Yusuf Fidan yazdı: Türkiye’nin Uluslararası Karnesi (1)

Dünyadaki tüm eğitim sistemlerinde, bilindiği gibi öğrencinin başarısının mutlaka bir tespiti yapılır. “Ölçme-değerlendirme” denilen bu raporlama farklı şekillerde uygulanabilir, ancak tüm bu değerlendirmeler öğrencinin diğer öğrencilerle kıyaslanması esasına dayanır. Böylece hem eğitimin başarısı, hem de her bir öğrencinin gurup içindeki performansı objektif kriterlerle tespit edilmeye çalışılır.

Kıyaslama olmadan mevcut durumun gerçek niceliği, niteliği, değeri anlaşılamaz. Burada hemfikirsek tüm ülkelerin dünyadaki diğer ülkelere göre farklılıklarının objektif ölçme ve değerlendirmelere tabi tutulabileceği konusunda da anlaşabiliriz.

Zaten “bu uluslar arası değerlendirme ölçütlerini ve sonuçlarının biz kabul etmiyoruz” derseniz, dünya da sizi bir kenara koyar, orada kalırsınız. Dış yatırım, dünya pazarları, global sermaye piyasaları, yabancı kaynak gibi dertleriniz olmaz, kendi yağınız ile kavrulursunuz. Dünyada bu tanıma giren ülke olarak sanırım tek Kuzey Kore kaldı.

Ülkemizin farklı konularda yayımlanan uluslararası değerlendirmelerdeki yerini farklı araştırmalar ortaya koyuyor. Bunlara bir göz atarak, iktidarlarımızın performansını ortaya koymak hiç zor değil. 17 yıldır tek başına bu ülkeyi yöneten AKP hükümetleri ülkemizi nereden nereye getirmiş, bunları herkesin bilmeye hakkı var değil mi?

İki bölüm halinde yayımlamayı planladığım bu inceleme yazısında Türkiye’nin demokratik özgürlükler, basın özgürlüğü, ekonomik ve insani refah ve özgürlükler düzeyi, eğitim düzeyi ve yolsuzlukların yaygınlığı başlıklarında yapılan 6 ayrı objektif araştırma raporlarından bahsedeceğim.

Daha fazla detaya ulaşmak isteyen okurlar, yazıda farklı renkte görülen kelimelerin üzerine tıklayarak ilgili raporlara ulaşabilirler.

İki bölümlük yazımın ilkinde, 6 ayrı uluslararası araştırmanın 4 tanesinden bahsedeceğim, devamı ve ortak değerlendirme bir sonraki yazımda yer alacak.

FREEDOM HOUSE; TÜRKİYE ARTIK ÖZGÜR OLMAYAN ÜLKE

Washington merkezli Freedom House (Özgürlük Evi) adlı düşünce kuruluşu, 2018 Dünyada Özgürlükler Raporu’nda Türkiye’yi ilk kez ‘kısmen özgür’ ülkeler arasından “özgür olmayan ülkeler” kategorisine aldı.

2018 notu önceki yıla göre 6 puan gerileyen Türkiye, son 10 yılda (34 puan gerilemeyle) en çok puanı düşürülen ülke oldu.

Raporun Türkiye bölümündeki Genel bakış başlıkta: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Partisi (AKP) 2002’den bu yana iktidar partisi oldu. İlk baştaki liberalleştirici reformlardan sonra hükümet, son yıllarda siyasi hakları ve medeni hakları artan bir şekilde göz ardı etti. Azınlık hakları, ifade özgürlüğü, ortak haklar, yolsuzluk ve hukukun üstünlüğü alanlarında ciddi suistimaller yapıldı” deniyor.

Değerlendirmede, Türkiye’nin ‘özgür değil’ kategorisine düşürülmesi şöyle gerekçelendirildi: “Tüm güçleri cumhurbaşkanlığında toplayan, derinden kusurlu anayasa referandumu, seçilmiş belediye başkanlarının hükümet tarafından atananlarla toplu olarak değiştirilmesi, insan hakları aktivistlerine ve diğer ‘devlet düşmanı’ olarak nitelenen kişilere yönelik keyfi kovuşturmalar, devlet memurlarına yönelik devam eden temizlik operasyonları.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet ve toplum üzerinde kişisel kontrolünü dayatmak için uğraştığını belirten rapor “muhalif olarak algılanan kişilere karşı baskıcı uygulamalar genişletilip yoğunlaştırıldı, bu durum Türk vatandaşları üzerinde vahim sonuçlar yarattı” dedi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ RAPORUNA GÖRE DÜNYADA SONLARDAYIZ

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2018 “Basın Özgürlüğü Raporuna” göre 180 ülke arasında 157’inci sıradayız. Rapora göre; Zambiya, Uganda, Afganistan, Gambia, Angola, Katar, B.A.E, Ürdün, Pakistan gibi gelişmemiş ülkeler bizden daha özgür basına sahipler.

Merkez medyanın kalmadığı, yazılı ve görsel iletişim araçlarının % 95’inin iktidar kontrolünde olduğu düzende, bu rapor hiç şaşırtmadı bizi tabi ki.

LEGATUM INSTİTUT EKONOMİK VE İNSANİ REFAH ENDEKSİ

Londra merkezli Legatum Institute, tüm dünyanın ekonomik ve insani refahını ölçen tek bir endeks yayınlıyor. Bu endeks yayınlanmaya başladığı 2007 yılından bu yana Türkiye listede 22 sıra düşmüş. Yani 2007’de 71’inci sırada iken, 11 yıl sonra 2018’de 149 ülke arasında 93’üncü sıraya gerilemiş bulunuyoruz.

