ulaşım ağındaki dişlilerin kopmasına neden oldu. Sabah işe gitme telaşındaki vatandaş, dakikalarca hatta bazen saatlerce otobüs beklemek zorunda kalıyor. Duraklardaki yoğunluk, aracın içine adım atılamayacak noktaya ulaştığında oluşan izdiham ise her gün tekrarlanan bir kavga zeminine dönüşüyor. Ulaşım planlamasındaki bu kopukluk, kentin rutin akışını altüst etmiş durumda.
Trafik yükü sefer saatlerini imkansız kılıyor
Ulaşım Koordinasyon Merkezi kaynakları, çalışma yapılan bölgelerdeki trafik yoğunluğunun otobüslerin dönüş sürelerini olması gerekenden çok daha fazla uzattığını savunuyor. Ancak sahadaki gerçek tablo daha ağır. Sürücüler, güzergahlardaki daralmalar nedeniyle direksiyon başında manevra yapmanın imkansızlaştığını ve zaman kaybının biriken bir kartopu etkisine dönüştüğünü söylüyor. Mevcut sefer saatleri, sahadaki gerçek trafik hızıyla artık hiçbir şekilde örtüşmüyor.
Zaman ve sabır tükeniyor
Duraklarda bekleyen İstanbullular, toplu ulaşımın artık bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp bir sabır testine dönüştüğünü ifade ediyor. Vatandaşlar, mobil uygulamalardaki anlık konum verilerinin gerçeği yansıtmadığını, "geliyor" gözüken otobüslerin durak yerine trafiğin ortasında tıkalı kaldığını belirtiyor. İş yerlerinde mesai saatlerini tutturamayan çalışanlar ile dersine geç kalan öğrenciler, yaşadıkları günlük mağduriyetin yerel yönetim tarafından görmezden gelinmesinden yakınıyor.