Zaferdi, darbe oldu: Bunlarda hiç utanma da yok

‘İstanbul’da Ak Parti klasiği: Cumhur İttifakı’nın Türkiye genelinde yüzde 52 oy aldığı seçimde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yüzde 49.6 ile Binali Yıldırım oldu.

Teşekkürler İstanbul: Seçim çalışmaları sırasında 370 bin adım atarak İstanbul’u 2 kez yürüyecek kadar mesafe kat eden Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Milletimiz ‘beka’ dedi: Başkan Erdoğan seçim sonuçlarının Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışanları hüsrana uğrattığını vurguladı.”

Yazılanlardan anlaşılacağı gibi bunlar bizim sözlerimiz değil, havuzdan gelen su kabarcıklarının sesi. Doğrudan, harfi harfine 1 Nisan tarihli Star gazetesinin kapağında yazanlardan sadece birkaçı. Birincisi, AA veri akışını durdurduğunda Binali Yıldırım’ın oy oranı 49,6 değil 48,7’ydi. Star, Erdoğan’ın oradan oraya atayıp durduğu Binali Yıldırım’ın kazanacağından ne kadar eminmişse demek ki, sonuç beklemeden basmışlar gazeteyi. Diğer gazetelerde de durum üç aşağı beş yukarı aynı…

Star’ın ve diğer ‘benzer’ gazetelerin 1 Nisan kapaklarında bir coşku bir coşku, sormayın gitsin. Ankara’yı, Antalya’yı, Adana’yı kaybeden, kaybettikleri şehirlerin hepsinde oransal olarak çöküş yaşayan, kıyılarda tutunamayan, ortaklığın oylarını yüzde 60’lardan 50’ye düşüren sanki AKP ve MHP değilmiş gibi. Kaldı ki, İstanbul AA son verilerine göre kazanılmış gibi görünse bile aradaki oy farkı birkaç bindi ve sandıkların hepsi daha açıklanmamıştı.

İşte her gecenin elbet bir sabahı var! Sabah olmuş ve bir bakmışsın koskoca İstanbul’u kaybetmişsin… İstanbul’un en uzun gecesinde, CHP’li İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yarım saatte, yeri geldi 5-10 dakikada bir basın açıklaması yaptı. ‘Ben kazandım’ diyen Yıldırım’a, halktan aldığı vergilerle yayın yapıp sonuçları manipüle etmeye kalkan devlet ajansına, YSK’ya, AKP yöneticilerine ‘Ben buradayım, vazgeçmeyeceğim’ mesajı vermeseydi, bir köşeye sinip usulsüzlükleri usul usul izleseydi havuz fokurtusu artarak devam edebilirdi.

Ancak bu oyun 31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan o uzun gecede bozuldu. Gece boyu protesto edilen AA, 1 Nisan sabahı kaldığı yerden veri akışına devam etmek zorunda bırakıldı, YSK Başkanı ise çıkıp ilk oy sayımına göre Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını açıkladı. Havuz fokurtusu da buraya kadardı işte.

Zafer nidaları bir anda kesildi. ’31 Mart Zaferi’ diye manşet atan gazete(ler), bir anda ‘Sandıkta darbeyi kim örgütledi’ sözleriyle çıktı. Neymiş, “Türkiye tıpkı Gezi kalkışması gibi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz’da olduğu gibi 31 Mart’ta da sandık üzerinden darbeye maruz kaldı. Organize hırsızlık ve hile yöntemiyle oylar üzerinden milli irade teslim alınmak istendi” imiş.

Adayın bile yenilgiyi kabul edip köşesine çekildiği bir ortamda köyün delisi gibi kendilerini ortaya atanlar, sokaktaki, seçim kurulları önündeki gerilimi de körüklüyorlar. Halkın sandıktaki zaferini, AKP’ye verdiği demokrasi dersini 15 Temmuz’la bir tutmak ayıptan da öte, bir siyasi tetikçiliği temsil ediyor. Oyları tekrar sayılan İstanbul’un birçok yerinde Binali Yıldırım’ın değil, Ekrem İmamoğlu’nun oyları artıyor. Yoksa bu darbe, itiraza yeltenen AKP’nin kendi kendisine yaptığı bir darbe mi?

Evet bu hukuki bir süreç. Mahir Ünal dün ”CHP bu hukuksal süreçten niye rahatsız oluyor” diye soruyor. CHP’de hukuki süreçten rahatsız olan var mı, ben görmedim. İmamoğlu’nun da altını kalın kalın çizdiği gibi rahatsız olunan şey, devletin ajansının taraf tutması, onu gören havuzun provokasyona girişmesi ve seçim kurulları önündeki linç girişimleri.

Böyle yıldıramayacaksınız, benden söylemesi. O nedenle daha fazla ayak diremenin bir faydası yok. Mesele ‘inat’sa, Ekrem İmamoğlu’nun inadını hepiniz gördünüz. Hiç göremediğimiz o olgunluğun zamanı şimdi.

Erdoğan’ın İstanbul ve Ankara’yı kaybettiren hatası

Bir itirafla başlamak gerek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandığı onca kez tespit edilen ve sonunda mazbatasına kavuşarak belediyeye adım atan Ekrem İmamoğlu'nun seçileceğini pek...

Binali’nin yediği fırça

31 Mart yerel seçimlerinin 17. günü Millet İttifakı'nın adayı CHP’li İmamoğlu mazbatasını aldı… 29 Mart’ta söylemiştim, Adam inatçı, Adam genç, Adam “hak, hukuk, adalet” diyor. Adam “oy namus” diyor. Öyle...

İnsan neden hayvana işkence yapar

İnsanın şiddete olan eğilimi, küçük yaşlarda oluşmaya başlar. Eğer birey kendisini geliştiremez, duygularını kontrol altına alamazsa yeryüzündeki en korkunç varlığa dönüşebilir. Bir insan öldürmenin...

Erdoğan’ın İmamoğlu ile alıp veremediği

Yıl 1908… II. Abdülhamit istibdadı yıkıldı. II. Meşrutiyet ilan edildi… Türkiye 1908- 1918 arasında 10 yıl meşrutiyetle yönetildi. Atatürk 1923’te halk yönetimi olan cumhuriyeti kurdu. Cumhuriyet’in 79’uncu yılı 2002’de parlamentodaki üstünlüğü...

‘Konuşan kafasına tokmağı yer’ süreci

Gece saat 3 sularında, kapıya dayanıyor polisler. Çaldıkları kapı, ülkenin yetiştirdiği önemli iktisatçılardan birinin kapısı. Gözaltına alıyorlar, neymiş bir video paylaşmış falan fistan... Mustafa Sönmez'den...