7036 sayılı yasa ile İş Kanununun 21. maddesinde yapılan değişiklikle mahkeme veya özel hakem, işe iade davasının sonuçlarından olan “işe başlatmama tazminatı” ile “yargılamada geçen sürenin en çok dört aylık ücret ve diğer haklarını” dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyecektir. Önceden işe iade davalarında işe başlatmama tazminatı işçinin işe başlatılmadığı tarihteki emsal işçi ücreti neyse ona göre belirleniyordu.

Aynı yasa ile İş Yasasının 91/2 maddesinde işçiler aleyhine yapılan değişiklikle; devlet; “çalışma hayatının denetim ve teftişi” yetkisini ancak iş sözleşmesi devam eden işçiler yönünden kullanacak.Yani devlet; işten çıkartılan işçilerin alacak vb. şikâyetleriyle ile ilgili işverenler hakkında denetim ve teftiş yapmayacak. Bir başka anlatımla işten çıkartılmış işçiye;“git başının çaresine bak”denilerek, arabuluculara yönlendirilmektedir.

Örneğin; yasanın yürürlüğe girmesinden ALO 170 hattını arayan işçilere sorulan ilk soru; “halen çalışıyor musunuz? Ya da işten ayrıldınız mı?” olmaktadır. İşçi işten çıkartılmışsa ALO 170 şikayeti kabul etmemektedir.

4857 sayılı iş yasasına eklenen “Ek Madde 3”le zamanaşımı sürelerinde işçi aleyhine değişikliklere gidilerek; İhbar ve Kıdem Tazminatı, Kötüniyet ve Eşit Davranmama Tazminatı alacaklarında şimdiye kadar on yıl olan zamanaşımı süresi beş yıla indirilmiştir. Bu beş yıllık süre maddenin yürürlüğü girdiği tarihten sonraki fesihlerde uygulanacaktır.

Sonuç olarak bu yasa, tek kelimeyle AKP’gillerin patronlara vermiş olduğu sözün yerine getirilmesi amacıyla çıkartılmıştır.

Bu yasa ile, iş hukukunda güçlü işveren karşısında güçsüz işçinin korunması yönündeki evrensel hukuk ilkesi yok edilmiştir.

Öyle ki, devlet, işten çıkartılan işçinin şikâyetlerini dinlemeyeceği gibi doğrudan mahkemeye gitmesine de izin vermemekte.

Yine bu yasa ile işçilerin kazanılmış hakları gasp edilmiştir.

En önemlisi iş güvencesi hükümlerindeki hak kayıplarıdır.

Hükümet, (iş güvencesinin özünden uzaklaşarak) bizzat T. Erdoğan’ın ağından, işçilerin işe iade davası açma hakkının kaldırılacağı yönünde patronlara verdiği sözü, aşama aşama yerine getirmektedir.

Önceki yazılarımızda belirttiğimiz, işe iade davasından önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun hakkaniyetsiz ve adaletsiz olduğunu bir yana bırakırsak, işe iade davasının sonuçlarından olan “yargılamada geçen sürenin ücreti ve diğer haklar” ile işe “başlatmama tazminatı”nın dava tarihindeki ücret esas alınarak belirlenecek olması işçiler yönünden büyük bir hak kaybıdır.

Yani işe iade davası açan işçi, yargılama süresince işyerinde gerçekleşen ücret artışlarından, kıdem tazminatı tavanı artışlarından ve hatta asgari ücretteki değişikliklerden yararlanamayacaktır.

Böylece, uzun yargılama süreçleri nedeniyle arabulucu önünde kendisine teklif edilecek düşük miktarlara işçinin razı edilmesinin zemini oluşturulmuştur.

“Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” sözünde olduğu gibi işçiler, mahkemeye gitmektense arabulucu önünde anlaşmaya zorlanacaktır.

Sonuç olarak; 7036 sayılı “torba” yasanın birçok maddesinde, yukarıda ve önceki yazılarımızda anlatıldığı gibi; “Kanun Önünde Eşitlik”, “Çalışma Hakkı”,“Hak Arama Özgürlüğü”, “Yargı Yetkisinin Bağımsız Mahkemeler Eliyle Kullanılması”, “Etkin Başvuru Yollarının Kullanılması” gibi Hukukun en temel ilkeleri ihlal edilmektedir. Bu nedenle, bu yasa Anayasanın 2, 9, 10, 36, 49, 55. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine açıkça aykırıdır.

Hal böyle olunca, yasanın arabuluculukla ilgili düzenlemelerinin yürürlüğe girmesinden itibaren açılacak davalarda sürekli Anayasaya aykırılık iddiasında bulunulmalı ve iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra da AİHM’ne başvurulmalıdır.

Tabii, başta işçi sınıfımız gelmek üzere, sendikalar ve halk örgütleri bu işçi düşmanı yasanın değiştirilmesi ve yürürlükten kaldırılması için etkin ve örgütlü mücadeleler başlatmalıdır.

Unutmayalım, HAK VERİLMEZ ALINIR…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kerim hoca 2018-01-14 23:24:24

Okurken bile tüylerim dikeldi !bu kadarmı patroncusunuz ?hiçmi vicdan,Allah korkusu,insan sevgisi yok !bu kanunlarla çocuklarınız işçi olsaydı ?sessiz kalabilirmiydiniz ? Yurdumun insanı .?

Avatar
Mustafa Uslu 2018-01-15 17:52:56

Ayrıca bu yasanın hak gasbı bu kadar ile kalmamakta; kazanılmış hak olan Yasanın yürürlüğe girmeden bir gün önce iş akdi feshedilen kıdem ve ihbar tazminatı ile ücretli izin alacağı açısından 10 yıl olan zaman aşımı süresi 5 yola düşürülmüştür, arabuluculuğa mazeretsiz olarak katılmayanın lehine vekalet ücretine hükme dilemeyecek dolayısıyla avukatlara ait olan vekalet ücreti gasp edilmiştir

banner72