AK Parti ve MHP’nin gündeme taşıdığı yeni infaz sistemi çalışmaları kapsamında Adalet Bakanlığı tarafından kapsamlı bir eylem planı hazırlandı. Plan doğrultusunda, suç, yaptırım ve infaz arasındaki dengenin güçlendirilmesi hedeflenirken, hapis cezasına alternatif uygulamaların kapsamının genişletilmesi öngörülüyor.
Türkiye gazetesinin haberine göre, önümüzdeki iki yıl içinde ceza mevzuatı toplumsal ihtiyaçlar ve güncel koşullar çerçevesinde yeniden ele alınacak. Özellikle kısa süreli hapis cezaları için alternatif yaptırımların daha etkin biçimde uygulanması planlanıyor. Ceza adaleti sisteminin, hürriyeti bağlayıcı cezaların yanı sıra yeni yaptırım türleriyle çeşitlendirilmesi amaçlanıyor.
DENETİMLİ SERBESTLİKTE YENİ DÖNEM
Hazırlanan eylem planı kapsamında, hükümlülerin denetimli serbestlik sürecinde işledikleri suçun niteliğine uygun yükümlülüklere tabi tutulması sağlanacak. Mevcut maktu oranlı denetimli serbestlik uygulamasının da yeniden gözden geçirilmesi gündemde.
Ayrıca ağır hastalığı bulunan, bedensel engeli nedeniyle bakıma muhtaç tutuklu ve hükümlüler için rehabilitasyona uygun, müstakil ceza infaz kurumlarının kurulması planlanıyor.
“AF DEĞİL, DENETİMLİ SERBESTLİK” VURGUSU
AK Parti kaynakları, kamuoyunda zaman zaman denetimli serbestlik düzenlemelerinin af ile karıştırıldığını belirterek, yapılması planlanan düzenlemenin af niteliği taşımadığını vurguladı. Parti kurmayları, gündemdeki çalışmanın yalnızca denetimli serbestlik sistemine ilişkin olduğunu ifade etti.
AK Parti’nin hukukçu kadroları konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şu anda suç tiplerine göre kademeli infaz var. Bütün dünyada rehabilitasyon şartlarına uyulması durumunda denetimli serbestlik uygulaması var. Biz diyoruz ki makul uygulanabilir, toplum içine çıktığında yeniden suç işlemesin diye bir yol izleyelim. Hapiste olan birine de umut verilmesi lazım. 20 yıl ceza alan biri 20 yılı içerde geçirmemeli. Kurallara uyacaksa cezanın bir bölümünü dışarda denetimli serbestlik şartlarında tamamlayabilir. Bunu af veya ceza indirimi olarak göremeyiz. Burada üzerinde durduğumuz konu, denetimli serbestliğe çıkanların yeniden suç işlememesi için atılacak adımlar neler olabilir buna bakıyoruz. Dışarı çıkan, denetimli serbestlik kurallarını ihlal ederse daha çok ceza alacağını bilecek.”
TAHLİYE SONRASI SUÇ ORANI DİKKAT ÇEKİYOR
Adalet Bakanlığı kaynakları ise infaz rejiminin temel amacının hükümlüyü ıslah ederek topluma yeniden kazandırmak olduğunu vurguladı. Ancak cezaevinden tahliye edilenlerin önemli bir bölümünün yeniden suça yöneldiğine dikkat çekildi.
Bakanlık kaynakları şu ifadeleri kullandı:
“İnfaz rejiminde asıl amaç suçluyu topluma kazandırmak, ıslah etmektir. Ancak buna rağmen bütün dünyada cezaevinden çıktıktan sonra suç işleyenlerin yaklaşık yüzde 40’ı-45’i cezaevine geri dönüyor. Bir suç işledikten sonra suç işlemek daha da kolaylaşır. Bu eşik psikolojik bir eşik. Bu sayı Türkiye’de de yaklaşık yüzde 45’ler civarında. Korkunç bir rakam. Bu nedenle infaz rejiminin tüm sistemleri ile yeniden ele alınması gerekir. Bu sadece Adalet Bakanlığının tek başına yapabileceği bir iş değil. Ailenin, toplumun ve devletin hep beraber bu olaya el atması lazım.”
Yeni infaz sistemi çalışmalarıyla, hükümlülerin yeniden suç işlemesini engellemeye yönelik rehabilitasyon ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi hedefleniyor.





