Akit yazarı: Üç kuşak sonra ortada inanç kalmayacak

2018 Miss FashionTV birincisi Dilara Karakuş'un türbanlı annesinden yola çıkan Akit yazarı, "Böyle gittiği takdirde üç kuşak sonra ortada inanç, kültür namına hiç bir şey kalmayacağını öngörmek için müneccim olmaya gerek yok." diye yazdı.

Akit yazarı: Üç kuşak sonra ortada inanç kalmayacak

2018 Miss FashionTV birincisi Dilara Karakuş'un türbanlı annesinden yola çıkan Akit yazarı, "Böyle gittiği takdirde üç kuşak sonra ortada inanç, kültür namına hiç bir şey kalmayacağını öngörmek için müneccim olmaya gerek yok." diye yazdı.

07 Aralık 2018 Cuma 14:30
Akit yazarı: Üç kuşak sonra ortada inanç kalmayacak

Tayfun Atay'ın önceki günkü yazısında bahsettiği muhafazakar mahallede yaşanan değişimin, aslıdna bu mahallede nasıl bir rahatsızlık yaratıığı Akit yazarının bugünkü yazısında açıkça ifade edildi. 

2018 Miss FashionTV birincisi Dilara Karakuş'un annesinin türbanlı fotoğrafını paylaşmasının ardından gelen tepkilere verdiği “Benim annemin başı kapalı ama zihni kapalı değil” yanıtından yola çıkarak muhafazakar mahalledeki kültürel dönüşüme dikkat çeken Akit yazarı Ali Osman Aydın, "Böyle gittiği takdirde üç kuşak sonra ortada inanç, kültür namına hiç bir şey kalmayacağını öngörmek için müneccim olmaya gerek yok." diye yazdı.

İşte Aydın'ın Diriliş Ertuğtul oyuncusu Engin Altan Düzyatan'ı da eleştirdiği o yazısı:

2018 Miss FashionTV yarışmasında, Türkiye’den Dilara adında bir bayan dünya birincisi olmuş. Annesi başörtülü olduğu için dünya birincisi bayan sosyal medyada linç edilmiş. Hanım kız da, “Benim annemin başı kapalı ama zihni kapalı değil” diyerek tutucu tarafta olmadıklarını ilan etmiş linç eden insanlara! Bu tür haberlere bayılan bir takım basın mensupları da bu linç kampanyasını köşelerine taşımışlar.

İşin bu kısmına girmiyorum. Fakat yaklaşmakta olan ve belki de çoktan yaklaşmış olan bir şeye dikkatleri çekmek istiyorum. Farkında olmasak da hepimiz, popüler kültür endüstrisi tarafından zihinsel asimilasyona tabi tutuluyoruz.

****

Sosyal medya fenomeni Kerimcan’ın ailesindeki başörtülüler haberlerde özellikle vurgulanıyordu bir ara. “Bakın ablası da başörtülü!” mesajı veriliyordu… Gençlere, “Aile yapınızdan dolayı cinsel kimliğinizi gizlemenize gerek yok. Bunlar birbiriyle çelişen şeyler değil.” denmeye çalışılıyordu. Bu iki şeyin, yani eşcinsellik ve başörtülülüğün birbirini dışlamadığı izlenimi oluşturulmaya çalışılıyordu. Bu olayda da başı örtülü ama “zihni açık!” bir anne ve onun güzellik kraliçesi seçilmiş bir kızı var. Ben, bu tür aile modellerinin kurgusal değil, gayet organik olduğunu düşünenlerdenim.

