Yaşam

40 derecede işçi çalışıyor izin tartışması büyüyor

Termometreler 45 dereceyi devirirken, açık alandaki emekçiler için çalışma hayatı artık bir hayatta kalma mücadelesi. Yetkililer ise "saatleri değiştirin" çağrısından öteye geçemiyor.

Abone Ol

Güneş altında ter döken işçiler için çarklar durmuyor. Şehir merkezlerinde asfalt döken, inşaatlarda ter döken veya tarım arazilerinde hasat yapan binlerce kişi, şu günlerde 45 dereceyi bulan sıcaklıkla mücadele ediyor. İş güvenliği yasaları ise bu "aşırı sıcak" gerçeği karşısında sessiz kalıyor.

Patronların esnekliği vicdana mı kaldı?

Mevcut mevzuatta, aşırı sıcakta çalışmayı yasaklayan veya zorunlu mola getiren tek bir bağlayıcı madde yok. İşçiler, ya saatlerce güneş altında çalışıp sağlıklarını tehlikeye atacak ya da işinden olacak. Sahadaki gözlemlerimiz, birçok işyerinde saatlerin geceye veya sabaha çekilmediğini; işverenlerin üretimi, işçi sağlığının önüne koyduğunu gösteriyor.

Uzmanların "felaket" uyarısı neden duyulmuyor?

İş sağlığı uzmanları, bu sıcaklıkların kalp krizi ve güneş çarpması riskini katladığını haykırıyor. Ancak yönetim kademelerinden gelen tek şey "öğlen dışarı çıkmayın" uyarısı. Peki, ekmeğini güneşin altında kazanan işçi ne yapacak? Sistemin cevabı yok. Çalışma saatlerini yasal bir düzene bağlamayan, sadece "tavsiye" veren bir sistemde, işçinin tek güvencesi kendi bedeni.

Yeni bir düzenleme şart

Sokaktaki işçinin sesi net: "Sıcaklar 40 dereceyi geçince çalışma durmalı veya saatler değişmeli." Sadece iyi niyetli işverenlerin inisiyatifine bırakılan bir çalışma düzeni, artık sürdürülebilir değil. Eğer bu bir "doğa olayı" ise, işçiyi bu olaya karşı koruyacak yasal kalkanın da vakti çoktan geldi.

{ "vars": { "account": "G-9KFVFXJPJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }