04.12.2019, 12:49

Daha dindar toplum

Diyanet’in düzenlediği Din Şurası’nın 28 Kasım’daki kapanışında Erdoğan da konuştu ve iktidar olarak dine ilişkin görüşlerini önceki söylemlerinden çok daha açık ve doğrudan dile getirdi: “Dini, hayattan tecrit eden, belli kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz” dedi. “Bir Müslüman, dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına göre uyarlamakla mükelleftir. İslam bize göre değil, biz İslam’a göre hareket edeceğiz” diye de ekledi Erdoğan.

Bu konuşmadaki ‘biz’li cümlelerin, devlet iradesini ve idaresini güçlü şekilde elinde bulunduran Cumhurbaşkanına ait olması, orada durup ne söylenildiğini daha iyi idrak etmemizi gerektiriyor.

Bu sözlerinden ve satır aralarından anlıyoruz ki, mevcut devlet uygulamalarında din yeterince hayatın merkezinde görülmüyormuş ve Erdoğan bundan pek memnun değilmiş. Dini sadece ibadet olarak görmek onun hayattan tecridi manasına gelirmiş. Bu mevcut durum dini belli kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışmış!

DİNE UYGUN YAŞAM VE ANAYASA
TC Anayasası Madde 2 özetle: “Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir” diyor. Madde 4 ise özetle: “Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” diyor.

Cumhurbaşkanı’nın bu yaklaşımı, demokratik-laik devlet anlayışını ve seküler yaşamı esas alan mevcut Anayasayı yeterli bulmadığını gösteriyor. Anayasa, hukuk, evrensel temel değerler ve insanlığın binlerce yıllık mücadeleleriyle elde ettiği temel insan hakları; ”dine uygun yaşam” anlayışı yanında gözden çıkartılıyor.

Bu anlayışa göre tüm bu anayasal cumhuriyet değerlerinin inanç ekseninde yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor! Daha da ötesi; tüm ekonomik, sosyal, kültürel yaşamın ve devlet idaresinin dini esaslara göre yeniden düzenlenmesi ve Anayasa’nın ‘değişmez’ maddelerinin de değişmesi gerekecek. Bu sözlerden başka bir yorum çıkartılabilir mi ve bundan kaygı duymamak mümkün mü?

ANAOKULLARINDA DİNİ EĞİTİM SINIFLARI
Devleti yönetenlerin inanç ve din eğitimi anlayışlarını ortaya koyan bir gelişme daha yaşandı geçen hafta. Milli Eğitim Bakanlığı’nın anaokullarında “dini eğitim sınıfları” açmaya başladığı ortaya çıktı. Okuma yazma bilmeyen çocuklara Diyanet İşleri Başkanlığı personeli ile haftada en az 6 saat Arapça ve din eğitimi verilecekmiş. “Dinimi Seviyorum, Öğreniyorum” adıyla Yalova’da başlatılan proje “2023 Eğitim Vizyonu” çerçevesinde yürütülüyormuş.

Meşhur ‘2023 Hedefleri’ konusunda iktidar çoktan havlu atmıştı zaten, bu konudaki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Afaki oldukları başından belli olan bu hedeflerden en ulaşılabilir olarak gördükleri ‘dinselleşme’ üzerine daha çok yoğunlaşıyorlar artık! Okullarda verdikleri altı saate yakın din dersleri yeterli görülmemiş, parmak kadar bebelere anaokullarında “2023 Eğitim Vizyonu” çerçevesinde din ve Arapça eğitimi vereceklermiş!

Bir siyasal iktidar vatandaşlarının ahlaklı ve dindar olmasını arzu edebilir. Ancak, tüm toplumsal ve evrensel insani değerler bir yana bırakılarak önemsizleştirilirken, neden “varsa yoksa hep din” denir ki? Toplum zaten dindarken neden hep “çok daha dindar toplum” yaratılmasına gayret gösterilir ki? Bu soruların yanıtını bulmak, ülkemizin getirildiği durumun izahı açsından oldukça önemlidir.

TOPLUMUN DİNDARLAŞMASINDA ISRAR
Siyasal partiler halka daha iyi bir yaşam sunma vaadi ile iktidara gelirler. Daha çok iş, daha çok refah, daha iyi eğitim, daha insani ve özgür yaşam olanakları sağlayacaklarını söyleyerek kitlelerin onaylarını alırlar.

Nitekim AKP de böyle yaptı; 2002 de tek başına iktidara gelirken topluma yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla (üç ‘Y’ ile) mücadele edeceğini vaat ederek seçmenin oyunu aldı. “Sizleri daha da dindarlaştıracağım, ülke yoksullaştıkça dine daha çok sarılacağım, din eğitimini anaokullarına kadar indireceğim” diyerek iktidara gelmeleri mümkün müydü?

Ülkede işler hemen her alanda kötüye giderken, işsizlik ve yoksulluk iktidarın geleceğini ciddi şekilde riske sokarken buradan çıkış için mucizevi bir çare gerekiyor.

Tüm insanlık tarihi boyunca ‘inanç’ unsuru halkların, lidere ve yönetenlere itaatlerini sağlamanın en kolaycı yöntemi olarak etkili işlevler görmüştür. Dini argümanlara gitgide daha çok sarılmaları, toplumu memnun edecek icraatlarının tükenmesi ve söyleyecek sözlerinin kalmaması ile koşut olarak arttı ve artıyor. Toplumun hassas olduğu din ve inanç konuları iktidar için uzun süredir bir çıkış yolu olarak görülüyor.

Siyasal iktidarın önemli dayanaklarından birisi haline getirildiği görülen Diyanet de bu süreçte aktif rol üstlenmiş durumda.

CUMA HUTBESİ İLE TOPLUMA “SABIR” TELKİNİ
Toplumsal tepkilerin önünün alınmasında inanç meselesine sığınılmasına yeni bir örnek, Diyanet’in son Cuma hutbesinde görüldü. Diyanet İşleri Başkanlığı topluma “isyan etmeyin, maddi ve manevi sıkıntılar alın yazısıdır” çerçevesinde telkinde bulundu.

Diyanet hutbesinde; yokluklar karşısında toplum sabra davet edilirken ayetlerden destek arandı: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele” ayeti anımsatıldı. Bu hutbe ile tüm yaşanan sıkıntıların aslında bir sınama olduğu ve sabretmek gerektiği kullara müjdelenmiş oldu!

Bilindiği gibi, iktidarımız ülkede yaşanan tüm olumsuzluklardan her zaman ve her durumda suçsuz ve sorumsuzdur ve onlar her ne eylerlerse güzel eylerler! Dolayısıyla, bu ‘sınanma’ döneminde sabır göstermeyenler, iktidarı suçlayanlar dinen de günaha girmiş olacaklar!

Diyanetimiz bu hadisleri anımsatarak önemli bir işlevini daha yerine getirdi; toplumun günahlardan korunmasına vesile oldu, dualar aldı!

Yorumlar (0)
banner162
7
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 26 45
6. Gaziantep FK 27 43
7. Alanyaspor 26 42
8. Karagümrük 26 40
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 26 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 26 50
3. Leicester City 26 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 25 43
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 24 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 26 33
14. Southampton 26 30
15. Burnley 26 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 26 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü