Cezaevlerindeki siyasi mahkumlarla dış dünya arasında uzun yıllardır köprü olan Görülmüştür ekibi, sınırları zorlayan ezber bozucu bir sanat projesine imza attı. Teknolojik dönüşümü ve dijital çağın gelişimini dört duvar arasından, sadece uzaktan takip etmek zorunda kalan hükümlülerin hayal güçleri bu kez yapay zeka algoritmalarıyla buluştu. "Özgürlük aslında nerededir?" sorusundan yola çıkan kolektif çalışma, parmaklıklar ardındaki 40 insanın zihnindeki özgürlük imgelerini tuvale taşıyarak Mersin'de kapılarını açtı.
Dijital çağ ile parmaklıklar ardının ilk teması
“Dijital Görüş-Tutsak Hayallerin Yapay Zeka İle Tanışması” adını taşıyan bu sıra dışı sergi, Mersin Kültürhane’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Yazar Adil Okay’ın koordinatörlüğünü üstlendiği, Ezgi Bakçay’ın ise küratörlüğünü yürüttüğü proje için aylarca süren bir mektup trafiği gerçekleştirildi. Farklı cezaevlerinden 40 siyasi tutsağın mektuplarında kelimelere döktüğü, tasvir ettiği ve özlemini kurduğu sahneler, dijital sanatçılar Deniz Şiar Bozkurt ve Burkay Gündüz tarafından yapay zeka komutlarına dönüştürülerek görselleştirildi. Projenin estetik bütünlüğünü sağlayan grafik tasarımlara ise Tülin Şahin Okay imza attı.
"Tecride rağmen üretmeye devam ediyorlar"
Serginin açılış konuşmasını gerçekleştiren küratör Ezgi Bakçay, sergi alanına gelenlerin sadece tablolara bakmayacağını, aynı zamanda o tabloların arkasındaki yaşanmışlıkları barındıran çok sayıda mektubu okuma fırsatı bulacağını belirtti. Görülmüştür ekibinin kurucusu ve yazar Adil Okay ise projenin felsefesini şu sözlerle özetledi:
"Amacımız politik tutsakların sesini, düşüncelerini ve üretimlerini tecrit duvarlarının dışına taşırmak. İçerideki zorlu koşullara rağmen bu insanlar şiir, söz, mısra ve fikir üretmeye devam ediyor. Elbette hepsi ressam ya da zanaatkar değil; biz de bu kez onlara doğrudan düşlerini sorduk. Farklı siyasi geleneklerden gelen 100 mahkuma ulaştık ve konsept bütünlüğü sağlayan 40 canımızdan yanıt aldık. Onların yazarak anlattığı dünyayı dışarıda yapay zekayla görünür kıldık."
Konuşmasında cezaevlerinde süre gelen hak ihlallerine de değinen Okay, çıplak arama gibi dayatmaların ve yapısal sorunların yıllardır devam ettiğini, bu tür sanatsal ve toplumsal dayanışma projelerinin içerideki sesin soluğu olmak adına hayati bir önem taşıdığını ifade etti.