Yargının halleri: Suç duyurusu

Kendimi bildim bileli memlekette “Doğru olanı yapmak” isteyenler ile “Kendi doğrularını yapmak” isteyenler arasında bir mücadele var. Egemenlerin kendi doğrularını genel geçer doğrular olarak dayatmasından usandım.

Benim de ülke, devlet, millet, ekonomi, eğitim, hukuk, suç, adalet kavramlarına ilişkin fikirlerim, öngörülerimi kendi dünya görüşüm var. Hayatın her alanına ilişkin kendi fikirlerim var. Turan ülküsünde hareket eden “Milliyetçi Türkiye” özlemim var. Kimsenin kendini ikinci sınıf hissetmediği, birinci sınıf dünya vatandaşı insanların yaşadığı bir ülke özlemim var. Fakat doğrularım BENİM DOĞRULARIMDIR. İnsanların kafasına vurarak bu doğruları dayatmam yanlıştır. Kendi doğrularıma katılmak için insanları zorlamam yanlıştır. Bir toplum içerisinde yaşıyorsak yeri geldiğinde başka doğrularla uzlaşmam, üst doğrular(Hukukun üstünlüğü) karşısında geri çekilmem gerekir.

Yargıtay 16. Ceza dairesinin eli öpülesi hakimleri bir kez daha hukukun bayrağı olacak bir karar verdi. Cumhuriyet gazetesi ile ilgili olarak verilmiş mahkumiyet kararlarının neden hukuki olmadığını ders niteliğinde anlattı ve bize bir kez daha “ANGARADA DA HAKİMLER VAR” dedirtti. Lakin sevincimiz çok uzun sürmedi. Bay Demirtaş hakkında verilen karar yargıya ilişkin umutlarımızı bir kez daha kaf dağının ardına yolladı. Bir çiçek ile bahar gelmeyeceğini acı bir şekilde hatırlattı.

Efendim olay kısaca şudur.

Bay Demirtaş hakkında yapılan yargılamada “TAHLİYE” kararı verildi. Bu durumda Bay Demirtaş’ın 4 Kasım 2016 dan bu yana devam eden tutukluluğu göz önüne alınarak KESİNLEŞEN MAHKUMİYET KARARINDAN mahsup yapılmak sureti ile tahliye edilmesi gerekiyordu. Bunun üzerine Angara CBS tarafından Bay Demirtaş hakkında 2014 yılında meydana gelen olaylardan dolayı YENİ BİR SORUŞTURMA başlatıldı. Tutuklanması talep edildi ve TUTUKLANMASINA karar verildi.

Şimdi ; Sayın Savcılarımız;

Bay Demirtaş 2014 senesinde MİLLETVEKİLİ idi. Evvelan ve her şeyden önce bu suç ile ilgili olarak DOKUNULMAZLIK kapsamında değerlendirmek gerekir. Hadi bunu geçtik.

Bay Demirtaş, hakkında soruşturma başlatmak için 5 sene neyi beklediniz? 5 yıl sonra diyorsunuz ki “Efendim olaylar 32 şehirde birden meydana geldi. Soruşturma kapsamlı. Deliller dağınık, mağdur/müşteki sayısı fazla. Bu nedenle falan filan derken 5 yıl içerisinde bin beş yüz küsur gün geçmiş iken SORUŞTURMANIN TAMAMLANMASININ tahliye edileceği güne denk gelmesi nasıl bir tesadüftür?

Kardeşim adam 3 senedir tutuklu; zaten yargılandığı bir dava var. Davayı bitirmek için ne beklediniz?

Sayın hakimlerimiz; elinizde bundan daha mühim kaç dava vardı ki bu davanın kararı bu kadar gecikti?

Sayın savcılarımız; elinizde bundan daha mühim kaç soruşturma vardı ki soruşturmanın tamamlanması bin beş yüz küsur günü geçti?

Şu halde ben sizin hakkınızda suç duyurusunda bulunsam ve desem ki; Örgüt soruşturmasını geciktirmek sureti ile görevlerini kötüye kullanmış/ihmal etmişlerdir. Verecek cevabınız olur mu?

Yaw arkadaşlar yargı kimse için kanırtılmaz. Ne lehine ne de aleyhine. Adalet herkesin hakkıdır. Adil yargılama yargılanan kadar bana ve tüm millete olan borcunuzdur. Sizin ne hakkınız var yargının adaletin üzerine gölge düşürmeye? Neden hukuku araçsallaştırıyorsunuz? Adalet, Adil yargılama, hukukun üstünlüğü hepimizin yoluna baş koyması gereken üstün ilkelerdir. Devletin dini adalettir. Adalet, verilen hükmün Aleyhine hüküm verilen dahil içine sineceği kararları içine sineceği sürede vermektir. GECİKMİŞ ADALET ADALET DEĞİLDİR.

Madem suçlu; toplayın delilleri yapın yargılamasını kesin cezasını. Değilse bırakın adamları siyasi olarak mücadelesini biz verelim.

Bay Demirtaş’ın görüşlerini benimsemem. Davasının karşısındayım. Eleştirmek için başlasam kitap yazarım. Lakin siz adamı haklı veya haksız sündüre sündüre, uzata uzata, TUTUKLU yargılarken mahpustaki adam için ben ne diyeyim kardeşim? Üstelik adam her duruşmaya çıkışında hazırladığınız iddianameyi, getirdiğiniz delileri, yaptığınız yargılamayı paramparça ediyor.

Demirtaş içerde, aynı açılımı yapanlar dışarıda, Demirtaş içerde, konuşmalarının muhatapları dışarıda. Demirtaş içerde birlikte toplantı yaptıkları dışarıda.

Canan’a twitter paylaşımından 9 sene küsur ay hapis; aynı twitter’dan aynı paylaşımları yapanlar dışarıda. Aklımızla alay mı ediyorsunuz?

ALLAH AŞKINA!!!!

ADALET!!!

HERKES İÇİN!!!

HEMEN ŞİMDİ!!!!

Devlet yönetenlerin önceliği ne olmalı?

Bir devleti yönetenlerin sosyal, ekonomik ve kültürel öncelik anlayışları, o devleti “vezir de eder, rezil de” eder. Toplum yönetimi, bir aile yönetme sorumluluğuyla eşdeğerdir. Bir...

ÖSO’yu alana selefiler bedava!

Türkiye, başlattığı Suriye operasyonuyla birlikte yeni bir 'cihat' problemiyle karşı karşıya. Sadece Batı ve ABD değil, ÖSO'cular da kardeşleri Nusra ve IŞİD'cilerle birlikte; Türkiye'nin...

En büyük düşman ABD…

78 Kuşağı mensubu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ,çok şükür 45 yılı aşkın bir zamandır ABD'nin çirkin yüzünü görüp,emperyalizmin bir numaralı temsilcisi olduğunu farketmiş olduğumuzdan...

Koşa koşa bataklığa!

İktidarın yanlış politikalarıyla Suriye'de yıllardır debelenen Türkiye, şimdi emperyalistlerin kışkırtmalarıyla yeni ve devasa bir bataklığa doğru sürükleniyor. Erdoğan'ın BM'de başlattığı süreç, tam olarak "olabileceklerin...

Düşünme yetisini kaybetmiş bir toplum

Öğrenim hayatımızda gördüğümüz derslerde aklımıza kalan nedir diye sorsak herhalde hemen herkesin üzerinde mutabık olacağı hususlardan biri de “insan düşünen hayvandır” cümlesidir. Bu sözle...