Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan Ocak 2026 verileri, ekonomideki dış denge makasının açıldığını gösteriyor. Yılın ilk ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 azalarak 20 milyar 315 milyon dolara geriledi. Buna karşılık ithalat yüzde 0,1'lik sınırlı bir artışla 28 milyar 695 milyon dolar seviyesine çıktı. Bu tablo, ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 73,8’den yüzde 70,8’e çekerek döviz ihtiyacını mikro ölçekte daha hissedilir hale getirdi. Enerji ve altın hariç tutulduğunda dahi ihracatın yüzde 2 azalması, üretim sahasındaki daralmanın somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
İmalat sanayinde yüksek teknoloji payı düşük kaldı
Dış ticaretin sektörel dağılımı incelendiğinde, Türkiye'nin hala geleneksel üretim modellerine bağımlı olduğu görülüyor. Ocak ayında toplam ihracatın yüzde 92,7'sini imalat sanayi ürünleri oluştururken, yüksek teknolojili ürünlerin bu ihracattaki payı yüzde 3,3 gibi düşük bir seviyede kaldı. İthalat tarafında ise yüksek teknolojinin payı yüzde 12,9 olarak gerçekleşti. Bu dengesizlik, katma değerli üretim hedefinin toplum genelindeki refah artışına henüz yansımadığını kanıtlıyor. Ara mallarının ithalattaki yüzde 72,1'lik dev payı ise yerli üretimin hammadde bakımından dışa bağımlılığının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Pazar liderleri Almanya ve Çin oldu
Ticaret ağındaki mikro odaklı veriler, Türkiye'nin en büyük alıcısının 1 milyar 780 milyon dolar ile yine Almanya olduğunu gösteriyor. Birleşik Krallık ve ABD listenin üst sıralarındaki yerini korurken, ithalatın merkez üssü 4 milyar 283 milyon dolarla Çin oldu. Rusya ve Almanya ise tedarik zincirinde kritik rol oynamaya devam ediyor. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerin bir önceki aya göre ihracatta yüzde 5,8'lik bir düşüşe işaret etmesi, piyasalardaki durgunluk beklentisini güçlendiriyor. Bu durumun yerel piyasadaki fiyat istikrarı üzerindeki baskısını artırması bekleniyor.