Bizden çok daha demokratik bulunan ülkeler arasında Surinam, Bahreyn, Kuveyt, Umman, Namibya, Kazakistan, Moğolistan, Kırgızistan, Gana; Nepal, Ürdün gibi geri kalmış ve 3. Dünya ülkeleri var.

Refah Sütunu sıralamasında Türkiye, Kişisel Özgürlüklerde en düşük puanları almış. Her parametrede ciddi düşüşler var yıldan yıla, örneğin Sosyal Sermayede 60 sıra birden düşüş olmuş. Rapora göre Türkiye 149 ülke arasında;

* İş gücü ve altyapısında 96’ıncı,

* Demokrasi, politik katılım ve hukukun üstünlüğünde 93’üncü,

* Eğitim ve insan sermayesinde 83’üncü,

* Ulusal ve kişisel güvenlikte 110’uncu

* Kişisel özgürlükler ve hoşgörüde 113’üncü

* Sosyal sermaye, sivil katılımın gücünde 100’üncü

* Doğal çevre kalitesi ve korumasında 75’inci sıradayız.

2019 ULUSLARARASI EKONOMİK DEĞERLENDİRMESİ; TÜRKİYE “BİRAZ ÖZGÜR”

Heritage.org’un “Ekonomik Özgürlükler Raporu” (Index Of Economic Freedom), Dünya’da yatırım yapacak uluslararası girişimcilere yönelik ülkelerin profillerini ortaya koyuyor.

Ülkelerin özgürlükler kategorisinde 5’e ayrıldığı raporda Türkiye “biraz özgür” denilen 3’üncü gurupta yer alıyor. Bizim için biraz daha insaflı davranmış olan 2019 raporuna göre; Türkiye 64,6 puanla 68’inci sırada yer aldı.

Türkiye’nin genel puanı 2019’da 0,8 puan düştü, Avrupa bölgesindeki 44 ülke arasında 33. Sırada yer aldı, genel puanımız bölgesel ortalamanın oldukça altında. Raporda ülkemiz ile ilgili notlar şu şekilde;

* Hükümetin Başkanlık Sistemine geçişiyle ortaya çıkan siyasi türbülans, iş ve yatırım ortamını iyileştirmek için gereken ekonomik reformları engelledi.

* Kritik zorluklar arasında hükümette şeffaflık eksikliği ve hukukun üstünlüğünün aşınması bulunmaktadır.

* Yargı sistemi ağır şekilde bozuldu ve siyasi etkiye karşı daha duyarlı hale geldi, etki altına alındı.

* Yaygın yolsuzluk ve kayırmacılık hükümette ve günlük yaşamda sürüyor.

* Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Partisi (AKP) İslamcı bir gündemi zorladı ve demokrasiyi aşındırdı.

* İç politika belirsizliği, popülist harcamalar, devlet müdahaleciliğinin arttırılması finansal piyasada oynaklık yaratmakta ve ekonomik görünümü olumsuz etkilemektedir.
Böyle bir rapora bakan uluslararası yatırımcı Türkiye’ye gelir mi? Zaten gelmiyor, önceden gelmiş olanlar da kaçmanın yollarını arıyor.

Ele aldığım konu bu köşenin boyutlarını aşacağından, bir sonraki yazımda başka iki araştırmadan veriler aktarıp tahlil ve değerlendirme yapmaya çalışacağım.
Yazımı beğendiyseniz lütfen dostlarınızla paylaşın. Yusuf FİDAN

Yusuf Fidan’ın daha eski yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Erdoğan’ın İstanbul ve Ankara’yı kaybettiren hatası

Bir itirafla başlamak gerek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandığı onca kez tespit edilen ve sonunda mazbatasına kavuşarak belediyeye adım atan Ekrem İmamoğlu'nun seçileceğini pek...

Binali’nin yediği fırça

31 Mart yerel seçimlerinin 17. günü Millet İttifakı'nın adayı CHP’li İmamoğlu mazbatasını aldı… 29 Mart’ta söylemiştim, Adam inatçı, Adam genç, Adam “hak, hukuk, adalet” diyor. Adam “oy namus” diyor. Öyle...

İnsan neden hayvana işkence yapar

İnsanın şiddete olan eğilimi, küçük yaşlarda oluşmaya başlar. Eğer birey kendisini geliştiremez, duygularını kontrol altına alamazsa yeryüzündeki en korkunç varlığa dönüşebilir. Bir insan öldürmenin...

Erdoğan’ın İmamoğlu ile alıp veremediği

Yıl 1908… II. Abdülhamit istibdadı yıkıldı. II. Meşrutiyet ilan edildi… Türkiye 1908- 1918 arasında 10 yıl meşrutiyetle yönetildi. Atatürk 1923’te halk yönetimi olan cumhuriyeti kurdu. Cumhuriyet’in 79’uncu yılı 2002’de parlamentodaki üstünlüğü...

‘Konuşan kafasına tokmağı yer’ süreci

Gece saat 3 sularında, kapıya dayanıyor polisler. Çaldıkları kapı, ülkenin yetiştirdiği önemli iktisatçılardan birinin kapısı. Gözaltına alıyorlar, neymiş bir video paylaşmış falan fistan... Mustafa Sönmez'den...