****

Zaten bu durumu içinden çıkılmaz hale getiren de bu sosyal dokunun çok gerçek olması. Evet, gerçek… En az gecekondu mahallelerinden, on milyonluk villalara taşınıp bunu normalleştirenler kadar, kimseye elini uzatmayıp günde on vakit Intagram’dan canlı yayın yapan mazbut hanımların varlığı kadar; muhafazakar rezidanslar, ultra lüks İslami oteller, Mercedes’li şeyhler, Kemalist eşcinseller, milliyetçi lezbiyenler, ahlaksız dindarlar, gelenekçi futuristler, sosyalist tüketiciler kadar gerçek…

****

Toplumda kültürel çözülme yaşayan insanlar, aileler her geçen gün artıyor. Toplum, kültür emperyalizmiyle, kapitalist kuşatmayla değer yıkımı yaşıyor. Ne sokağında, ne televizyonunda, ne müziğinde, ne giyiminde, ne sosyal medyasında aidiyet hissedecekleri motifler göremiyor insanlar. Anadolu’nun hikayeleri de, türküsü de, değerleri de yetim çocuklar gibi sahipsiz. İnsanlar akıllı telefonlarına o kadar dalmışlar ki, ne olduklarını, nereden geldiklerini ve nereye gitmeleri gerektiğini şaşırmış durumdalar. Kimlik krizi, Türkiye’yi en iyi anlatan kavram bana kalırsa. Bu anne-kızın görmeye alışkın olduğumuz fotoğrafı ise kimlik krizimizin en iyi resmi… Aynı Ataşehir’deki gökdelenler arasında yükselen Mimar Sinan Camii gibi. Fakat bu resim ,dayak yiyen şarkıcı kadının morlukları kadar dikkate değer değil ülkede.     

****

Medya propagandasıyla yaşayan bir toplumuz ve medya her melaneti normalleştiriyor… Eşcinsellik ve muhafazakarlık, teşhircilik ve dindarlık bağdaştırılmaya çalışılıyor. Yan yana gelmesi mümkün olmayanlar, kolaylıkla ve iftiharla aynı fotoğraf karesine girebiliyor. Bir sahnede Ertuğrul Gazi canlandırılıp, diğer sahnede faizli banka reklamında oynanabiliyor. Yerlilik ve millilik satan gazete ve internet sitelerinde bile boy boy, dizi, magazin reklamları yapılıyor ve bunu hiç kimse garipsemiyor. Aşk’ı Memnu tipi diziler muhafazakar mahallelerden de tam not alıyor… Başörtülü kadınlar toplu halde Anıtkabir’i ziyaret ederek Ata’larına minnet sunabiliyor.

**** 

Şaka değil, bir kuşak içinde annenin başörtüsünden, kızının teşhir ettiği mayoya inebiliyor ahlaki ve kültürel kabuller. Bakın, bir yanda türbanlı anneler ve diğer yanda onların güzellik yarışmasına katılmakta beis görmeyen, çağın ruhunu okuyan, modern, seküler kızları… bu nerde duracak kimse kestiremiyor. Bu işin bir ucu siyasette bir ucu kültürde… Eşine ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında rastlanacak kadar sert bir kültürel geçiş bu! Ve çok yıkıcı bir savrulma… Balzac romanlarındaki Paris’in haşmetli çöküşünü andırıyor.

****

Böyle gittiği takdirde üç kuşak sonra ortada inanç, kültür namına hiç bir şey kalmayacağını öngörmek için müneccim olmaya gerek yok. 16 yıldır bir kültür politikamız yok maalesef. Türk kültürü kitaplar ve müzelerde sergilenecek yakın gelecekte. “Şehvet, para, iktidar, haz” propagandası yapan popüler kültür kendinden başka her inancı, her kültürü son direğine kadar yıkacak. Sadece çocuklarımızın cinsel kimliklerini değil, rüyalarımızı bile çalacak… Kitleleri hazzın “kulu” haline getirecek.

****

Dindarlıkla popüler kültür kabullerinin bir arada var olamayacağını yazdığımda, “paranoyak” diyenlerin, küfredenlerin bu anne kızın fotoğrafına, yani yeni sosyolojimize dikkatle bakmalarını tavsiye ediyorum. Baksınlar ve popüler kültürün, müzik, televizyon ve sosyal medyayı kullanarak dindarından din tanımazına kadar TEK TİP ZİHİN ÜRETME projesinin sonuçlarını kavramayaçalışsınlar. Siyaset de bu Frankenstein kültür tarafından şekillendirilmeye hazır olsun.

Son Güncelleme: 07.12.2018 14:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.