Star yazarları sabah akşam birbirini dövüyor: Her seferinde Sümeyye Erdoğan'ın adını anarak...

İstanbul Sözleşmesi tartışılmaya devam ederken, hükümete yakın Star yazarları Fadime Özkan ve Hüseyin Gülerce de birbirine girmişti. Star'daki kavgaya bugün Star'ın bir başka yazarı Mehmet Metiner de katıldı.

Gündem 06.08.2020, 20:12
Star yazarları sabah akşam birbirini dövüyor: Her seferinde Sümeyye Erdoğan'ın adını anarak...

İstanbul Sözleşmesi AKP içerisinde bir süredir tartışma konusu durumunda. Özellikle, Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın başını çektiği İslamcı kesimden sözleşmeden çekilmesi için AKP’ye büyük bir baskı vardı.

AKP’den Numan Kurtulmuş gibi isimlerin de bu görüşü açıktan desteklemesi tartışmaları büyütmüştü. Buna karşılık yönetiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın da olduğu KADEM sert bir açıklamayla söz konusu tepkilere noktayı koymuştu.

STAR'DA KAVGA SÜRÜYOR
İstanbul Sözleşmesi tartışılmaya devam ederken, hükümete yakın Star yazarları Fadime Özkan ve Hüseyin Gülerce de birbirine girmişti.

Star'daki kavgaya bugün bir başka Star yazarı Mehmet Metiner de katıldı. Mehmet Metiner bugünkü köşesinde, "Doğruyu söylemek de çarpıtılarak sunulabiliyor" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

"O günlerde bu sözleşmeyi eleştiren hiç kimsenin varlığını hatırlamıyorum. Ne öncesinde ne mecliste kabul edilirken. Bugün sözleşme karşıtlığını şahsi kahramanlığa veya Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı bir tür güç gösterisine dönüştürmek isteyen malum zevat o gün neredeydi?" diyen Metiner, "Aradan dokuz yıl geçtikten sonra kızılca kıyamet kopartıyorlar. En fenası işi 'Erdoğan’ın/Ak Parti’nin sonu olur. Oy-moy yok!' noktasına taşıyorlar?" dedi.

"Her seferinde Cumhurbaşkanımızın muhterem kızı Sümeyye Erdoğan’ın ve dolayısıyla KADEM’in adını bizzat anarak bizim mahallemizde husumet tohumları ekmek de neyin nesidir, hangi akla hizmettir?" diye belirten Metiner, "KADEM düşmanımız mı bizim? KADEM sözleşmenin hem olumlu hem olumsuz yanlarına birden dikkat çekerek inanç hassasiyetlerimize uygun bir duruş sergiliyor" dedi.

Sözleşmenin olumlu ve olumsuz yanlarının beraber değerlendirilmesinden yana olduğunu belirten Metiner, "Sözleşmeyi topyekun zararlı gören kardeşlerimize yönelik linçten de vazgeçilmeli" derken, "Gün birbirimize diş bileme veya güç gösterme günü değil birbirimizle kenetlenme günüdür. Erdoğan/Ak Parti kaybederse hep birlikte kaybederiz, biline!" dedi.

Mehmet Metiner'in yazısı şu şekilde:

Artık yorulduk sıkıldık her bir sözümüze açıklık getirmeye.

Ne düşmanlığın şerefi kaldı ne de zahiri dostluğun.

Bazen her ikisi de aynı noktada buluşabiliyor.

Dost-düşman birbirine karışabiliyor.

Her lafın altında bir maraza arayan arızalı tipler her taşın altından çıkabiliyor.

“Ben parmaklarımla ayı gösteriyorum ama ahmaklar aya değil parmaklarıma bakıyorlar” diyen o bilge insan ne kadar da haklıymış!

Ahmaklık her surete bürünmüş: Bir bakıyorsunuz dost kılıklı, bir bakıyorsunuz düşman kılıklı.

***

Ben “İstanbul Sözleşmesi”yle ilgili bir itirafta bulundum.

Ezcümle dedim ki:

“İşbu sözleşmenin meclise geldiğinden bile haberim olmadı. Muhtemelen okumadan evet dedik. Pişmanım.”

Meclis çalışmalarını rutinini bilmeyenler ahkam kesmeye başladılar hemen.

“Nasıl okumadan el kaldırılır?”

Sanki muhalefet milletvekilleri okuyarak hayır diyorlar.

Sözleşme üzerinde bütün partilerin zaten ittifakı vardı.

Bu tür uluslararası sözleşmeler konusunda meclisteki partilerin onayı varsa zaten hiç tartışılmadan geçer.

Dolayısıyla milletvekilleri partilerinin tutumlarına göre parmak kaldırırlar.

Dediğim bundan ibaret.

Keşke o tarihte okusaydım, okumadığım için pişmanım dememin neresi yanlış veya eleştiriye açık anlamıyorum.

