Ekolojik hareketlerin önündeki sınırlamalar I Hakan Yurdanur yazdı...

Politik saldırıya hukuki yolla karşı konulamaz. Hukuki karşı çıkış ancak bu politik eylemin bir parçası olabilir, geneli değil...

Toplumsal Kürsü 06.03.2021, 16:10
Ekolojik hareketlerin önündeki sınırlamalar I Hakan Yurdanur yazdı...
Hakan Yurdanur

Yaşamımız için olmazsa olmazlarımız tek tek elimizden alınmakta. Buna karşı mücadele eden ekoloji hareketlerini sınırlayan (bazen de başlamadan bitiren) etkilenmeler söz konusu. Bunları maddeler halinde, kısa da olsa incelemeye çalışalım.

1- Ekoloji hareketi ile işçi sınıfı mücadelesi arasında organik bir bağ ve geçişkenlik yok. İşçi sınıfı mücadelesi ekolojik harekete mesafeli. Ekolojik hareket için de durum aynı. Bugün birçok sendikanın ekolojik mücadeleye dair elle tutulur yol haritası yok. Artı bunu yapmak için çabalarıda yok. Bugün kapitalizmin "ya iş – ekmek ya da doğa" tercihine zorlaması bir taşla birden fazla kuş vurmayı istemesinden kaynaklı. Olayın özünü gören gözler için durum net; hem sınıfın çıkarları hem de ekolojik mücadele birbirinden bağımsız değildir, olamaz da. Ekonominin toplum ve doğayı işgaline karşı, toplumsal ve ekolojik hareketler birlikte ekonomiye karşı çıkmalı.

2- Ekolojik hareketlerin büyük çoğunluğu yerelle sınırlandırılmış durumda. Elbette mücadele olduğu yerden, yerelden başlamalı oradan yükselmeli. Köyden ilçeye, ilçeden şehre oradan tüm ülkeye, ortak alanı kullanan çevre ülkelere yayılmalı. Biliyoruz ki hiçbir mücadele sınırlı alanda kalarak başarılı olamaz, olamamıştır da. Yazlık sitelerinde bu konudaki eylemleri önemlidir fakat yukarıda söylediğim yerelde sıkışmanın bir parçasıdır. Yazlığı kurtarmak ekolojik hareketin kendisi değildir.

3- Ekoloji mücadelesi salt hukuki bir mücadele değildir ve ona indirgenemez. Bazı durumlarda hukuki yollara başvurmak, yürütmeyi durdurmak, dilekçe yazıp imza toplamak gerekebilir. Fakat bunlar ana yaklaşımı değiştirmemeli. Hukuki mücadele bir koldur ama vücudun tamamı değildir. Doğaya saldırı sınıfsaldır ve bu anlamı ile politiktir. Politik saldırıya hukuki yolla karşı konulamaz. Ancak politik karşı duruşla bu mümkündür. Hukuki karşı çıkış ancak bu politik eylemin bir parçası olabilir, geneli değil.

4- Ekolojik mücadelenin teknik / mühendislik / mimarlık hesaplamalara indirgenmesi, oradan alınacak rakamlarla hareketin yönlendirilmesi söz konusu olabiliyor. Kapitalizmde teknik taraftır, egemenin elinde bir silahtır. Tekniğe değil ama onun fetişleştirilmesine, kimin için kullanıldığına iyi bakmak gerek diye düşünüyorum. Bir derenin, gölün o yöre halkına olası zararları hesap edilmeli erken önlem alınmasını sağlamalı. Bunlar yapılması gereken mücadelenin ana unsuru değil, yardımcı elemanları olmalı .

5- Ekolojik mücadeleyi yürüttüğünü savunan örgütlerin, sivil toplum kuruluşlarının bir çoğu ABD ve AB den maddi destek almakta. Bir kere ABD ve AB de yapıları gereği merkez emperyalist ülkeler ve finans oligarşisinin üsleri. Ellerinde tuttukları sermayeninde yeni alanlar bulmasını, genişlemesini, fazladan değer yaratmasını istiyorlar. Bu anlamda da çevre ülkelerde önlerine çıkacak engelleri finansal desteklerle yörüngelerine oturtmayı amaçlıyorlar. AB ve ABD desteği almış yukarıdan aşağıya örgütlenmiş bu yapılarda ne tabanı ne de ekolojik mücadeleyi temsil edemiyorlar. Kapitalizmi yeşile boyamak içinde ellerinden fırçayı düşürmüyorlar.

6- Bir köyde, kırsal bir alanda yağmaya talana yıkıma karşı duran insanların ağzından çoğunlukla şu nakarat düşmüyor “biz siyaset yapmıyoruz. Toprağımızı, akarsuyumuzu, ovamızı, dağımızı savunuyoruz, burda siyaset yok.” Ekolojik mücadeleyi sınıflar üstü, politika dışı gösterme ve görme anlayışı aslında kapitalizmin özünden kaynaklanan ekolojik yıkımları gizleme, üstünü örtme çabasıdır. Olayın asıl nedenini görme kaybıdır. Ekolojik mücadele başından sonuna kadar sınıfın içinde, sınıfla birlikte politik bir harekettir.

7- Bir bölgede ( örneğin bir köyde ) maden arama faaliyeti için eleman arayan şirket o yörede yaşayan yoksullaşmış, mülksüzleşmiş, proleterleşmiş köylüleri işe alıyor. Böylece o yöredeki mücadele içinde çatlaklar oluşmasına neden oluyor. Kapitalizmin tarımı yok etmesi sonucu proleterleşen köylü derin bir ikilemle karşı karşıya kalıyor. Ya iş bulup karnını doyuracak ya da işi reddedip ekolojik yıkıma karşı duracak. Bu ikilem sınıf hareketi ile ekolojik hareketin bir araya gelememesi sonucu çözümsüz kalmaya devam ediyor.

8- Bugün ekolojik mücadelenin tam olarak anlatılamaması, kavranamaması, bilince çıkarılamaması sorunu yaşanıyor. Ekolojik mücadeleyi kuşlar böcekler börtü çiçekler olarak gören büyük bir çoğunluk var. Diğer yandan bu anlatma işini kendisine meslek edinmiş, herşeyi bilen uzman ekoloji mücadelesi profesyonelleri var. Hangi mücadelede uzman, profesyonel varsa ondan uzak durmak gerektiğine inanıyorum.

Eko-sosyalist bakış açısı insanlığın geleceğine uzanan yolda belirleyici çıkış önerileri sunuyor. Bu anlamıyla ekolojik mücadele yürüten örgütlerin eko – sosyalist düşünceye yakınlıkları / uzaklıkları çok belirleyici. Köprüden önceki son çıkışa geldiğimiz bu şartlarda hızlıca bir şeyler yapabilmek için vakit daralıyor.

Yorumlar (0)
19
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30