Elmanın politik yolculuğu I Hakan Yurdanur yazdı...

Yazının başlığını, insani ihtiyaçlar için yetiştirilip meta haline getirilmemiş elmadan pazarda satılan metalaşmış elmanın yolculuğuna ithaf etmek için seçtik.

Toplumsal Kürsü 21.12.2020, 18:57
Elmanın politik yolculuğu I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Hakan Yurdanur yazılarıHer şeyin eskimeden eskitildiği, kullanılmadan yok edildiği, insani değerlerin yerine metalaşmış suni ilişkilerin geçtiği, vahşi doğanın vahşi ekonomiye teslim edildiği bir dönem geldi çattı. Bu sürece kullanmak için üretmek yerine tüketmek için üretmek dönemi diyebiliriz. Kullanım değeri yok edildi, yaşasın değişim değeri diyen kapitalizmin ideologlarının çığlıkları her yeri kaplıyor...

Almak için satma dönemi yerini satmak için almaya bıraktı. Almak yani tüketim sınırlarına dayanınca devreye ideolojik manüpülasyonlar girdi.İnsani ihtiyacın yerini "moda", yaşamak için zorunlu harcamanın yerini "lüks tüketim", pahalı olmayan dayanıklı üretimin yerini "marka" aldı. Kullanım için değil  değişim için üretmenin türevi olan bu kandırma sanatı , günümüz albenisi içinde hayli işlevsel. Diğer yandan oyunun dışında bırakılmışlar var. Bu insanlar dünya nüfusunun çok büyük kısmını oluşturuyor. İnsani ihtiyaçlarını karşılayamamaları modadan, yaşamak için zorunlu harcamalarını dahi yapamayanlar lüks tüketimden, pahalı olmayan dayanıklı mallara sahip olamayanlar markadan anlamaz ilan edildiler. Kullanım değerinin öne çıkmasını önemseyenler, değişim değeri savunucuları tarafından lanetlendi! Yeryüzünün lanetlileri gökyüzüne, eşsiz doğanın sınırlı kaynakları başka gezegenlere havale edildi, yok sayıldı. Şimdi yok sayılanların yok etme zamanı.

Yazının başlığını, insani ihtiyaçlar için yetiştirilip meta haline getirilmemiş elmadan pazarda alınıp satılan metalaşmış elmanın yolculuğuna ithaf etmek için seçtik.

Kapitalist sistemde, meta üretildiği için satılmaz, satılması için üretilir. Elmanın üretilip pazara getirilme nedenide öncelikle insani ihtiyaçları karşılaması değil, satılıp para kazandırmasıdır. Elmaya bu mantık çerçevesinde yaklaşan sistem, yaşayan ne varsa ölü metalara çevirmekte. Toplumsal gereksinimin yerini pazarda kâr elde etmek için satış alınca ; temel insani gereksinimler örgütleneceğine, gereksiz aşırı üretim ve doğanın yok edilmesi sonucu israf örgütlenmekte.

Semt pazarında tezgahta duran elma, satıcının gözünde para (değişim değeri), alıcının gözünde yiyecek ( kullanım değeri ) olarak görünür. Elmayı elma yapan en önemli özellik; yetiştirilmesinden pazarda satışına dek insan emeğinin ürünü olmasıdır. Doğa ile toplum arasında kullanım değeri temelli ilişkiler öne çıkarken , ekonomi ile toplum / doğa arasında değişim değeri temelli ilişkiler öne çıkmakta. Meta- değişim değeri- kapitalizm ilişkisini ve birbirlerini ürettiklerini hatırlatmak gerekli.

