Ekolojik miras I Hakan Yurdanur yazdı...

Gelecek kuşakları hiç gelmeyecekmiş gibi düşünen bu günün neoliberal mantığı içinde; yıkmadan ilerlemek, israf etmeden gelişmek, yoksullaştırmadan büyümek imkansızdır.

Toplumsal Kürsü 17.01.2021, 13:16 17.01.2021, 13:26
Ekolojik miras I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Eko-Sosyalist bakış açısının tahtasına önemli bir soru yazarak başlayalım: Bugün yaşayan insanlar ve toplumlar gezegendeki ekolojik bütünü daha fazla tahrip etmeden gelecek nesillere nasıl bırakmalıdır? Bunun önündeki engeller nelerdir?

Marx bu konuda “Aynı anda varolan bütün toplumlar dünyanın sahipleri değildirler. Dünyadan şimdilik yararlananlar onu iyi bir aile reisi gibi gelecek nesillere bırakmalıdırlar” diyor. Ben de böyle olması gerektiğine inanıyorum. Gelin duruma daha yakından bakalım.

Piyasa koşullarında doğa toptan değer biçilen, alınıp satılan bir ürüne indirgenmiştir. Bu durum karşımıza ilk engeli çıkarır: Toplum ve doğa arasında kullanım değerli değiş – tokuş yok edilmiştir.

Kapitalizm (özellikle sanayi devriminden bu yana ) gezegene verdiği en büyük zararın başlangıç fişeğini, doğaya fiyat biçerek ateşler. İşte bu fiyatlandırma (metalaştırma) sonucu tüm güzelliği ile akan bir nehir parası ödenip satın alınmadığı için “benim” değildir, mülkiyetime geçmemiştir. Oysa parası ödenip satın alınsa, mülkiyete geçip sahip olunsa korunacak, saklanacak "benim" olacaktır. Benim olmayan ortak müşterekler “bizimdir” ama ötekilerin “benidir”.

Doğayı toptan sermaye olarak gören anlayış, sermayenin yeniden üretimi anlamında doğayı yeniden üretememekte hatta eksiltmektedir. Ormanların katledilmesi sonucu yok olan ağaçların yerine fidan dikerek, kuraklığa karşı daha fazla yeraltı suyu çekerek , türlerin yok edilişini milli parklar kurarak, topraktaki besleyici maddelerin tükenişini sentetik gübre kullanarak önlemeyi düşünen, sahteyi sahici kılmaya yeltenen bir yapıyla karşı karşıyayız.

Sermayenin kısa vadeli çıkarları ile toplum ve doğanın uzun vadeli çıkarları arasında korkunç uçurumlar bulunmaktadır. Örneğin; toplumsal kullanım değerinin bir göstergesi olarak “ekolojik ayak izi“ ölçülebilirdir. Oysa piyasa sözcülerine göre ekolojik ölçüm ancak metalaşma ile mümkündür. Kullanım değerli uzun vadeli çözümler, değişim değerli kısa vadeli çözümlerin (siz bunu çözümsüzlük olarak okuyun) önünde engel olarak görülmektedir.

Gelecek nesilleri değilde şimdide kendini düşünen mantık Hegel‘in deyimiyle “mutlak aklın kurnazlığıdır.” Bu kurnazlık üzerine kurulmuş sistem bedeli ödenmemiş “ekolojik borç“ ekonomisininde yaratıcısıdır. Yarattığı bu ekolojik borcu dışsallaştıran sistem kendisini haklı çıkartmak adına borcu toplum ve doğaya ödetir.

Beş yüz yıl önce yaşayan toplumlar tarihi yaptıklarını, üreterek ve tüketerek doğayı şekillendirdiklerini, zarar verdiklerini bilselerdi bizlere bu şekildemi miras bırakırlardı? Karşımızda kısa dönemli (50-60 yıllık) çıkarlarını uzun dönemli (400–500 yıllık) amaçlarının yerine koyan bir yapı durmakta.

İnsanın sınırlı fakat ihtiyaçlarının sınırsız olduğu efsanesi doğaya bakışın bir göstergesidir. İnsan öleceğini bilir, bu anlamda sonludur. Sonlu bir insanın sonsuz ihtiyacı olabilir mi? Sonsuz ihtiyaçların gelecek nesillere devredilmesinin adı: İklim krizleri ve ekolojik yıkımdır.

Bugün sermayenin savunucuları ile doğanın koruyucuları karşı karşıya. Tam bu anda devreye “doğayı koruma kanunları“ girmekte. Aslında bu kanunlar; sermaye adına doğayı toplumdan koruma, yağmalayıp talan etmenin yolunu açmaktadır.

Sermayenin sınırsız büyüme isteğinin yardımcı oyuncularından birisi de psikolojik planlı eskitmedir. İhtiyaçtan fazlasını satın almak, satın alınan ürünün bilinçli olarak kullanım ömrünün kısaltılması ve ürün eskimeden yerine yenisinin alınması… Fasit daire üzerindeki köşe taşlarıdır. Sürekli yinelenen kısa çevrimli ihtiyaçlar listesi arzuların eskitilmesi ile el ele ilerler.

Doğanın ekonominin emrinde fiziki bir nesneye dönüştürülmesi beraberinde çevre ve iklim krizlerininde "şimdilik" olduğu düşüncesini yaratır, sistem içinde çözüleceği yanılsamasını öne sürer. Bu yanılsamanın arka yüzünde; doğa sınırsızdır, yok olmaz, gelecek nesillere de hayli hayli yeter sözleri yazmaktadır.

Gelecek kuşakları hiç gelmeyecekmiş gibi düşünen bu günün neoliberal mantığı içinde; yıkmadan ilerlemek, israf etmeden gelişmek, yoksullaştırmadan büyümek imkansızdır.

Yorumlar (0)
9
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 20 39
3. Hatayspor 21 35
4. Başakşehir 20 34
5. Adana Demirspor 21 34
6. Fenerbahçe 21 33
7. Beşiktaş 21 32
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 21 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 22 43
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 20 28
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 20 34
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 20 17
19. Cadiz 20 14
20. Levante 20 11