Değerli okurlarım,

31 Mart Yerel Seçimler öncesinde sizlerle paylaşmak istediğim tek bir düşünce var kafamda: Eyleme geçelim!

Ülkemizde yürütülmekte olan Makyavelist siyaset tarzının ekonomik, kültürel, toplumsal, tüm sonuçları ortada.

Bugüne dek Türkiye’nin ve Türk milletinin uğrayacağı zararlar göz ardı edilmedi mi?

Türkiye’nin ve Türk milletinin aleyhinde sonuçlar doğuracak biçimde şahsi kazanımlara öncelik veren bir siyaset izlenmedi mi?

Makyavelizm "ahlaka karşı menfaati önceleyen yaklaşımı benimsemek" demek. "Davranışlarda ve devlet yönetiminde siyasi ahlaktan uzak" bir yaklaşım izlemek demek.[1]

‘Makyavelist’ ise "etik, politik ve psikolojik olguları tasvir etmekte olan ve çoğu zaman olumsuz anlamda kullanılan" bir terim.

Makyavelist görüşe göre; mesela "büyük adamlar" diye sözü edilenler "kazanmak için hile yapmaktan değil kaybetmekten utanç duyarlar".[2]

Çağımızın milyarlarca dolar servet sahibi büyük adamları arasında Google, Tesla, Microsoft, Apple ya da Amazon’un sahipleri sayılıyor. Bizimkileri zaten yukarıda saydım.

Her biri Makyavel Prensi.

Topu 21.yüzyılın zamana ve olaylar silsilesine ait "karmaşıklık, belirsizlik, kaos" gibi bir sözcük haznesini "evrenselci amaçlar için iyi olana değil bir grup için iyi olana yönelik çıkarlar doğrultusunda" kurnazca değerlendiren beyinler.

Emperyalist güçlerin tamamı böyle davranmıyor mu?

Türkiye’de "görünürdeki iktidar sahiplerinin arkasında, gerçek iktidar olan ve halkın bilgisi olmadan efendilerinin iplerini elinde tutan gizli bir güç var".

AKP Türk milletinin başına böyle bela edildi. AKP’li iktidar sahipleri "her seferinde, parçası olduğum ve temsil ettiğim grup için iyi olan nedir?" diyerek hareket etmedi mi?

"Cesaretini bu olaylarla, bu durumlarla yüzleşmek" olarak halka göstermedi mi?

"Siyasi kötülük ve alçaklıklarını, kurnazlık ve şiddeti, izledikleri siyasetin ekseni haline" getirmediler mi?

Bunu, cahil ve aciz bıraktıkları halktan, "herhangi bir ahlaki veya dini düşünceden bağımsız, dini hurafeleri sekülerleştirerek, şeytani bir mantıkla suçlar, komplolar, entrikalarla" rakiplerini yok etmediler mi?

"Devletin bekası" yani "devletin varlık sebebi" yani "devletin varlığı ile doğrudan alakalı ve egemenliğin en hassas çizgilerini belirlemek için kullanılan" beka meselesi dediklerinin ardında gizli işlerini saklamadılar mı?

31 MART GÜNÜ YAPMAMIZ GEREKEN: EYLEME GEÇMEK!

Bu ne demek?

31 Mart günü herhangi bir partiye herhangi bir parti başkanına bağlanmadan oy vereceğiz. Eylemimiz bu olacak.

Belki o zaman, hep birlikte, bir şeyleri değiştirebiliriz.

Türkiye’nin tamamını düşünsenize!

Kendimiz, ailemiz, çocuklarımız, torunlarımız, eşimiz dostumuz için, o düşündüğümüz, hayal ettiğimiz hayat biçimini şimdiye dek bize vermeyenlere; sağlığımızı koruyacak, onu yitirmemize engel olacak olanakları, yaşam kalitesini, bugüne dek bize sağlamayanlara, oyumuzu vermeyeceğiz.

Her birimiz, o partiyi bu partiyi, o parti başkanını bu parti başkanını bir kenara koyarak, hafızamızdan silerek, vicdanımızdan yükselen sesi dinleyerek, oyumuzu sandığa atacağız. Eylemimiz bu olacak!

Kim olursak olalım, hangi kesimden, hangi inançtan olursak olalım, her birimizin oyu o gün altın değerinde.

