Uğur Mumcu’nun arabası;

06 YR 245

Renault 12

1984 model.

Mavi.

Park hâlindeydi.

Sahibi geldi, bindi.

Vitesi boşa aldı.

Bum

Kontağı çevirince havaya uçtuğu yazıldı ama, öyle değildi. Kriminal incelemede anlaşıldı ki, kontak sıfır pozisyonundaydı, kontak anahtarı da rahmetlinin cebindeydi. Isıya duyarlı plâstik patlayıcı, bubi tuzağı düzeneğiyle, harekete duyarlı hâle getirilmişti. Çok güçlü mıknatıs kullanılmış, vites koluyla el freni teli arasında, her iki şaşesin bittiği egzos susturucusunun üst kısmına yapıştırılmıştı. Vites kolu levyesine misina bağlanmış, patlayıcı için tetik hâline getirilmişti. Tatbikatlarda görüldü ki, otomobilin altına girip, bu düzeneği monte etmek en fazla 45 saniye sürüyordu.

Rahmetli otomobiline bindi.

Vites bire takılıydı.

Park ederken öyle bırakmıştı.

Kontağı çevirmeden önce boşa aldı.

Misina gerildi, bum!

Darmadağın olan otomobilin parçaları kriminal polis laboratuvarına götürüldü. İncelendi, emniyetin otoparkına kaldırıldı.

10 sene geçti. Emniyetin otoparkındaki hurda yığını otomobil için, rahmetlinin ailesine 10 senelik vergi borcu çıkardılar iyi mi!

20 sene geçti. Suikast davasını gören mahkeme, paramparça otomobilin “miras” olarak aileye iade edilmesine karar verdi.

İzmir gazeteciler Cemiyeti aileye başvurdu, basın müzesinde sergilenmek üzere, otomobili istedi. Eskişehirli gazeteciler de, Çağdaş Gazeteciler Derneği aracılığıyla aileye başvurdu, bize verin dedi. O sırada, Profesör Yılmaz Büyükerşen devreye girdi. İzmir geri çekildi. Çünkü, İzmirli gazeteciler emindi ki, bu manevi emanete Profesör Büyükerşen’den daha iyi kimse sahip çıkamazdı.

Odunpazarı belediye başkanı Kazım Kurt, sırf bu anıtı yakışır şekilde yaşatabilmek için sekiz bin metrekarelik park yaptı.