Devletimizin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk malum Selanik'te doğup büyümüştür. Mustafa Kemal, 19 mayıs 1919'da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasını sağlayarak,ülkeyi işgalden kurtarmış ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuştu.

Şimdi de ülkemizi AKP iktidarının içine düşürdüğü açmazdan bir Selanik Mübadili’nin torunu kurtaracak gibi görünüyor. Baba tarafından Selanik mübadili olan Muharrem İnce, geçen Eylül ayında oğlu Arda İnce’yi Selanik usulü düğünle evlendirmişti.

Muharrem İnce’nin seçim manifestosunu Samsun’dan açıklaması, sonrasında Amasya‘da miting düzenlemesi boşuna değildir. Muharrem İnce‘de ülkemizin içinde bulunduğu durumdan Kurtuluşun mücadelesini Samsun’dan başlatmıştır. Dilerim bu mücadelesinde başarılı olur.

Demokrasilerde ilelebet iktidar olma diye bir kavram yoktur. Böyle bir durum sadece diktatörlüklerde olur. Demokrasilerde seçimle gelen seçimle gider. Seçimin dışındaki alternatiflerin demokrasiyle ilgisi yoktur. 72 Yıllık çok partili demokrasi sürecimizde, 27 Mayısları,12 Martları,12 Eylülleri ve çok sayıda muhtıra süreçlerini yaşamış bir ülkenin vatandaşları olarak bunu biz iyi biliriz.

Şu an ülke olarak, halk olarak çok büyük bir yıkıma uğramış durumdayız. Cumhuriyetin 80 yılda oluşturduğu bütün ekonomik kurumları sattık. Yerine yenisini koymadık. Taşıma suyla değirmen dönmez misali borçla ekonomi yürümez. Köylüyü, çiftçiyi, tarımı ve hayvancılığı bitirdik. Buğdayın anavatanı olan bir ülkenin dışarıdan saman ithal etmesi her şeyi açıklayan bir utanç belgesidir.

10 Milyon genç işsiz var. Üretim çağındaki genç nüfus çokluğu diğer ülkeler için bir zenginlik kaynağı olurken bizde ise sıkıntı olmaktadır. Üniversiteyi bitirmiş gençlerimiz çaresizlikten intihar etmektedirler.

Bütün kurumlar, kurallar ve değerler alt-üst edilmiş durumda. Her şey bir kişinin dudağından çıkacak bir cümleye bakıyor. Böyle demokrasi olur mu? Nerede güçler ayrılığı ilkesi? Nerede Yasama ve yargı bağımsızlığı? Hakimlerin cübbeleri düğmesizdir. Kimsenin önünde önünü ilkleyip el pençe divan durmasınlar diye... Oysa yüksek yargıçlarımız yürütmenin önünde el pençe divan duruyor.

Sadece yol ve köprü yapmakla bir ülkede ekonomik kalkınmışlık sağlanmıyor. Gerçek zenginlik üretime dayalı zenginliktir. Bizde ise ranta ve rantiyeye dayalı bir zenginlik anlayışı egemen. İyi olduğumuz alan yok denecek kadar az.

İktidar partisi yıllardır hep mağdurluk edebiyatı ve dindarlık görüntüsüyle iktidarını sürdürmekte. Ak Parti iktidarına sağlanan fırsat demokrasi tarihimizde hiçbir siyasi partiye tanınmadı.16 Yıldır tek başına iktidar olan bir parti ülkeyi bu duruma getirmişse, bundan sonrası için hayır yok demektir. Onun için ne kadar erken bu iktidardan kurtulursak ülkemiz için o kadar hayırlı olur diye düşünüyorum.

Bu yüzden artık yeter diyoruz. Artık ''TAMAM'' diyoruz. Bu konuda halk olarak bizlere düşen oylarımızla iktidara getirdiğimiz Ak Partiyi yine oylarımızla iktidardan indirmektir.

Görelim bakalım mevlam neyler, dilerim güzel eyler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78