Bayrağımız; rengini şehitlerimizin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan Ay ve yıldızdan almıştır.

Milletle özdeşleşen tek sevgi Bayrak sevgisidir.

O nedenle, her Türk için bayrak kutsaldır ve onu gururla taşır…

Çünkü, Bayrak bağımsızlığımızın sembolüdür. Zira o dalgalanmazsa miIIetimiz bağımsız sayılamayacaktır.

Ulusal kurtuluş savaşımızın kahramanı Mustafa KemaI Atatürk, “Bayrak, bir bütünü tamamlayan ilahi bir sevginin gökyüzünde dalgalanışı ve bir miIIetin özgürlük alametidir. Düşmanın da olsa hürmet Iâzımdır” demiş ve şöyle devam etmiştir:

“Bayrak, bir ulusun onurudur. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez.”

Oysa; Kırımlı Ülkerler için durum farklıdır. Onlar şanlı bayrağımızı taşımayı eziyet sayıyorlardı…

Doğan Kitap tarafından 2014 yılı mayıs ayında “Sabri Ülker’in Hayat Hikâyesi” adıyla Sabri Ülker’i yere göğe sığdıramayan bir kitap yayınlanıyor, kitabın kapağında yazar olarak Hulusi Turgut ismi yer alıyordu.

Kitap, baştan sona Sabri Ülker’i övme amaçlı olarak kaleme alınmıştı…

Kitabın, 219 sayfasında Sabri Berksan (Ülker) in asteğmen olarak askerliğini yaptığı belirtiliyor ve askerliğini yaptıktan yarım asır sonra oğlu Murat Ülker askere giderken ona verdiği öğütlere yer veriliyordu:

“Oğlum, asker ocağında iki şeye dikkat edeceksin; Gönüllü olma, işgüzar olma… Komutanların, sana hangi işi emrederlerse sadece onu yap. Ayrıca komutan adını da bilmesin…”

Babasının tembihatını pür dikkat dinleyen Murat Ülker, Sabri Bey’e konuyu biraz daha açmasını söyler. Aldığı cevap şöyledir:

“İşgüzar olursan, boyum uzun dersin, o zaman sana bayrak taşıtırlar; eziyet çekersin. Şayet komutan senin adını bilirse, adınla küfreder; ağırına gider.”

Ne diyor Sabri Ülker;

“o zaman sana bayrak taşıtırlar; eziyet çekersin...”

Şöyle bir düşünün; ülkesini seven, bayrağını seven bir insan bu sözleri söyleyebilir mi?

Bir yanda bayrak için canlarını, kanlarını feda eden vatan evlatları, bir yanda onların sırtından kazanan ve bayrak taşımayı eziyet sayanlar…

Sabri Berksan nam-ı diğer Sabri Ülker’in öğütlerinde dikkat çeken bir cümle daha vardı:

“Komutan adını da bilmesin…”

Nedenini de şöyle açıklıyordu:

“Şayet komutan senin adını bilirse, adınla küfreder; ağırına gider.”

Kitap da Sabri Ülker’in askerlikle ilgili sayfalar dolusu anıları yer alıyordu. Bir gün bile askerlik yapan biri bile şunu bilir; askerde kendini bile saklayabilirsin ama adını ve soyadını asla…

Günde en az on defa adını ve soyadını haykırırsın; içtima da, komutanın her çağırışında, her yanına gittiğinde, sabah akşam tekmillerinde, vs.vs…

Safya sayfa askerlik anıları yayınlanan Sabri Ülker bu gerçeği nasıl bilmezde oğluna verdiği öğütlerde, “komutan adını bilmesin” der…

Oldukça ilginç değil mi?

Ya da askerlik yaptığı söylenen Murat Ülker askerde bu gerçekle karşılaşmadı mı ki, anılarını anlatırken bu durumu es geçti…

İnsan düşünmeden edemiyor, bunlar askerliklerini Saygon da mı yaptılar?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.