmi yüksek enflasyonun neresinde kalıyor?

***

Fiyat verileri konusunda elimizde TÜİK ve İTO verileri oluyor. Ama bu iş artık daha da geliştirilmelidir.

Mesela Büyükşehir Belediyeleri kendi illerindeki enflasyonu hesaplamaya gidebilirler. İstanbul’da geçinme endeksi ne olmuş? Ankara’da durum ne? İzmir nasıl seyrediyor?

Bu konuda şimdi bir başka veri çalışmasını sosyal medya üzerinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy hoca açıklıyor. Sanırım bir doktora çalışması olarak bu uğraş yapılıyor.

Ama bu iş bir iki kişiye bırakılmayacak ve bir iki kişinin altından kalkamayacağı bir ağır yüktür.

Bakınız ülke genelinde fiyatların ölçülmesinde emekliler ne zam alacak? Memur ne zam alacak? Bütün bunları dahi etkiliyor.

Mesela sigara hesabında açıkladığım olay enflasyona göre maaş alanların ücretinin yaklaşık yüzde 1’ini yedi bitirdi bile.

***

Gerçeği öğrenmek çok önemli. Hatta şirketlerin de fiyatlandırma politikasında daha sağlıklı sonuçlar verecektir.

İşte o nedenle; Sanayi ve Ticaret Odaları, Büyükşehir Belediyeleri gibi taraflar bu tür çalışmaları önemle takip etmelidir. Hatta takibi bırakıp, bizzat daha geniş şekilde çalışmaların yapılabilmesi için ellerinden gelen her türlü desteği vermelidir.

Türkiye gerçeği hak ediyor.

Bu gerçeğin peşine hepimiz düşmeliyiz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.