Dün ki yazımda Cumhuriyetin getirdiği rejimi ve sebeplerini anlattıktan sonra bu rejimin yıkıldığını belirttim. Pekâlâ yıkılan rejimin yerine hangi rejim geldi? Etrafıma dönüp baktığımda mevcut rejimin otoriter bir kimliğe sahip olduğunu söyleyenleri hayretle okuyor ve izliyorum. Yeni rejimin karakteri otoriterlikle bağdaşmamaktadır, onun negatif anlamda çok üzerinde bir kimliğe sahiptir. Mevcut rejimimiz aleni şekilde ve tüm vasıflarıyla totaliter bir rejimdir!

Peşinen söyleyelim, bir rejimin içinde seçimlerin olması o rejimin demokratik olduğu anlamına gelmez. Bilinmelidir ki totaliter rejimler kitlelerin iktidara katılımı anlamında demokrasiye en yakın rejimler olup bu noktada kitlelerle mesafeli olan otoriter rejimlerden çok farklıdırlar. Totaliter rejimler, demokrat olmayanların demokrasi aracılığı ile iktidara gelişlerinin hikayesidir. Bu yüzden toplum ve aydınlar bu kişilerin demokrat olduğu noktasında başlangıçta genel olarak yanılırlar.

Nedir bu totaliter rejimin unsurları? Herbirisi ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte başlıklar halinde belirtelim. Bu rejimlerde tek adam kültü vardır ve o tüm kararların çıkış noktasıdır; parti tek adamın mutlak hakimiyeti altındadır; fikren az çok geliştirilmiş bir ideoloji gerekir; kitleler siyasal ve sosyal olarak mobilize edilir; bürokrasi ve kolluk kuvvetleri amaçlar doğrultusunda dizayn edilir; medya tek sesli hale getirilir; muhalifler çeşitli gerekçelerle ve çeşitli şekillerde susturulur. Bu bahsedilen unsurların mevcut rejimde olmadığını kim iddia edebilir?

Tarihsel anlamda mevcut totaliter rejime nasıl varıldığına da kısaca değinelim. İktidar partisi, ekonomik bir kriz sonrası yönetime gelmiş ve akabinde ideolojik anlamda kitleleri mobilize ederek yükselen bir eğri çizmiştir. Bu durum, geçmişe baktığınızda diğer totaliter rejimlerin hikayeleri ile benzerlik göstermektedir.

Tabi bu hareketin yükselen bir eğri çizmesi için ayrıca bir fikre ya da yaşanmışlığa ihtiyacı vardı. Ülkemizde ki geçmiş otoriter rejim döneminde, muhafazakâr kesim, ellerinde kendilerini tek ifade etme argümanları olan inançları üzerinden yaralandılar, devlet bürokrasisinden itibar görmediler, eğitim anlamında kısmi olsa da kötü bir ayrımcılığa tabi tutuldular. İşte tüm bu durumlar iktidar partisinin kitleleri mobilizasyonu için uygun ortamın oluşmasını sağladı.

Burada şunun altını önemle çizelim, geçmiş rejiminin birtakım uygulayıcıları tarafından yapılan bu hatalar mevcut iktidarın propaganda marifetleri ile kar topu gibi büyütülmüş, söz konusu mağduriyetler istismar edilmiştir. Bunların yanına birde imparatorluk bakiyesi olan toplumun milli duygularının suistimal edilmesi eklenince şartlar yeni rejim için tam olarak hazır hale getirilmiştir.

Netice olarak yukarıda belirtilen hususlardan da görüleceği üzere mevcut rejim hem tarihsel diyalektik açısından hem de unsurları itibari ile ve tabii olarak kendine özgü yapısal farklılıklarıyla tam bir totaliter rejimdir. Bu arada son olarak şunu da belirtelim ki bu rejimlerin en çok aldattıkları kesim bizzat mobilize ettikleri kitlelerdir zira onların iyi niyetlerini ve mağduriyetlerini kendi iktidarlarını dizayn etmek için kullanmışlardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.