AKP gericiliğinin ilk saldırdığı, yasakladığı sanatçılardan: Seyfi Dursunoğlu

Seyfi Dursunoğlu, 2007 yılında Huysuz Virgin karekteriyle ekrana çıkmasının yasaklanmasına tepki göstermişti.

17 Temmuz 2020 Cuma 22:46
AKP gericiliğinin ilk saldırdığı, yasakladığı sanatçılardan: Seyfi Dursunoğlu

Huysuz Virjin karakteriyle tanınan ünlü kantocu Seyfi Dursunoğlu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Seyfi Dursunoğlu 90'larda Huysuz Virgin karakteriyle televizyon ekranlarına damga vurmuştu. Yıllarca 'Huysuz Virjin' karakteriyle ekrana çıkan Seyfi Dursunoğlu'nun programı AKP hükümetinin kontrolündeki RTÜK tarafından 2007 yılında yasaklanmıştı.

Seyfi Dursunoğlu, RTÜK'ün 'Huysuz Virgin' yasağı sonrası verdiği röportajda, "Başkalarının, bu yaştan sonra beni şekillendirme isteğine tahammülüm yok" diyen Dursunoğlu, AKP hükümetini eleştirerek "Türbanlı diye ödülünü alamayan bir genç kız var. Orada insan haklarını öne çıkararak 'Bunu yapmaya ne hakkınız var' diyorlar. Peki Türkiye tarafından 40 senedir kabul edilmiş işimi engellemeye ne hakkınız var?" demişti.

Dursunoğlu'nun o dönem Hürriyet'e verdiği röportaj şöyleydi:

Hükümeti mi eleştiriyorsunuz?

- Evet, onların görüşlerini eleştiriyorum. Öbür tarafta, türbanlı diye ödülünü alamayan bir genç kız var. Ben o olaya üzüldüm. Orada insan haklarını öne çıkararak, "Bunu yapmaya ne hakkınız var" diyorlar. Benim, bütün Türkiye tarafından 40 senedir kabul edilmiş işimi engellemeye ne hakkınız var? Burada insan hakları aklınıza gelmiyor mu?

Yurtdışında olsaydınız farklı bir yerde olur muydunuz?

- Yaptığım doğaçlama örneğini dünyada iki-üç kişi yapıyor. Bunun değerini Türkiye yeteri kadar bildi. Ben çalışmadan yaşayabilirim. Ama ben çalıştığım zaman 100 eve ekmek gidiyor. Bunların anlaşılmamış olması gözümü yaşartıyor. Yoksa gelmişim geleceğim yere kadar. Bundan sonra ne olacak ki? Bu cezayı verecekseniz, 20 yaşında verseydiniz.

 Kaç yıldır Huysuz Virjin karakterini oynuyorsunuz?

- 40 yıldır. İlk defa Huysuz olarak TRT’de ekrana çıktım. Sanırım 1976 veya 1977 yılıydı. O yıllarda Huysuz Virjin olarak TRT’ye çıkabiliyordum. Yani biz nereye gidiyoruz bilemiyorum. İnsanlar beni izlemekten son derece mutlu. 76 yaşında bir erkek, kadın kılığına girdiği zaman, sadece komik olur. Başka hiçbir şey olmaz. Bu, benim ayıbım değil. Ayıbı yapanlar düşünsün. Ben bütün mal varlığımı Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na bıraktım.

Yani vatanımın çocuklarının daha iyi yetişmesi için 40 senelik birikimimi bırakıyorum. Sonra da devlet benim için böyle bir karar alıyor. Ben şovumda siyaseti, sporu ve dini kullanmam. Yaptığım şovu herkes tarafından izlenebilir hale getirmek zorundayım. Siyasilerin de aynı düşüncede olması lazım. Herkesi memnun edecek kararları aldığın takdirde tekrar oy alabilirsin.

