Ücreti zamanında ödenmeyen işçi hakları

Ücret; işyerinde çalışan işçinin çalışması karşılığında ödenen parasal tutardır. Ücret ayda bir ödenebileceği gibi daha kısa aralıklarla da ödenebilir. Uygulamada ise ücretler takip eden ayda ödenir.

Ücret ve ekleri (prim, ikramiye, fazla mesai gibi) kural olarak, TL cinsinden işçinin banka hesabına ödenir. İşyerinde çalışan sayısı 5’ten az ise ücret elden imza karşılığı da ödenebilir.

Şayet ücretin ödenmesi yabancı para ile kararlaştırılmışsa ücret, ödeme günündeki rayice göre TL üzerinden hesaplanarak da ödenebilir. Bunun dışında ücret, kesinlikle bono, senet, çek gibi araçlarla ödenemez.

ÜCRET NE ZAMAN ÖDENİR?

Ücretin ne zaman ödeneceği iş sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmelerinde belirtilir. Sözleşmelerde genellikle, takip eden ayın başında, ilk haftasında, gibi ibareler yer alır. Bazen de ‘takip eden ayın 15’i ile 20’si arasında ödenir’ gibi belli bir tarih aralığı bırakıldığı da görülmektedir. Ancak ücretin bu muğlak ifadelerden ziyade belirli bir tarih saptanarak, iş sözleşmesinde yazılan bu tarihte ödenmesi gerekir.

ÜCRET KARARLAŞTIRILAN TARİHTE ÖDENMEZSE NE OLACAK?

Ücreti, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ölüm, iflas, hastalık, tutukluluk ve buna benzer zorunlu nedenler dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

Örneğin ücretlerin takip eden ayın 5. günü ödeneceği kararlaştırılan bir işyerinde ücretler bu ayın 25’inde de ödenmezse çalışanlar işyerinde fiili olarak çalışmayı durdurup ücretler ödenene kadar öylece bekleyebilirler.

Hatta kişisel kararla uygulamaya başladıkları bu işten kaçınma eylemi toplu bir hale dönüşse dahi grev olarak nitelendirilemeyecektir. Bu durumda sözleşme tüm koşulları ile devam etmektedir. Sözleşmenin askıya alınması söz konusu değildir.

İşçiler bu eylemleri nedeniyle çalışmadıkları için işten çıkarılamaz, aynı zamanda yerine yeni işçi de alınamaz. Aksi takdirde işçinin iş sözleşmesi haksız nedenle feshedilmiş olup, işverenin bunun sonucuna katlanması gerekir.

Burada altını çizmek gerekirse, patronun bir defaya mahsus ücretleri geç ödemesi işçiye haklı nedenle fesih imkanı vermez. Zira işyerinde nadiren olan bu geç ödeme karşısında işçinin feshi iyi niyet kurallarına aykırı olup, iş mahkemelerinde de işçinin haklı iken haksız duruma düşmesi söz konusu olabilecektir.

Geç ödeme hususunun en azından 2-3 kez tekrarlanmış olması aranmaktadır. Bu durumda işçi 4857 sayılı iş kanununun 24. maddesi /II- e maddesini gerekçe göstererek işsözleşmesini haklı sebeple tazminatını almak kaydı ile fesih edebilir.

Yargıtay 2005 tarihli bir kararında, ücretinin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmemesi sebebiyle iş görme borcunu yerine getirmekten 60 gün süreyle kaçınan işçinin çalışmadığı bu sürenin ücretinin davalı işverenden tahsilini talep etmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Çünkü işçinin çalışmaması kendi iradesi ile oluşmaktadır.

Buna göre yüksek mahkeme ücretin sözleşmede belirtilen tarihten 20 gün içinde ödenmemesi halinde, işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceğini ancak işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu sürelerin ücretini işverenden tahsilini talep edemeyecektir.

Yargıtay’ın ücretlerin ödenmemesi nedeniyle işçinin iş görmekten kaçınması halinde çalışmayarak boşta geçirdiği bu sürelere ilişkin ücrete hak kazanılamayacağına ilişkin kararı hakkaniyete uygun değildir.

Zira işveren zaten ücreti ödemeyerek zor durumda bıraktığı işçiye bir de meşru hakkını kullanması nedeniyle çalışmadığı süre/günler için ücret hakkı olmaması çalışanlara yapılan ikinci bir haksızlık olacaktır.   

Yargıtay’ın bir başka kararına göre bireysel veya toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan ayni yardımların yerine getirilmemesi de (erzak yardımı, kömür yardımı gibi ) bu madde kapsamında değerlendirilmeli ve işçinin haklı fesih imkanı kabul edilmelidir.

Bununla beraber bazı işyerlerinde maaşların parça parça ödendiği, hatta işyerinde bunun normal bir uygulama haline geldiği de görülmektedir. İşçiye ödenecek ücretin parçalara bölünmek suretiyle geciktirilmesi de işçiye fesih hakkı kazandırmaktadır.

Olası bir mahkeme durumunda gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Çalışanlar ücretinin, hatta erzak ve kömür yardımı gibi para dışı haklarının bile sözleşmede belirlenen tarihten itibaren 20 gün geçmesine rağmen hala ödenmemişse yasadan kaynaklı hakkını kullanarak ücreti ödenene kadar iş yerinde işi durdurabilecektir.

Hatta bu geç ödeme durumu işyerinde sık sık tekrar etmesi halinde işçi haklı nedenle iş akdini sona erdirip, ücret alacakları ile kıdem ve ihbar tazminatını da talep edebilecektir.

KAYNAKLAR

  1. 4857 sayılı İş Kanunu
  2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 10.02.2005 T., 2004/13259 E., 2005/3782 K
  3. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 18.01.2010 gün, 2009/ 24286 E.No, 2010/ 74 K. No

 

Yusuf Fidan yazdı | “NANKÖRLER!”

Geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan üç gelişmeden kısaca bahsedip bunların ortak bir değerlendirmesini yapmak istiyorum. Sosyal medyada Ekrem İmamoğlu'na destek amaçlı 'Her şey çok güzel...

Nilay Atkın ŞENGÜN Yazdı | İSTİSMAR

Her yılın 20 Kasım'ı Dünya Çocuk Hakları Günü. Çocuklarımızı koruyabiliyor muyuz? Dünya’da son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı 280 bin civarında. Dünya Sağlık...

Yusuf Fidan yazdı | Köhne Demokrasimizin Son Kalesi; Seçimler

T.C. Anayasa 2. Maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik...

Ramazan Ayında Beslenme

Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısının değişmesiyle 3 ana öğün olan günlük beslenme...

Nilay Atkın Şengün yazdı: Özel Eğitimde Aile Eğitimi

Ailelerin çocuk sahibi olmak için nedenleri farklılık gösterse de; her ailenin gebelik sürecindeki hayalleri aynıdır. Ancak; anne yetersizliği olan bir çocuk dünyaya getirdiğinde ya...