İstanbul Alibeyköy'de Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi Müdürü İbrahim Oktugan’ın 5 ay önce uzaklaştırma cezası almış bir öğrenci tarafından silahla vurulmasının ardından yaşamını yitirmesi olayına tepkiler çığ gibi büyüyor. Eğitim sendikaları, üyelerine ve meslektaşlarına çağrıda bulunarak bugün için siyah giyinmelerini ve siyah kurdele takmalarını, 10 Mayıs'ta da iş bırakmalarını istedi.

Eyüpsultan ilçesine bağlı Alibeyköy semtinde dün sabah saatlerinde yaşanan olayda Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi Müdürü İbrahim Oktugan (74), 5 ay önce uzaklaştırma cezası alan 18 yaşındaki Y.K. tarafından odasında silahla vurularak ağır yaralanmış, hastaneye kaldırılan Oktugan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.

GÜVENLİK KAMERA GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Y.K. olay sonrası gözaltına alınırken, olay anına ilişkin güvenlik kamera görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, bir grup genç tarafından okul kapısında karşılanan Y.K'nin daha sonra gençlerden birinin kapıyı açmasıyla içeriye girdiği görülüyor. Olayı gerçekleştirdikten sonra ise  Y.K’nin hızla adımlarla kapıya yöneldiği, daha sonra silahını belinden çıkarıp yeniden beline sokarak koşar adımlarla okuldan uzaklaştığı kameraya yansıyor.

SALDIRGAN IRAK KÖKENLİ

Irak kökenli olduğu ve Türk vatandaşlığı aldığı öğrenilen Y.K’nin "taksirle yaralama" 6136 sayılı Ateşli silahlar ve Bıçaklar hakkındaki Kanun'a muhalefetten suç kaydının bulunduğu ayrıca "kayıp kişi" olarak arandığı ortaya çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri olayla ilgili incelemenin sürdüğünü belirtti.

EĞİTİM SENDİKALARINDAN TEPKİ YAĞDI

Olaya tepkiler çığ gibi büyürken, Özel Sekrör Öğretmenleri Sendikası, Eğitim-İş ve Eğitim-Sen, sosyal medya hesaplarından tüm sendika üyelerine ve meslektaşlarına çağrıda bulunarak, bugün için siyah giyinmelerini ve siyah kurdele takmalarını istedi. Eğitim sendikaları ayrıca 10 Mayıs Cuma günü iş bırakacaklarını, Ankara’da Adalet Bakanlığı önünde, diğer illerde de adliye binalarının önünde basın açıklaması yapacaklarını da duyurdu.

EĞİTİM-İŞ: ARTIK YETER! YAŞAMAK İSTİYORUZ

Eğitim-İş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Eğitim emekçileri olarak kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz. Artık yeter, yaşamak istiyoruz.

Eğitimde şiddete karşı çıkmak için, 8-9 Mayıs tarihlerinde iş yerlerimize siyah giyerek ve kokartlarımızla gidiyoruz. 10 Mayıs Cuma günü iş bırakıyor ve Ankara’da Adalet Bakanlığı önünde Genel Merkez düzeyinde, illerde şube ve temsilcilikler düzeyinde adliye binalarının önünde basın açıklaması yapıyoruz. Eğitim iş kolunda örgütlü tüm sendikaları ve kamuoyunu birlikte şiddete karşı daha yüksek tepki göstermeye çağırıyoruz."

EĞİTİM-SEN: ÖFKELİYİZ, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ACİLEN HAREKETE GEÇMELİ

Eğitim-Sen de sosyal medya hesabından okulda şiddet olaylarının durması için Milli Eğitim Bakanlığını acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırdı. "Öfkeliyiz. Okulda şiddet bir meslektaşımızı daha aramızdan aldı" başlıklı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İstanbul'un Eyüp ilçesinde bulunan özel bir okulda müdür olarak görev yapan emekli öğretmen İbrahim Oktugan'ın bir öğrencisi tarafından öldürülmesi hepimizi derinden üzmüştür. Toplum olarak hayatımızın her aşamasında evde, sokakta, iş yerlerinde her gün karşı karşıya kaldığımız şiddet olgusu okullarımızı da sarmalamış, eğitim emekçilerini de şiddetin hedefi haline getirmiştir. Son olarak İstanbul'da yaşandığı gibi ölümle sonuçlanan ağır sonuçların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkiye'nin her yerinde eğitim kurumlarında birbirine benzer şekillerde eğitim emekçilerini hedef alan şiddet olaylarının yaşanması, şiddetin arkasındaki nedenlerin ortaya çıkarılmasını, eğitim kurumlarında eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasını gerektirmektedir. Yaşanan bu şiddet olayları adeta bir bakanlık politikasına dönüştürülen eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırılmasından ayrı düşünülemez. Bugün bir eğitim emekçisini hayattan koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci ya da veli oluşu, ne de öğrencinin uyruğu ile ilgilidir. Bizzat Bakan'ın yaptığı açıklamalarla eğitim sisteminin tüm başarısızlığının nedeni olarak öğretmenlerin gösterilmesi, CİMER uygulamasının velilerin elinde bir sopaya dönüştürülmesi, MEB'in eğitimde yaşanan tüm sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmeni ve idarecileri veli ve öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.

Okullarda yaşanan şiddetin ve öğretmenlere yönelik saldırıların önlenebilmesi, öncelikle her fırsatta öğretmenleri, eğitim emekçilerini hedef haline getiren politika ve uygulamalara son verilmesinden geçmektedir. Okulda şiddet olaylarının durması için Milli Eğitim Bakanlığını acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara rağmen alınmayan önlemler nedeniyle dün 40 yılını çocukların eğitimine adamış bir öğretmen arkadaşımızı, maalesef Bakanlığın ideolojik örgütlenme alanına çevirdiği, yapboz tahtasına dönüştürdüğü eğitim politikalarının sonucu olarak kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyor, İbrahim Oktugan öğretmenimizin ailesi başta olmak üzere tüm meslektaşlarımıza ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.”