Pazarda satılan metalar (elmalar) aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, dayatmaların, zorlamaların taşıyıcılarıdır. Bir tarafta elmanın yetiştirilmesi için gerekli alet ve ekipmana sahip olanlar ve elmayı yiyenler; diğer tarafta elmayı yetiştirmek için iş gücünü satmaktan başka çaresi olmayıp elmayı yedirenler. Kapitalizmin bu dayatması, insanın doğayla olan sürdürülebilir ilişkilerini bozmakta yok etmektedir. Bu yok ediş, iç içe geçmiş toplumsal ve ekolojik çöküşleride yaratmakta. Unutmamalıyız ki; insan doğa sayesinde yaşar. Filozofun dediği gibi "insan ne yerse odur, doğa insanın bedenidir".

Elmanın pazarda satılması elmanın doğal değil toplumsal bir özelliğidir. Tek başına kaldığında doğa ile ilişki kuran elma , pazar için üretildiğinde ekonomik ilişkiler kurar. Ekonomik ilişkiler üç yönlü işler. 1- Sermayenin sınırsız büyüme ve kâr elde etme isteği. 2- Toplumun zengin ve bir kısım orta kesiminin aşırı ve gereksiz tüketime yönelmesi. 3- Toplumun çok büyük kısmının ve doğanın tamamının fakirleşmesi, sömürülmesi, yok edilmesi.

Birinci madde ile başlayalım. Sermaye büyümek , daha fazla kâr elde etmek istiyor. Fakat Dünya büyümüyor !  İhtiyaçlar sonsuzdur deniyor, ama doğanın kaynakları sınırlı. Kapitalizm değişim değerinin örgütlenmiş , enternasyonal hali. 8-10 yılda bir alacağımız çamaşır makinesi yerine , yılda 4-5 kez bozulan çamaşır makinesi üretiyor. Sistem para kazanmayı bir numaralı amaç haline getirince, yenilebilir elma para kazandıran elmaya dönüşüyor. Daha çok elma, daha çok para demek. Elmadan paraya giden bu sonsuz çevrim çöküşüde beraberinde sunmakta.

İkinci madde bize; ne kadar çok şeye sahip olursak o kadar mutlu ve diğer insanlardan farklı olacağımız yanılsamasını anlatıyor. Yiyeceğimizden fazla erzak , giyeceğimizden fazla kıyafet, kullanacağımızdan fazla eşya, oturacağımızdan fazla ev alıyoruz. Yaşamak için alış veriş yapmanın yerini, alışveriş yapmak için yaşamak almış durumda. Böyle oluncada insani ilişkiler ve insana dair ne varsa alınıp satılmakta. Ticari mantığı baş tacı edince de; eskiyen çamaşır makinası ile eskiyen arkadaşlık arasında pek fark kalmıyor. Ev ziyaretine gitmekle AVM'ye gitmek arasında düşünsel ayrımlar yapılamıyor. Kapitalizmde insani ilişkilerin garanti belgesi malesef yok!

Ürettiğini satamayan kapitalist, satamadığı ürünlerin yerine daha işlevsizini , sağlıksızını koyar satmayı tekrar dener. Kırmızı elmayı satamazsa zehirli kimyasallarla rengini sarı yapar satmayı dener. Yine satamazsa , genetiği ile oynar başka meyve ile aşılar tekrar pazara sunar. Bu döngü satış tamamlanıncaya kadar devam edecektir. Kullanım değerinin insani , değişim değerinin ticari olduğu böylece tescillenecektir. Bu sistemde ekonominin başa geçmesi ayrışma ve kutuplaşma demektir. Ekonomiyle toplum, toplumla doğa ayrışırken ; buna doğa bilimleri ile sosyal bilimlerin ayrışması eklenir. Böylece insanın eylem ve sonuçlarını görme , yorumlama , analiz etme yeteneğinede el konulmuş olur.

