Boğaziçi'nde kayyuma da kimlikçi, şeriatçı kuşatmaya da hayır... l Ercan Çankaya yazdı...

Türkiye'de hemen her üniversite şeriatçı yapılanmacalarca ele geçirildi. Aylardır devam eden direnişe rağmen Boğaziçi Üniversitesi de bu şeriatçı saldırıların etkisinden kurtulamıyor.

Toplumsal Kürsü 07.07.2021, 20:04 08.07.2021, 02:11
Boğaziçi'nde kayyuma da kimlikçi, şeriatçı kuşatmaya da hayır... l Ercan Çankaya yazdı...
Ercan Çankaya

“O sözler ki kalbimizin üstünde

Dolu bir tabanca gibi

Ölüp ölesiye taşırız

O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan

Uğrunda asılırız”

Attila İLHAN

Yazıya Kaptan'dan, üstad Attila İlhan'dan bir şiirle başladık. Ne güzel de anlatıyor Türkiye'de sözün ve yazının bedelinin ne kadar ağır ödenebileceğini...

1. Bu yazı, üniversite kampüslerindeki şeriatçı ve liberal ablukanın boyutlarını göstermek için yazılmıştır.

Bu cümleyle başlayan bu paragrafı okuduktan sonra 30 saniye gözlerinizi kapatıp düşünmenizi istiyorum. 90’ların sonunda ya da 2000’lerin hemen başında doğmuş bir gençsiniz. 20’li yaşların başındasınız. Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmışsınız. Neredeyse 2 yıldır bitmeyen pandemi kısıtlamaları dolayısıyla okulla tek bağınız zoom derslerinin yürütüldüğü bir çevrimiçi eğitim platformu. Okulla dersler dışında olan tek bağınızsa okulun hemen tüm öğrencilerinin ve çok sayıda mezununun bulunduğu, hatta zaman zaman hocaların bile takip ettiği, yaklaşık 20 bin kişilik bir mevcudu olan bir kapalı Facebook grubu. Boğaziçi Üniversitesi’ne, kayyum karşıtı direniş devam ederken ya da hemen öncesinde gelmişsiniz. Zannediyorsunuz ki Boğaziçi Üniversitesi, çoğunluğunu sadece ilerici insanların oluşturduğu bir üniversite. Twitter’da, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direnişe kendi renklerini çalarak sönümlendirmeye çalışan, takiyyeciliği gelenek edinmiş, yıllardır sürdürdükleri “türban” mağduriyetini sürdürmeye çalışan, siyasal İslamcı bir hanımefendinin bir iletisini görüyorsunuz. Kendi deyimiyle üçüncü üniversitesini okuyan, 30 yaşlarında bir hanımefendi. Attığı ‘tivit’i alıntılayarak diyorsunuz ki türban bir özgürlük sorunu değildir, basit bir kılık kıyafet yönetmeliği meselesidir; bugün serbest olan şey, yarın yasak olabilir. Bu Twitter gönderinizin ekran görüntüsünü alarak bahsi geçen Facebook grubuna atıyorlar, gruptan atılmanızı sağlıyorlar. Disiplin cezası almanız için bölümünüze e- postalar atıyorlar. Yetinmiyorlar... Kayyuma karşı mücadeleden kendisine kişisel kariyer ve tanınırlık devşirmeye çalışan bu “aktivistler”, sizi Twitter’ın paralı aktrollerine; daha en başından bu yana Boğaziçi direnişine katılan öğrencileri hedef göstermiş, bazılarının tutuklanmasına neden olmuş BİSAK (Boğaziçi İslam Araştırmaları Kulübü) isimli cihatçı yapının, Twitter’daki “anonim” trollerine hedef göstermeye çalışıyorlar. Mücadele etmeye, fikrinizi açıklamaya mecaliniz kalır mı? Cevabı tek kelimeyle ben söyleyeyim. Kalmaz... Siz yine de gözlerinizi kapatın ve bir düşünün...

2. Birinci paragrafta anlatılan olay gerçekte yaşanmamıştır.

Gözlerinizi açtıysanız ve 2 numaralı uyarıyı okuduysanız, aklınızda bir soru belirdiğini düşünüyorum: Yaşanmamış bir olayı bize neden anlatıyorsun.

