banner230

banner229

Ekolojik miras I Hakan Yurdanur yazdı...

Gelecek kuşakları hiç gelmeyecekmiş gibi düşünen bu günün neoliberal mantığı içinde; yıkmadan ilerlemek, israf etmeden gelişmek, yoksullaştırmadan büyümek imkansızdır.

Toplumsal Kürsü 17.01.2021, 13:16 17.01.2021, 13:26
Ekolojik miras I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Eko-Sosyalist bakış açısının tahtasına önemli bir soru yazarak başlayalım: Bugün yaşayan insanlar ve toplumlar gezegendeki ekolojik bütünü daha fazla tahrip etmeden gelecek nesillere nasıl bırakmalıdır? Bunun önündeki engeller nelerdir?

Marx bu konuda “Aynı anda varolan bütün toplumlar dünyanın sahipleri değildirler. Dünyadan şimdilik yararlananlar onu iyi bir aile reisi gibi gelecek nesillere bırakmalıdırlar” diyor. Ben de böyle olması gerektiğine inanıyorum. Gelin duruma daha yakından bakalım.

Piyasa koşullarında doğa toptan değer biçilen, alınıp satılan bir ürüne indirgenmiştir. Bu durum karşımıza ilk engeli çıkarır: Toplum ve doğa arasında kullanım değerli değiş – tokuş yok edilmiştir.

Kapitalizm (özellikle sanayi devriminden bu yana ) gezegene verdiği en büyük zararın başlangıç fişeğini, doğaya fiyat biçerek ateşler. İşte bu fiyatlandırma (metalaştırma) sonucu tüm güzelliği ile akan bir nehir parası ödenip satın alınmadığı için “benim” değildir, mülkiyetime geçmemiştir. Oysa parası ödenip satın alınsa, mülkiyete geçip sahip olunsa korunacak, saklanacak "benim" olacaktır. Benim olmayan ortak müşterekler “bizimdir” ama ötekilerin “benidir”.

Doğayı toptan sermaye olarak gören anlayış, sermayenin yeniden üretimi anlamında doğayı yeniden üretememekte hatta eksiltmektedir. Ormanların katledilmesi sonucu yok olan ağaçların yerine fidan dikerek, kuraklığa karşı daha fazla yeraltı suyu çekerek , türlerin yok edilişini milli parklar kurarak, topraktaki besleyici maddelerin tükenişini sentetik gübre kullanarak önlemeyi düşünen, sahteyi sahici kılmaya yeltenen bir yapıyla karşı karşıyayız.

Sermayenin kısa vadeli çıkarları ile toplum ve doğanın uzun vadeli çıkarları arasında korkunç uçurumlar bulunmaktadır. Örneğin; toplumsal kullanım değerinin bir göstergesi olarak “ekolojik ayak izi“ ölçülebilirdir. Oysa piyasa sözcülerine göre ekolojik ölçüm ancak metalaşma ile mümkündür. Kullanım değerli uzun vadeli çözümler, değişim değerli kısa vadeli çözümlerin (siz bunu çözümsüzlük olarak okuyun) önünde engel olarak görülmektedir.

Gelecek nesilleri değilde şimdide kendini düşünen mantık Hegel‘in deyimiyle “mutlak aklın kurnazlığıdır.” Bu kurnazlık üzerine kurulmuş sistem bedeli ödenmemiş “ekolojik borç“ ekonomisininde yaratıcısıdır. Yarattığı bu ekolojik borcu dışsallaştıran sistem kendisini haklı çıkartmak adına borcu toplum ve doğaya ödetir.

Beş yüz yıl önce yaşayan toplumlar tarihi yaptıklarını, üreterek ve tüketerek doğayı şekillendirdiklerini, zarar verdiklerini bilselerdi bizlere bu şekildemi miras bırakırlardı? Karşımızda kısa dönemli (50-60 yıllık) çıkarlarını uzun dönemli (400–500 yıllık) amaçlarının yerine koyan bir yapı durmakta.

İnsanın sınırlı fakat ihtiyaçlarının sınırsız olduğu efsanesi doğaya bakışın bir göstergesidir. İnsan öleceğini bilir, bu anlamda sonludur. Sonlu bir insanın sonsuz ihtiyacı olabilir mi? Sonsuz ihtiyaçların gelecek nesillere devredilmesinin adı: İklim krizleri ve ekolojik yıkımdır.

Bugün sermayenin savunucuları ile doğanın koruyucuları karşı karşıya. Tam bu anda devreye “doğayı koruma kanunları“ girmekte. Aslında bu kanunlar; sermaye adına doğayı toplumdan koruma, yağmalayıp talan etmenin yolunu açmaktadır.

Sermayenin sınırsız büyüme isteğinin yardımcı oyuncularından birisi de psikolojik planlı eskitmedir. İhtiyaçtan fazlasını satın almak, satın alınan ürünün bilinçli olarak kullanım ömrünün kısaltılması ve ürün eskimeden yerine yenisinin alınması… Fasit daire üzerindeki köşe taşlarıdır. Sürekli yinelenen kısa çevrimli ihtiyaçlar listesi arzuların eskitilmesi ile el ele ilerler.

Doğanın ekonominin emrinde fiziki bir nesneye dönüştürülmesi beraberinde çevre ve iklim krizlerininde "şimdilik" olduğu düşüncesini yaratır, sistem içinde çözüleceği yanılsamasını öne sürer. Bu yanılsamanın arka yüzünde; doğa sınırsızdır, yok olmaz, gelecek nesillere de hayli hayli yeter sözleri yazmaktadır.

Gelecek kuşakları hiç gelmeyecekmiş gibi düşünen bu günün neoliberal mantığı içinde; yıkmadan ilerlemek, israf etmeden gelişmek, yoksullaştırmadan büyümek imkansızdır.

Yorumlar (0)
23
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 36 59
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30