Attığımız o oyla topraklarımızı, sularımızı, madenlerimizi, şehirlerimizi, kendi insanımızı, kendi çocuğumuzu, gencimizi, yaşlımızı, kendi askerimizi, neyimiz varsa bize ait olan her şeyi geri alacağız ve artık aklımız başımıza geldiği için, bir daha onları yitirmemek üzere, koruyacağız.

Lütfen, o sabah, başımızı secdeye koyduğumuzda, bunun bilincinde olalım!

Allah’ın huzurunda başımız yere değdiğinde anımsayalım!

İplerin daha büyük bir gücün elinde olduğu günümüz iktidarının dilinden düşürmediği ‘Allah’ sözcüğünün arkasında, saflığımızdan yararlanarak bize tuzaklar kuran, bizi aldatmak üzere gelmiş, başımıza oturmuşları, gerçek büyük adam olarak görüp görmediğimizi bize fısıldayan, o yüreğimizin derinlerinden çıkan sese kulak verelim.

Ve bundan böyle "sahte görünüşe rıza göstermemeye ve ne kadar güçlü ve kurnaz olursa olsun düzenbaz" olanların biz Türk milletine, "hiçbir şey dayatamamasını sağlamaya kararlılıkla özen göstereceğimize" dair yüce Allah’a söz verelim.

İnsan olarak özgürlüğümüzü aptalca mutluluklar karşılığında yalanlarla elimizden alanlara bir daha kapılmayacağımıza, bundan böyle tetikte ve kaygılı insanlar olarak siyasilere yaklaşacağımıza dair, önce Allah’a sonra kendimize söz verelim.

Bilelim ki bizlerin özgürlüğü "asil bir idealden öteye geçerek ülkemizin refahının anahtarı olacak". Düşünün ki Türkiye’de bugün gelir dağıtımı adaletsizliği korkunç boyutta: "Yüzde 1’lik kesim servetin yüzde kırkına sahip."[3]

Paramız pul oldu.

Ülkemizi mülteciler bastı.

Kiralar, apartman dairesi ve gıda fiyatları inanılmaz yükseldi.

Emekliler ekmek derdinde, günü nasıl kurtaracağını düşünüyorlar, çocuklarının ellerine kaldılar.

İnsanlar bayramda ailelerini görmeye gidecek parayı bulamaz oldu.

Öğrencilere 1 Nisan’da vize sınavı koyarak onları ikamet adreslerinde oy kullanmaktan yoksun bırakan üniversitelere ne demeli?

Gençlerimiz eğitimsiz, işsiz.

Doktorlarımız ülkeyi terk etti.

Sayısız beyin göçü yaşıyoruz.

Birçok aydın, birçok gazeteci, TV kanalı, AKP iktidarını baş tacı yaptı.

Gerçeği önceden görebilme yeteneğinden ne denli yoksun olduklarını kimileri henüz anlıyor. Anlamayanlardan gene hiç söz etmeyeyim.  

Sözüm ona umutlanmışlar merkez sağdaki boşluğu dolduracaklar, diye.

Umutlanmışlar muhalefet nasıl yapılır, bize gösterecekler, diye.

Öyle diyorlar.

ANTİ-MAKYAVELİST OLARAK VARDIĞIM SONUÇ

Bir sosyal medya kullanıcısının sözünü ödünç alarak diyorum ki:

"Memleket siyasi kadavralardan geçilmiyor".

Gelin 31 Mart Yerel Seçimler günü hep birlikte eyleme geçelim!

Başımızdaki iktidarı, demokratik hakkımızı kullanarak, oylarımızla infaz edelim!

Bugünkü duruma en uygun görünen bu stratejiyi seçelim ve içimizde yanan bağımsızlık ateşiyle, bizi aldatanları oylarımızla yakalım!

Bugüne dek kısır bir intikam döngüsüyle devlet dokusunun altını oyan tüm siyasi parti liderlerinden farklı olalım.

Ve bu ülkenin yurttaşları olarak acizlikten kendimizi kurtaralım ve oy hakkımızı bu karabasanı dağıtmak üzere kullanalım!


[1] https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/makyavelizm

[2] Philosophie magazine, Machiavel. Comment le pouvoir se prend, se garde ou se perd [Makyavel. Erk nasıl ele geçer, nasıl korunur, nasıl yiter], hors-serie.

[3]https://www.ekonomim.com/gundem/turkiyede-yuzde-1lik-kesim-servetin-yuzde-40ini-aliyor-haberi-736163#google_vignette