Su ve yaşam hakkı I Hakan Yurdanur yazdı...

Kapitalizm büyürken kendi dışındaki her şeyi küçültür. Nehirlerin önce küçülüp sonra susuzluktan kuruduğu günümüzde Heraklitos bir kez daha haklı çıkmakta...

Toplumsal Kürsü 10.12.2020, 20:26 10.12.2020, 20:46
Su ve yaşam hakkı I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Neoliberal iktisat düşüncesinin ilk temelleri piyasa ekonomisi değerlerini kısaca şöyle tanımlıyor: birey ve toplum para birikimi ve zenginliği için çabalayan doğal varlıklardır. Mal - mülk edinme insanın doğasında vardır. Özetle, insanların para kazanma susuzluğu içlerinden gelir! Suyun paraya dönüşüm yolculuğu işte böyle başlıyor.

Kapitalizmin *siyasal dükkanının* her rafında satılmaya hazır, müşterisini bekleyen binlerce mal mevcut. Hayati önemde olupta satışa sunulan birinci ürün kuşkusuz ki *su* dur.

*Hava* şu an satılmıyor ama bu gidişle oda raflardaki yerini kısa zaman sonra alacaktır!

Neoliberal sermayenin doğal kaynaklardan rant elde etme üzerine inşa ettiği dükkanında su, bir metadır damacana yada pet şişede satılmaktadır.

Satıcı için suyun kalitesini belirleyen unsurların (pH değerinin, cam şişede satışının, güneş altında bekletilmemesinin, damacanaların temizliğinin, içinde gerçekten doğal içme suyunun bulunmasının vd.) pek bir önemi yok.

*Sudan ucuz* deyimi yerini pahalı suya bırakmış durumda. Böylece *sudan bahanelerle* değil, gerçekten sudan para kazanma dönemi başlamıştır.

Bir yanda seller öte yanda kurak yerler. Bu büyük tezat sistemin katilleşmesinin ürünüdür. Katil ekonomi Dünyayı fosil yakıtlar başta olmak üzere diğer suç aletleriyle ısıtırken iklimi değiştiriyor.

Yağışlar azalıyor yada gereğinden fazla artıyor, mevsimler yer değiştiriyor bahar aylarının boyu kısalıyor. Kardan adamın efsaneye dönüştüğü günümüz koşullarında yeraltı suları beslenemiyor ve gün geçtikçe azalıyor.

İşte bu vahim tablo altındaki korkunç istatistiklere birlikte göz atalım.

Dünyadaki suyun yüzde 3'ü içme suyu ve bu yüzde 3'ün yüzde 30'una ulaşılabiliyor. Özetle dünyadaki toplam suyun sadece yüzde 1'i erişilebilir temiz içme suyu.

Dünya nüfusu 3 kat artarken su gereksinimi 7 kat artmakta. Yaklaşık 1 milyar insan sağlıklı içme suyuna ulaşamıyor. 2 milyar insanda temizlik için su bulamıyor. Kısacası; Afrika ve Asyadaki ülke insanları dükkanda satılan suya pencereden bakarken, dükkan sahibi ülkeler bakın suyu nasıl heba ediyor.

Hamburger üretimi için 4,5 litre, otomobil üretimi için 7 bin 600 ton, kutu konserve üretmek için 35 litre, 500 gram plastik madde üretmek için 95 litre suyu rahatça harcayabiliyorlar. Böylece dükkanlarını satılmak üzere bekleyen binlerce gereksiz malzeme ile doldurabiliyorlar.

Dünyada kişi başına düşen ortalama su miktarı (tüm ihtiyaçlar için) günlük 150 litre civarında. Fakat bu oran; nüfus ÷ toplam temiz su miktarı hesaplandığında 100 litrenin altına iniyor. Afrikada kişi başı 20 litre civarı bile değil.

Kişi başına tüketilemeyen su miktarındaki derin tablo böyle giderse 2050'de dünya nüfusunun yüzde 40'nın su sıkıntısı çekeceğini söylemekte.