Ne insan nede doğa , doğuştan varoluştan fakir değildir. Sistem tarafından bilinçli olarak fakirleştirilmiştir. Bu anlamıyla da kapitalizm ,bolluktan değil israf ve kıtlıktan beslenir. Doğal içme suyunun bol miktarda olması, kapitaliste para kazandırıp kâr elde ettirmez. O nedenle su kaynakları sınırlı olmalıdır ve hakimide kapitalist sermayedar olmalıdır. Suyun kirlenmesi , insanların içip hasta olması da bir kâr aracıdır. Böylece hastanelere müşteri olarak gidilecek para kazandırılacaktır. Kapitalizm; işçi ve emekçiler üzerinden para kazanmak ,kazanırken zenginleşmek , zenginleşirken sömürmek , sömürürken tüketmek , tüketirkende yok etmek üzerine kurulu bir sistemdir.

Gelelim üçüncü maddeye. Kapitalist sınıf, meta üzerinde kontrol sahibi olmaya başladığı andan itibaren işçi ve emekçi sınıf üzerindede baskı ve kontrolü ele geçirmiştir. Elmanın değişim değerinin olması, sermayedar için kâr ve kontrol demek iken; ezilen ve sömürülenler için gelirin azalması, yoksullaşma, sefalet, sömürü demektir. Gelirin azalması yani paranın azalması sınırlandırmak demektir. Çemberin dışına itilmek demektir. Bu sistemde parası olan çok konuşur. Daha doğrusu herkes parası kadar konuşur , konuşturtulur. Boşuna dememişler "mülkün sözü, sözün mülküdür" diye. Para kimin elinde ise, söz yani egemenlikte onun elindedir.

Bununla birlikte, doğanın ürettiklerininde yok edildiği ekolojik yıkımla karşı karşıyayız. Saldırı ve sürdürülemezlik at başı gitmekte. Büyük insanlığın yok olmadan yaşaması da, yönünü doğaya çevirmesine bağlı. Orman yangınında tehdit gören sadece insan değil. Ormanla birlikte yok olan milyonlarca canlı. Ağaca bakıp ormanı göremeyen zihniyet, yangında yok olan milyonlarca canlıyı da önemsemeyecektir.

Kapitalizm, borçlandırarak borçlanarak ayakta kalmaya çabalayan bir sistem. İnsanlar birbirine, şirketler başka şirketlere, devletler devletlere borçlu. Üstelik insanoğlu toptan doğaya borçlu. Dünyaya gelen her insan borçlu olarak doğuyor. İnsanın insana borcu zamanla ödenir fakat doğaya olan borç nasıl ödenecek? Her yıl dünyaya veda eden canlı türleri nasıl geri getirilecek? Kapitalizm doğaya açılmış savaş demektir.

Bu sistemin içinde kalarak, ne fakirin zenginleştiğini nede zenginin fakirleştiğini görmek mümkün değil. Meta sistemini anlamak ve yorumlamak bu günü anlamaktan geçiyor. Değişim ve dönüşümün sürekli olduğu bir zaman diliminde, ne geçmiş kavramlarla nede zemini olmayan ütopyalarla değil; bugünü kendi gerçekliğimiz ile açıklayabiliriz. Elmanın politik yolcuğu tam da bu gerçek zeminde oluşmakta. Doğada tek başına yetişip, olgunlaşıp, çürüyen elma; çürümüş bir sistem olan kapitalizmden daha değerlidir.

Yorumlar (1)
Mustafa Tongar E.Coğrafya Öğretmeni 4 ay önce
Kapitalizm para kazanmayı 1 numaralı amaç haline getire getire gezegenimizi yaşanmaz hale sokuyor farkındayız.Greenpeace birşeyler yapalım,5-10 yıl ömür biçilen 0(sıfır) otomobiller neredeyse dünyamız kadar hurdalık oluşturacak.Toplumla doğa ayrışırken, sürdürülebilir ekosistemler,bitki veya hayvan nüfusları(popilasyon),dağılımları(habitat) mahvoluyor.Kamu iktisadi Teşekkülleri(KİTler) yani devletin sermaye sahibi olması bizce vahşi gaddar kapitalizmden kat kat daha iyiydi..
banner196
16
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 29 57
4. Altay 29 53
5. Altınordu 30 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü