Türk Ceza Kanunu yerine İslam Ceza Hukuku

1 Mart 1926’da Türk Ceza Kanunu kabul edildi. Bugünse TCK’ye aykırı olarak ders kitaplarında İslam Ceza Hukuku: Ukûbât” ünitesi var. Had, kısas, diyet ve tazir cezaları anlatılıyor. 3 Mart’ta Tevhid-i Tedrisat Yasası’nın önemine dikkat çekecek kurumlar bunu dile getirir ve mücadele ederlerse iyi olur.

İslam ceza hukuku, had, kısas, diyet ve tazir cezası kavramları ele alınıyor. Fıkıh kitabında “İslam Ceza Hukuku: Ukûbât” ünitesinde islam ceza hukukunda suçlar ve bunlara taktir edilen cezalar ana hatlarıyla üç bölümde inceleniyor:

a) Had cezasını gerektiren suçlar ve cezaları,

b) Kısas ve diyet cezalarını gerektiren suçlar ve cezaları,

c) Tazir cezasını gerektiren suçlar ve cezaları.”[1]

Had’ın tanımı ve mezheplere göre türleri şöyle açıklanıyor:

“Had, Allah hakkı olarak yerine getirilmesi gerekli (vacib) bulunan sınırlı ve belli cezadır. Haddi gerektiren suçlar Hanefîlere göre beş, cumhura göre ise yedi tanedir. Bu suçlar şunlardır: 1. Hırsızlık (Sirkat), 2. Yol kesmek veya eşkıyalık (Hirabe), 3. Zina, 4. İffete iftira (Kazf), 5. Şarap (içki) içmek, 6. Dinden dönmek (İrtidat veya Ridde), 7. Meşru Yönetime Karşı Başkaldırı, İsyan (Bağy).”[2]

Kısas ve diyet gerektiren suçlar ve cezalarının açıklandığı yer ise şöyledir:

“Kısas ile fıkıhta suçluya, yaptığı eylemin aynısı tatbik edilerek cezalandırılması kastedilir. Başka bir ifade ile kısas,insanın hayatı veya vücut bütünlüğüne karşı yapılan saldırının misli ile cezalandırılması şeklinde tanımlanır.

Fıkıhta kısas gerektiren suçlar iki başlık altında ele alınır: Birincisi kasten adam öldürmek; ikincisi ise, etken fiil ile kasten yaralama ve sakatlama olaylarıdır.”[3]

Kasten adam öldürme suçunu işleyen kişiye kısas uygulanacağı Bakara suresi 178. ayetin şu hükmü verilerek belirtiliyor:

“Ey iman edenler! Adam öldürmelerde size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın.”[4]

Yetmiyor, peygamber’den rivayet edilen konuyla ilgili bir hadis aktarılıyor:

“Kim kasten öldürülürse, bunun cezası kısastır.”

Tazir “dinin yasakladığı fakat belirli bir ceza koymadığı suçlardan dolayı verilen önleyici, ıslah edici, caydırıcı ve terbiye edici cezalardır.” Kitapta, “Kuran ceza sistemi”nde bütün suç ve ceza türlerinin tek tek sayılmadığı, bunun yerine genel ilkeler verilerek suç ve ceza tespitinin “evrensel ölçüleri” belirlendiği yazılıdır. Kitaba göre “bu cezaların düzenlenmesi devlet başkanına veya hakime bırakılmıştır.”

Dahası had ve kısas cezaları sınırlı sayıda iken tazir cezalarının belirli bir sayı ile sınırlı olmadığı belirtilerek “had, kısas ve diyet gerektiren suçların dışındaki bütün suçlar için tatbik olunur”[5] ifadesiyle tazir cezasının kapsamı ortaya konmuştur.

İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler 6. sınıf kitabında “Veda Hutbesi’nden başlıklı metinde peygamberin “ ‘kasıtlı olarak adam öldürme kısas ile cezalandırılır’” [6] hadisi yazılıdır.

Benzeri ifadeler Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvalarında da mevcuttur.

Sendika, dernek gibi kitle örgütleri, barolar, partiler çağdaş hukukumuzu savunmak için “panel, konferans, seminerler düzenleyerek millete anlatmalı,  dava açmalı, toplumsal mücadeleyi yükseltmek için de “Milli Eğitim” adıyla eğitim platformu kurarak “Gayrimilli Eğitim Değil Milli Eğitim” gibi adlarla imza masaları açmalıdır.

NOT: Müfredat ve ders kitaplarındaki çağdaş hukuk, milli devlet, Atatürk, insanlık onuru, kadın ve laiklik karşıtlığına dair ifadeleri “Gayrimilli Eğitim” ve Diyanet’in Fetvaları kitaplarımda geniş olarak okuyabilirsiniz.


[1] Orhan Çeker, Saffet Köse, Abdullah Kahraman, Servet Bayındır, İbrahim Yılmaz, Recep Özdirek, Adnan Memduhoğlu, Hasan Serhat Yeter, Editör: Recep Özdirek, Fıkıh, MEB Yayınları, Ankara, 2018, s. 170. Ders kitabını şu bağlantıdan indirebilirsiniz: http://www.eba.gov.tr/ekitap?icerik-id=6540.

[2] Aynı yer.

[3] Age, s.171.

[4] Aynı yer.

[5] Aynı yer.

[6] Pınar Usta Doğan, Suna Akkurt, İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler İslam 6, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.48.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...