Yaşanan su sıkıntısı beraberinde hastalık ve ölümleride getiriyor. Bu yıl suya bağlı hastalıklardan (ishal, tifo, kolera, bağırsak paraziti) ölen insan sayısı 786 bin kişi. Bu ölümlerin yüzde 75'i çocuk ölümleri. Yani söylendiğinin tam tersi yaşanmakta : söz büyüğün ama su küçüğün değil!

Neoliberal politikaların yarattığı "Covid-19" sürecinde hijyenin en önemli kısmını temizlik (el yıkamak) oluşturmakta. Günde ortalama 15 kez elimizi yıkamamız öneriliyor. Her yıkama 30 saniye sürerse bu toplam 7,5 dakika demektir. Yani ortalama 65-70 litre suya gereksinim var.

Günde ortalama 2 litre su içilirse 4 kişilik ailede 8 litre demektir. Yaklaşık 2 damacana su anlamına gelir. Kaba hesapla ayda 150 tl. Buna birde belediyeye ödenen faturayı eklersek toplam 300 lira su parası cebimizden çıkar. Asgari ücretin % 12 sine denk gelen bu miktar durumu özetlemeye yetiyor.

Suyun yaşam hakkı olması sadece insanlar için geçerli değildir. İnsan dışında Dünyanın asıl sahipleri olan hayvanlar ve bitkilerde insan marifetiyle gerçekleşen bu susuz yaşamdan nasiplerini almakta.

Son 50 yılda Türkiye'de 11 bin 350 kilometre karelik sulak alan yok oldu. Bu tabloyu biraz daha büyütürsek; son 125 yılda yeryüzündeki sulak alanların yüzde 50'si kaybedilmiş durumda.

Türkiye'de son 60 yılda 70'e yakın göl kurudu. Dünyada son 50 yılda tatlı suda yaşayan türlerin yüzde 40'ı yok oldu. Nehirdeki ve göllerdeki türlerin kuraklık dışında bir diğer yok olma sebebide atık kimyasallardır. Bu vahşet sonunda *sudan çıkmış balığa* artık rastlanmıyor.

Kapitalizm büyürken kendi dışındaki her şeyi küçültür. Nehirlerin önce küçülüp sonra susuzluktan kuruduğu günümüzde Heraklitos bir kez daha haklı çıkmakta.

Bu büyüme isteğinin diğer kirli yüzüde ambalajlanmış su pazarıdır. Türkiye'de bugün 300 den fazla damacana, 100 den fazla pet şişe üreticisi şirket var. Türkiye'nin rezerv tatlı su miktarı ile satılan damacana /pet şişe miktarı arasında ciddi farklar var. Hal böyle oluncada satılan suyun uzaktaki dağın doruğundan değil de yanı başımızdaki çeşmeden doldurulup çeşitli katkı maddeleriyle birlikte satıldığı kuşku götürmüyor.

Binlerce yıl önce formüle edilen toprak - su - hava üçgeni yaşamın ana hammaddesini oluşturmaktadır. Önce toprak vasfını yitirip yok edildi, sırada su vardı onunda son yılları. Şimdi sıra havada. Bu gidişle oda toprak ve suyun uğradığı akibetten kurtulamayacak.

*Su yüzüne çıkmış* bu gerçekler karşısında *suya sabuna dokunmadan* durmak mümkün değildir. *Suyu ısınan* bu sisteme karşı sözümüzü yükselterek savunuyoruz: SU HAKKI YAŞAM HAKKIDIR!

Yorumlar (0)
banner162
5
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 27 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Denizlispor 27 24
20. Ankaragücü 26 23
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 25 32
11. Ümraniye 24 31
12. Menemenspor 25 27
13. Adanaspor 24 26
14. Boluspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. Leicester City 28 53
3. M. United 27 51
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Brighton 27 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Valencia 26 30
12. Celta de Vigo 25 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 25 22
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü