Demirtaş'tan Gelecek Partisi yorumu: Toplumun yegâne kurtuluş umudu sol-demokratik çizgidedir

Edirne F Tipi Cezaevi’nde 3 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, açıklamalarda bulundu.

Gündem 24.12.2019, 11:21
Demirtaş'tan Gelecek Partisi yorumu: Toplumun yegâne kurtuluş umudu sol-demokratik çizgidedir

Edirne F Tipi Cezaevi’nde 3 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, açıklamalarda bulundu. Demirtaş 'tahliyemi talep etmiyorum' sözünü açıklayarak "ben tahliyemi halktan talep ediyorum" dedi.

Demirtaş Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş daha önce kullandığı ifadelere de açıklık getirdi.

Demirtaş'ın açıklamaları şu şekilde:

AKP-MHP içeri attırdı: (“Siyasi rehineyim” sözü üzerine) Evet, biz siyasi rehineyiz. Milletvekilleri, onlarca belediye başkanı, binlerce HDP yöneticisi ve üyesi, AKP’nin siyasette çöküşünü önlemek amacıyla hapiste tutuluyor. AKP-MHP ittifakı “devletin bekası” yalanının arkasına sığınarak tüm muhalefeti ezmenin planlarını yapıp adım adım hayata geçirdi. Bizi içeri attıranlar, devlete el koyarak anayasayı askıya almış olan AKP-MHP ittifakıdır. Erdoğan, bunu meydanlarda, canlı yayınlarda söylemekten çekinmiyor bile. AKP-MHP ittifakının ortaklaştığı nokta, her türlü toplumsal farklılığı yok etmek için yürütülen ırkçı ve milliyetçi politikalardır. Dili, inancı, kimliği, yönelimi, yaşam tarzını, düşünceyi ve daha birçok şeyi tekleştirmeye çalışıyorlar. HDP gibi ağırlığı Kürtlerden oluşan, bununla birlikte tüm farklılıkların birlikte olduğu, demokratik bir çizgiyi bu nedenle bir tehlike olarak görüyorlar... Yasa ihlali anlamında tek bir suçumuz bile yoktur. AKP-MHP’nin yargıdaki uzantıları tarafından “siyasi rehine” olarak tutuluyoruz. Bunu, “Türkiye toplumunun” tamamı biliyor ama korku imparatorluğunun etkisi nedeniyle herkes söyleyemiyor. O korku imparatorluğu da yıkıldı, yıkılacak. Her şeyin cesurca konuşulacağı zamanlara çok az kaldı.

Tahliyemi halktan istiyorum: (“Tahliye talep etmiyorum” sözünün gerekçesi) Bizim “sözde tutukluluk” kararlarımızı hâkimler vermiyor ki onlardan tahliye isteyelim. Son kararı veren Erdoğan’dır. Ben de Erdoğan’dan tahliye isteyecek değilim, ben tahliyemi halktan talep ediyorum. Günü geldiğinde halk, “tüm siyasi rehinelerin” özgürlüğüne karar verecek. Bunun için halk, kendi özgürlüğünün peşinden daha çok koşmalı ve mücadele etmeli. Biz de bu mücadelenin bir parçasıyız. Zaten demokrasi ve özgürlük ile AKP-Erdoğan zihniyeti bir arada ve aynı anda var olamaz. Biri varsa diğeri yoktur. “Bizim rehineliğimiz” ise AKP’yi güçlendirmiyor, daha da zayıflatıyor.

Yargı pespaye halde: (AİHM’nin beraat kararı sonrası yeniden tutuklanması üzerine) “Siyasi kumpas” dediğimiz tam da budur işte. Yargı şu anda AKP’nin elinde pespaye bir haldedir. AKP’nin hukuk komisyonu gibi çalışan mahkemeler adalet dağıtabilir mi? 3 yıl önce AKP il yöneticisi olan bir avukat, alelacele hakim yapıldı ve bu “sözde hâkim” Sebahat Tuncel’i “yargılayarak” ona “skandal” bir ceza verdi. Şimdi biz buna yargılama mı diyeceğiz? Herkes bilmelidir ki şu anda yargı diye bir kurum yoktur, her şey tek bir kişiye bağlıdır. Dolayısıyla böyle bir düzende hiç kimse güvende değildir. Şunu da belirtmeliyim ki bu duruma karşı sesini yükseltmeyen herkes, istemeden de olsa bu adaletsizliğin suç ortağı olur. Bu nedenle sesimizi cesurca yükseltmeli ve bu adaletsiz, eşitsiz, haksız düzene artık bir son vermeliyiz.

