Toplumsal Haber Merkezi

Çankaya, Atatürk'ün evinin ve kabrinin bulunduğu ilçe olması dolayısıyla Ankara ve Cumhuriyetçi yurttaşlar için özel bir önem taşıyor. 

Bu ilçe aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Ankara'daki kalesi olarak biliniyor.

14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri'nde bu ilçede Ergenekon ve diğer kumpas davalarının Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in CHP listesinden aday gösterilmesi büyük tepki toplamıştı.

Yerel seçimlerde CHP'nin Çankaya'da kimi aday göstereceği yine tartışılmaya başlandı. Adaylığını açıklayan ilk isim YARSAV Onursal Başkanı ve duayen hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu oldu.

Gazeteci Zülal Kalkandelen, Cumhuriyet'teki bugünkü köşesinde Eminağaoğlu'nun adaylığını yazdı.

Kalkandelen, "Sadullah Ergin travmasını giderme fırsatı" başlıklı yazısında şunları kaydetti:

Belediye başkanı adaylarının belirlenmeye başladığı bu dönem, partilerin yönetim kadroları açısından bir güvenilirlik testi de olacak. Bakalım söylemleri ile seçtikleri adaylar birbirini tutacak mı? 

Doğal olarak kurultay sonucunda yeni bir yönetime sahip olduğu için akla ilk CHP geliyor. Bakalım kısa bir süre önce tamamen yenilendikleri iddiasıyla halka seslenen CHP’nin adayları kimler olacak?

Ankara Büyükşehir Belediyesi için Mansur Yavaş ile devam edecekler ama özellikle Çankaya’da belirlenecek aday ayrı bir önem taşıyor. Çünkü Çankaya, Anadolu Devrimi’nin merkezi ve laik Cumhuriyetin kalesidir. Ama 31 Mart seçimlerindeki önemi bunlarla sınırlı değil. 

"‘HELALLEŞME’ NELERE KADİR!"

CHP’nin 14 Mayıs’taki genel seçimde Ankaralı seçmenlerin önüne eski AKP’li Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i Çankaya’dan aday göstermesi, tarihine bir siyasi utanç olarak geçti. İstedikleri kadar “O, DEVA Partisi’nin adayıydı, ittifak koşulları nedeniyle CHP listesinden aday gösterildi” desinler, CHP seçmeni, öyle bir duruma düşürüldü ki birçok okuyucumun, “CHP bizi bir siyasal İslamcıya oy vermeye mecbur bıraktı!” diyerek isyan ettiğine ve tüm ülkede tepki gösteren Cumhuriyetçi seçmenlerin bu nedenle sandığa gitmediğine tanık oldum. Aslında yaşanan, bir tür Ekmeleddin İhsanoğlu olayıydı. 

Kılıçdaroğlu, 2010’da CHP grup toplantısında yaptığı bir konuşmada, Sadullah Ergin’i “Bu ülkenin talihsizliği ne? Ali Dibo’cudan adalet bakanı olur mu? Sen uygar bir toplumda adalet bakanı değil, milletvekili olamazsın!” diyerek eleştirse de onun tekrar milletvekili olmasına aracı olmakla kalmadı, Çankaya’dan birinci sırada aday yaptı.

Ergin’in tepki çekmesinin en önemli nedeni, bakanlığı döneminde süren Ergenekon ve Balyoz davalarının yanı sıra çok sayıda gazetecinin tutuklanmasıydı. 14 Mayıs’ta siyaset Çankaya’da işte böyle kirletildi.

"ÇANKAYA İÇİN VERİLECEK KARAR TÜM ÜLKEDE YANKILANIR"

Bu kiri temizlemek için CHP yönetiminin önünde bir fırsat var. Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, 31 Mart’taki seçimlerde, Çankaya Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıkladı. 

Eminağaoğlu, AKP ve FETÖ yüzünden sekiz yıl boyunca soruşturma, ceza ve sürgün hayatı yaşamış, 2015’ten bu yana davet aldığı partide sekiz yıl dışarıda tutulmuş, Sadullah Ergin ile yargı bağımsızlığı ve adalet için çok mücadele etmiş ve bedel ödemiş bir yargı mensubu. CHP yönetimi, madem partinin kapılarını açtığını söylüyor öyleyse bunun gereğini de yapmalı. 

Eminağaoğlu gibi laikliği ve Cumhuriyet değerlerini ödünsüz savunmasıyla tanınan ve otuz yılı aşkın bir süredir o ilçede yaşayan bir aydın, Çankaya belediye başkanlığı için aday gösterilirse, bunun etkisi sadece o ilçe ile sınırlı kalmaz, tüm ülkedeki Cumhuriyetçi seçmenlerde olumlu yankılanır. Sadullah Ergin’in CHP’den milletvekili adayı gösterilmesiyle oluşan büyük tepki hafife alındığı için sandığa gitmeyenler bu şekilde yeniden kazanılabilir.