DÖNEMİN RTÜK BAŞKANI ZAHİT AKMAN İLE TARTIŞMIŞTI
Seyfi Dursunoğlu ekrana 'Huysuz Virgin' karekteriyle çıkmasını yasaklayan dönemin RTÜK Başkanı Zahit Akman ile NTV'de Can Dündar'ın sunduğu programda karşı karşı gelerek televizyona çıkması hakkında tartışmıştı. 

Gerçek Gündem'in aktardığına göre, ikili arasında şu konuşma geçmişti:

Seyfi Dursunoğlu: Beni bu kadar beğendiğinizi, sevdiğinizi hiç tahmin etmiyordum. Çok mutlu oldum. Bir yarım saatlik konuşma yaptınız, reyting falan indi yerlere. Bu konuşmanız esnasında bir yerde kekelediniz. Ben yarım saat içinde kekelediniz diye Zahid Akman 'kekeme' demem, diyemem. Ben de üç saatlik program içinde eğer iki tane biraz müstehcen espri yaptıysam bana da 'müstehcen espriler yapılan bir programı sunuyor' dememeniz lazım diye düşünüyorum.

Zahid Akman: Seyfi Bey, sizin bu konudaki duyarlılığınızı biliyoruz. Bu konuda daha hassas davranacağınıza da inancımız tamdır. Biz RTÜK olarak hassasiyetlerimizi doğrudan size iletme fırsatı bulduk. İnanın sektörün içinde gece-gündüz çalışarak sektörü düzenlemeye gayret ediyoruz. Bu konuda zaman zaman yanlış kararlarımız da oluyordur. Ama iyi niyetimizden herkesin emin olması lazım. 

S.D: Yani arada hatalarım da oluyor, olmuyor değil. Ama yani insanız. Hatamızla, sevabımızla bizi kabul ediyor halkımız. Siz de öyle kabul ediniz. Ben de elimden gelen çabayı sarf edeceğim.

Z.A: Karşı karşıya geliriz umarım.

S.D: İnşallah, çok isterim.

Z.A: Daha iyi bir tanışma fırsatı olur.

S.D: O zaman beni daha çok seversiniz eminim. Ben Türk halkına, Müslüman bir ülkede 40 senedir program yapıyorum ve kendimi sevdirdim. Biraz müstehcenlik de biz Türkler'de vardır. Bunu kabul etmek lazım. 

Z.A: Gece 23.00'ten sonra Seyfi Bey. İstirhamımız o.

S.D: Kalamam o saatte. Hayır hayır bunu kabul edemiyorum. Ben 76 yaşındayım Zahid Bey, geceleri o söylediğiniz saatlerde ben uyuyorum. Onun için benim daha önlerde çıkmama müsaade buyurun.

Z.A: Önlerde çıkmanıza mani hiçbir şey yok. Bir tek şey var; söyleminizde, konuşmalarınızın içeriğinde yavrularımızı rahatsız edecek bir şey olmasın. Siz de o konuda duyarlılık göstereceğinizi zaten söylüyorsunuz. O zaman sorun yok.

S.D: Bu bir randevu olsa kabul ederim de şov olarak kabul edemem. Kusura bakmayın. Ben prime-time'da program yapayım. Ama çocukları rahatsız etmeyecek şekilde olsun.

Z.A: Tamam

S.D: Böyle bir anlaşalım, olmazsa mahkemelerde karşılaşırız.

Z.A: Yalnız o kızcağızların saçını öyle bir çekiyorsunuz ki...

S.D: Çekiyormuş gibi yapıyorum. Hayır, sol tarafımdan kızı tutuyorum. Kafayı ayrıca sallıyorum. İşte siz bu incelikleri bilmiyorsunuz. Yoksa o kız kıyameti koparır.

Z.A: Keşke hep öyle basit çözümlenebilir sorunlarla karşı karşıya olsak. Ama biz bundan sonra sizinle her hangi bir sorundan dolayı karşı karşıya gelmeyeceğiz umuyorum.

S.D: Ben de öyle.

Z.A: Bu da bana ders oldu, bundan sonra RTÜK yasasıyla ilgili programa çıkmamam gerektiğini öğrendim.

Son Güncelleme: 17.07.2020 22:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.