Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinde akciğer nakli yapan merkezler birer birer kapanıyor. Bu merkezlerin sayısı, son yıllarda 11’den ikiye kadar düştü. Akciğer nakli için sırada bekleyen 210’un üzerinde hastanın organ bulma kaygısına, ameliyat olabilmek de eklendi.

Diken'den Mesude Demir'in haberine göre Dokuz Eylül Tıp Fakültesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, İstanbul Bakırköy Sadi Konuk Araştırma ve Eğitim Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Araştırma ve Eğitim Hastanesi, Yedikule Göğüs Hastalıkları Araştırma ve Eğitim Hastanesi, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Araştırma ve Eğitim Hastanesi en son da geçtiğimiz eylülde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin akciğer nakli merkezi kapandı.

Ekiplerdeki akciğer cerrahları veya göğüs hastalıkları uzmanları ya emekli olarak ya da emekliliği beklemeden istifa ederek özel hastanelere geçti. Özel hastaneler içinde akciğer nakli yapabilen henüz yok.

Akciğer nakilleri halen sadece Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma ile Ankara Bilkent Şehir hastanelerinde sürdürülebiliyor.  

Pulmoner Hipertansiyon ve Skleroderma Hasta Derneği (PAHSSc) Başkanı Meltem Ak, sadece son kapanan Ege Tıp Fakültesi Akciğer Cerrahisi’nde 25 hastanın akciğer nakli için sırada olduğunu söyledi. İdiopatik pulmoner fibrozis hastası babasını 3 yıl önce, akciğer nakli şansı yakalayamadan kaybeden Ak, şimdi diğer hastalar için çabalıyor.

Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinin bağlı olduğu YÖK’ün sorunu görmezden geldiğini belirten Ak, şöyle devam etti: “Çok değerli hocalar kamu hastanelerinden ayrılıyor. Bir hoca ayrılınca nakil ruhsatının kuralları yerine getirilemediği için merkezler işlevsiz kalıyor, kapanıyor. Hocalar nakil merkezlerinden ayrılacaklarını haber vermelerine rağmen yöneticiler gerekli önlemleri almıyor. Gidenlerin yerine yeni uzmanlar gelmiyor. Maddi ve manevi olarak nakillere hazırlanan, ona göre yaşamlarını düzenleyen hastalar ve yakınları zor durumda kalıyor. Biz yeni merkezlerin açılmasını beklerken, mevcutlar kapanıyorlar. Yaşam ve nefes herkesin hakkı.”

'DAHA KAÇ HASTA ÖLSÜN?'

Ege Tıp Fakültesinin akciğer nakil merkezi kapandıktan sonra listesindeki hastalardan Serhat Işık’ın nakil şansı yakalayamadan öldüğünü anlatan Ak, “Sesimizi duyurmak için kaç kişi daha kaybedeceğiz?” diye sordu.

Sadece hastaları değil, yakınlarının da mağdur olduğunu belirten Ak, şunları söyledi: “Serhat Bey’in dört yaşında evladı, eşi geride kaldı. Hastalarımızın multidisipliner, deneyimli hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının yetiştiği bu merkezlerde hizmet alması gerekiyor. Hastalar hastanelerde de sahipsiz kalmaya başladı. Organ çıksa bile, nakil olabilecekleri hastaneler, ameliyatlara hazırlayacak ve yapacak ekipler yok!”

Bir başka zorluk da nakil olan hastaların takipleri. Bu merkezlerin kapanması, ekiplerin dağılması takip veya sorun (komplikasyon vs.) çıkması halinde müdahalede hastaların güçlük yaşaması demek.

SIRADA KARTAL KOŞUYOLU HASTANESİ Mİ VAR?

Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Araştırma ve Eğitim Hastanesinin akciğer nakil merkezinin de kapanacağını bizzat oradaki hekimlerden haber aldıklarını anlatan Ak, Kartal da kapanırsa tek merkez kalacak. Nakil merkezlerindeki ekipler çok değerli, özverili ancak yeterince değer verilmiyor” dedi.

Bekleme listesindeki sayıların nakillerle azalması gerektiğini söyleyen Ak, şöyle konuştu: “Çok uzun zamandır organ bekleyen hastalar var. Zaten nakil için çok sayıda kriterin tutması gerekiyor. Akciğer zor bulunuyor. Üzerine bir de nakil merkezlerinin kapanması sorunu eklendi. Organ bağışın dilediğimiz kadar artıralım, nakledecek ekipler olmadığında organlar çöp olur. Koşuyolu iyi bir merkez, kapanmamalı.”