AKP sonrasına hazırlanmalı: (2023’teki siyasi denklemler üzerine) Türkiye’nin artık AKP sonrasına hazırlanmayı ciddiyetle tartışması lazım. Ben HDP yönetimi adına konuşmuyorum ama şahsi fikrim, ayrımsız tüm muhalefet güçlerinin, asgari demokratik ilkeler etrafında ortak bir “demokrasiye geçiş programı” çıkarmak için aynı masada toplanma erdemini göstermeleri gerektiği yönündedir. Toplum, AKP sonrasında kolektif siyasi akıl ve işbirliğiyle hareket etmezse yaralarını saramaz. Aksine, yaralar daha çok kanar. 

BİR ARADA YAŞAMI SAĞLAYACAĞIZ

(Cezaevinden Türkiye yorumu) Hükümetin, yargıyı, parlamentoyu, medyayı, bürokrasiyi, üniversiteleri, iş dünyasını, sosyal yaşamı ve bütün nefes alanlarını teslim almış görüntüsü var. Ve öyle bir hava yaratıyorlar ki sanki bin yıl daha böyle devam edecek. Bakın, tüm samimiyetimle söylüyorum, AKP bitmiş, tükenmiş, çürümüş bir partidir. Bağırıp çağırıp, tehdit edip korkutmaya çalışarak bu durumlarının fark edilmesini önlemeye çalışıyorlar sadece. Cumhuriyet tarihinin en fazla suça, günaha, vebale bulaşmış siyasi anlayışından korkmayın. Bizler 82 milyon yurttaşız. El ele versek, bir defacık birleşsek bile iktidarlarını sarsarız. Konuşmaktan, eleştirmekten, protesto etmekten, yazmaktan, örgütlenmekten korkmayın. Neyse bedeli ödemekten de çekinmeyin, az kaldı çünkü. Özgürlüğün de demokrasinin de şafağındayız. İlk sandıkla tarihe gömülecekler, merak etmeyin. Bir arada, barış içinde, özgür ve eşit yaşamı mutlaka sağlayacağız. 

DAVUTOĞLU ÖZELEŞTİRİ YAPSIN

(Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni kurması üzerine) Yakın geçmişin mimarı oldukları için kendilerini yakınen tanıyoruz elbette. Program ve siyasi çizgileri bir yana, Davutoğlu’nun “dinleme” diye bir yeteneği yok. Sadece konuşur. Dinliyor gibi göründüğünde de içinden konuşmaya devam eder. Böylesi bir “stratejik dehanın” yapması gereken en anlamlı şey, geçmiş yıllar nedeniyle samimi bir özür ve özeleştiridir. Bunu yapmadan siyasette yol alabileceğini öngörmüyorum... Türkiye’nin demokratik ilkelerde buluşmaya acilen ihtiyacı var. Her siyasi akım buna katkı sunduğu oranda anlamlı ve kalıcı bir iş yapmış olacaktır. Babacan’ların ne yapacaklarını biz de dikkatle izliyoruz... Fakat şunu da samimiyetle belirtmeliyim, toplumun yegâne kurtuluş umudu sol-demokratik çizgidedir. Asıl büyütülmesi ve iktidara taşınması gereken sol bloktur... AKP sonrası iktidarda, HDP dahil, sol güçler de mutlaka olmalıdır. En makul olanı ise bu yıkım döneminin ağır tahribatlarını giderecek iki üç yıllık bir “demokrasiye geçiş koalisyonu hükümeti” kurmak olacaktır. 

Yorumlar (0)
19
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30