Eskişehir’den yola çıkan ve günlerdir yol kat eden Doruk Madencilik işçilerinin Ankara yürüyüşü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde kritik bir evreye taşındı. Yol boyunca polis engeli ve gözaltılarla karşılaşan maden işçileri, sonunda ulaştıkları bakanlık binası önünde seslerini duyurabilmek için en sert eylem biçimlerinden biri olan açlık grevine başladıklarını ilan etti. "Zam değil, alnımızın terini istiyoruz" diyen işçiler, çözüm masası kurulana kadar yerlerinden kalkmayacaklarını vurguladı.

"Molozların altında değil, açlığın altındayız"

Bakanlık önünde toplanan madenciler adına konuşan işçiler, yaşadıkları mağduriyetin boyutlarını çarpıcı sözlerle ifade etti. 2023 deprem felaketinde kurtarma çalışmalarına gönüllü katıldıklarını hatırlatan bir madenci, "O gün molozların altındakiler 'sesimi duyan yok mu' diyordu, biz bugün açlığın altındayız ve sesimizi duyurmaya çalışıyoruz" dedi. 2022 yılından beri maaşların düzensiz ödenmesi, içeride biriken aylar süren alacaklar ve ücretsiz izin dayatmalarıyla madencinin dayanacak gücünün kalmadığı belirtildi.

Özgür Özel'den miting çağrısı: Herkesi bekliyorum!
Özgür Özel'den miting çağrısı: Herkesi bekliyorum!
İçeriği Görüntüle

Müzakere masası kurulana kadar geri dönüş yok

İşçilerin avukatı Abdurrahim Demiryürek, 2023 yılında hükümet yetkilileri tarafından verilen sözlerin tutulmadığını hatırlatarak eylemin gerekçesini açıkladı. Gözaltına alınan sendika yöneticileri ve işçilerin serbest bırakılmasını talep eden grup, üstlerini çıkararak süresiz açlık grevini başlattı. İşçilerin talepleri net: Kıdem tazminatlarının ödenmesi, özlük haklarının verilmesi, işten atılanların iadesi ve biriken tüm maaşların tek seferde yatırılması. "Türkiye Cumhuriyeti, patronlardan büyüktür" diyen işçiler, devletin bu "hak faciasına" müdahale etmesini bekliyor.

Eskişehir ve bölge ekonomisi için madencinin önemi

Eskişehir’in enerji ihtiyacının %75’ini karşılayan bir yapının parçası olan bu işçiler, sadece kendi geleceklerini değil, bölge ekonomisinin de can damarını temsil ediyor. Doruk Madencilik’teki bu belirsizlik, madenci ailelerinin yaşadığı ilçelerde esnaftan yerel piyasaya kadar geniş bir zinciri doğrudan etkiliyor. Bir evin 5 ay boyunca maaş görmemesi, yerel ticaretin durması ve toplumsal huzurun zedelenmesi anlamına geliyor. Şehrin en ağır işini yapan bu insanların yaşadığı kriz, bölgedeki sosyal dengeleri sarsmaya devam ediyor.