***

O günlerde bu sözleşmeyi eleştiren hiç kimsenin varlığını hatırlamıyorum. Ne öncesinde ne mecliste kabul edilirken. Bugün sözleşme karşıtlığını şahsi kahramanlığa veya Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı bir tür güç gösterisine dönüştürmek isteyen malum zevat o gün neredeydi? Aradan dokuz yıl geçtikten sonra kızılca kıyamet kopartıyorlar. En fenası işi “Erdoğan’ın/Ak Parti’nin sonu olur. Oy-moy yok!” noktasına taşıyorlar?

Sözleşmenin o tarihteki mimarı Fatma Şahin’e o günlerde övgüler yağdıranlar ne oldu da bugün nahoş sözlerle saldırıda bulunma gereği duydular?

Her seferinde Cumhurbaşkanımızın muhterem kızı Sümeyye Erdoğan’ın ve dolayısıyla KADEM’in adını bizzat anarak bizim mahallemizde husumet tohumları ekmek de neyin nesidir, hangi akla hizmettir?

Kendilerinde Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanımızın evlatları, partimiz ve hükümetimiz hakkında her türlü eleştiriyi yapanlar niçin kendilerine yönelik en ufak bir eleştiriden rahatsızlık duyarlar?

Madem eleştiri haktır. O vakit siz niye eleştiri karşısında düşmanlık zırhına bürünüyorsunuz?

Herkes sizi onaylamak zorunda mı, peşinize takılmak mecburiyetinde mi? Bu kibrinizle asıl yüzleşeceğinize kalkıp başkalarına laf çakıyorsunuz.

“Arkama şu kadar insanı takar yürürüm! Elimdeki belgeleri açıklarım!” demek nasıl bir hallet-i ruhiyenin ifadesidir?

Habire kendi görüşünüzü desteklemek için Allah’ın ayetlerini muarızlarınız olarak gördüğünüz kardeşlerinizin üzerine boca etmeniz de neyin nesidir?

Allah’ın ayetlerini birbirimize karşı silah olarak kullanmak din jandarmalığından öte bir anlam taşımaz.

Hem fikir özgürlüğünden bahsedeceksiniz hem Allah’ın ayetlerine uygun doğru düşünen yegane insanlar olduğunuz algısı oluşturacaksınız, nedir bu yaptığınız şey Allah aşkına!

Kimin üstüne yürüyorsunuz, kime kılıç gösteriyorsunuz?

Yeni bir Sıffin savaşı çıkartmak değilse niyetiniz lütfen üslubunuza dikkat edin.

Sadece siz bu dinin sahibi değilsiniz. Jandarması hiç değilsiniz. Eleştirdiğiniz kardeşleriniz de en az sizin kadar sözünü ettiğiniz konularda hassasiyet sahibidirler. Hele Cumhurbaşkanı Erdoğan bin kat daha duyarlıdır.

Herkes bir diğerini suçlamadan görüşünü açıklamalı. Açıkladı da. Buradan bir maraza çıkartmak niye? Bir husumet cephesi oluşturmak niye?

Biz kardeşlik hukukuna ve davamıza zarar gelmesin diye tüm taraflara kardeşane uyarılarda bulunurken birileri kalkıp kendilerini bu uyarılardan beri görüyorsa, yetmezmiş gibi bizi KADEM’ci, SÖZLEŞME’ci diye suçluyorsa ee pes doğrusu!

KADEM düşmanımız mı bizim?

KADEM sözleşmenin hem olumlu hem olumsuz yanlarına birden dikkat çekerek inanç hassasiyetlerimize uygun bir duruş sergiliyor.

Kimilerimiz de topyekun sözleşme karşıtlığı yapıyor.

Bu görüş ayrılığı KADEM’in sözleşme üzerinden eleştirilen menfi ve yıkıcı anlayışa sahip çıktığı anlamına gelmez ki KADEM’i kalkıp o birileriyle aynı karenin içine yerleştiriyorsunuz.

Yapmayın etmeyin lütfen!

Sözleşmeyi topyekun zararlı gören kardeşlerimize yönelik linçten de vazgeçilmeli.

Sözleşme üzerinden aramıza nifak sokmaya çalışanların oyununa gelmemeliyiz.

Birbirimize karşı edepli bir dil kullanmalıyız. En önemlisi de birbirimizin hukukunu korumalıyız.

Bu satırların yazarı sözleşmenin olumlu-olumsuz yanlarıyla birlikte değerlendirilmesinden yanadır. Topyekun kabul ve red çizgisinin düşünce tartışmalarını boğacağına inanmaktadır.

Sözleşmenin bahis konusu maddelerine ben de karşıyım. Kaldırılması veya tadil edilmesi mümkün olmayacaksa ülke olarak sözleşmeden çekilmemiz ama bunu yaparken de kadına yönelik ayrımcılığı ve şiddeti önleyecek geniş kapsamlı bir yasanın çıkartmamız gerektiğine inanıyorum.

Sonsöz: Gün birbirimize diş bileme veya güç gösterme günü değil birbirimizle kenetlenme günüdür. Erdoğan/Ak Parti kaybederse hep birlikte kaybederiz, biline!

Yorumlar (0)
18
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30