Yüksek Seçim Kurulu adaylardan ruh sağlığı raporu almalı

Türkiye, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere giderken Narsizm hastalığına yakalanmış siyasi figürlerden kurtulabilecek mi?

“Narsisizm” terimi psikoloji literatürüne ilk kez 1898 yılında girmiştir.

Psikoloji araştırmalarında insanın kişiliğini bulması için gerekli bir öğe olarak görülmekteyken son veriler bu kavramı bir kişilik bozukluğu olarak açıklamaktadır.

Narsisizm hayatımızın içerisinde zayıf benliğimizi ortadan kaldıran bunun yerine mükemmeliyetçi kimliğimizi ortaya çıkararak her ortamda kendine hayran bırakılmasını isteyen bir kişilik bozukluğuna sebep olmaktadır.

Bu kavramdan doğan narsistik kişilik bozukluğu; çok önemli, üstün ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ilişkin yaygın bir duygu, beğenilme gereksinimi ve eş duyum yapamama ile belirli bir kişilik bozukluğudur.

SUDAKİ YANSIMASINA AŞIK OLAN NARKİSSOS

Narsisizmin kökeni mitolojik karakter Narkissos'tan gelir. Efsaneye göre suda yansımasını gören Narkissos, kendine aşık olmuştur. Saatlerce su başında kalıp, kendi yansımasına hayran kalmıştır. Kendisine bakan bu yansımaya sarılmak isteyen Narkissos, o an suya düşer ve boğularak can verir. Bu mite göre esasen narsistlerin durumu açıklanmaktadır.

24 Haziran seçimlerine giderken ülkeyi yönetmeye talip olan A ya da B partisinden aday olanlara tarafsız bir şekilde bir bakın. Eminim birçoğu üsteki tanımlara uymaktadır.

Peki, ne yapmalı?

Özellikle parti üyeleri bu tanımlara uyan aday ve aday adayları için parti yetkili kurullarına baskı yapıp uyarmalılar. Aksi halde hangi parti iktidara gelirse gelsin halka karşı hiçbir faydaları olmayacaktır.

Çünkü seçilen bu yönetici ve milletvekilleri yukarıdan aşağıya doğru Narsisizm hastalığına yakalanmış millete tepeden bakan figürler olacaktır.

İşte tam da burada Yüksek Seçim Kurulu’na çok büyük görev ve sorumluluk düşmekte.

Nasıl bir sürücü ehliyeti almak için bile birçok evrak ve sağlık raporu isteniyor ise ülkeyi yönetmeye talip olan adayların da tam teşekküllü bir devlet hastanesinden ruh sağlığıyla ilgili yeterlilik raporu istemeli.

Ruh sağlığı yerinde olmayan birçok lider ile milletvekillerinin yanı sıra yerel yöneticilerin milyonlarca kişinin izlediği ekranların karşısına ve alanlara çıkıp kavgada bile söylenmeyecek kelimeleri sarf etmeleri göz bebeğimizden bile esirgediğimiz çocuklarımızın psikolojilerini bozmakta…

Yurttaş olarak bu hastalıklı figürlerin yeniden seçilmelerine izin vermemeliyiz.

Ülke siyasetindeki kalite ve seviyenin yükseltilmesi için Yüksek Seçim Kurulu’nun olmazsa olmazı tam teşekküllü bir devlet hastanesinden ruh sağlığı raporu istemeli…

Benden söylemesi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner72

banner78