Böyle "muhayyel", yani hayal ürünü bir olay anlattım. Çünkü bu olaylardan onlarcası Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşandı. Hem de Türkiye tarihine geçecek kayyum direnişi sırasında....

Boğaziçi direnişinden kendisine kişisel menfaat devşirmeye çalışan bir yapı ve onun bu direnişin tam karşısında duran BİSAK çevresinde örgütlenmiş cihatçılara uzanan bağlantıları; Boğaziçi Üniversitesi’ndeki İslamcı, liberal hegemonyayı bu eylemlerin ana gövdesini oluşturan genç yaştaki öğrencilere rağmen devam ettirmeye çalışmaktadır.

3. Somut bir olay... Kampüslerde şeriatçı ve liberal zorbalığı...

Böyle bir olay, basbayağı 20’li yaşlarda bir öğrencinin başına gelebilirdi. Benzer zorbalıklar, yukarıda da değindiğim gibi çok sayıda öğrencinin başına geldi... Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlerde gözaltına alınan öğrenciler, sadece eylemler sırasında polise direndikleri için gözaltına alınmadı. Birbirini besleyen, bir bölümü direniş karşıtı, bir bölümü direnişe sözüm ona destek veren farklı İslamcı grupların sosyal medya kampanyalarıyla direnişe katılan, üniversite hayatının ilk yıllarındaki çok sayıda öğrenci gözaltına alındı. Tutuklandı...

4. Bir örnek üzerinden şeriatçı zorbalığı...

Birinci paragrafta anlattığım olayın benzerleri, çok sayıda öğrencinin başına geldi. Fakat ben bu yazıyı, kendi başıma gelen bir zorbalık üzerinden, başta da söylediğim gibi Boğaziçi üniversitesindeki şeriatçı ve liberal ablukayı anlatmak için yazıyorum.

Çok şükür ki ben, 20’li yaşların başlarında, bu tür sosyal medya linçleri karşısında ne yapacağını şaşıran, ilk siyasi deneyimini doktora yapmakta olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşayan birini değilim. 30’lu yaşlarında bir doktora öğrencisiyim. İster sosyal medyada ister geleneksel medyada olsun, yazının ve sözün bedelinin çok ağır ödetebileceğinin bilincinde olan, hayatını yazarak kazanan bir yazı ve basın emekçisiyim. Modern Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve edebiyatıyla ilgili araştırmalar yapan bir tarihçi adayıyım. Bana bedel ödetilebileceğinin bilincinde olarak bu yazıyı yazmaktan muradım da üniversitelerde şeriatçı tehlikenin boyutunu, kendi durumumdan yola çıkarak, yüz yüze kaldığım zorbalık üzerinden örneklemek.

5. Bir sosyal medya linci: Üniversitelerde İslamcı hegemonya nasıl kurulur?

Bu satırların yazarı bendeniz, mesleği gereği, bir internet editörü olmam dolayısıyla sosyal medyada fazla zaman geçiririm. Doktora öğrencisi olduğum Boğaziçi Üniversitesi'nde, direnişe katıldığını söyleyen bir İslamcının, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki kayyum direnişini, hiç alakası olmayan bir şekilde "türbana özgürlük" gündemiyle ilişkilendirdiği gördüm. Söz konusu tivit şöyleydi:

Başörtülü eğitim hakkının zaten bizlerin hakkı olduğunu, normalinin zaten bu aykırılığa karşı gelmek olduğunu, bu yüzden size minnet etmek zorunda olmadığımızı anlayacaksınız.

Bu twiti, AKP'li olduğunu gizlemeyen, aynı "mahalle"den olduğu bir adamın kendisini eleştirmesi üzerine atıyor. Haber kaynaklarımın yalancısıyım. Kendisi DSİP'li. (Hani şu 2010 referandumunda, Yetmez Ama Evet kampanyasının başını çeken sol liberal parti.) Biliyorsunuz; eski Yetmez ama Evetçilerin, liberallerin son 4 5 yıldır ara ara AKP'ye diklendiği oluyor. Bu da öyle bir çıkış.

Bendeniz ise bu Twitter iletisini alıntılayıp, şöyle bir cevap vermişim.

Senin türbanla üniversiteye girip girmemeni savunmak "normal ya da anormal sıfatları"yla tanımlanabilecek bir konu değil. Basit bir yönetmelik meselesi. Bence girmemeniz gerekiyor, giremeyeceksiniz de... Bugünler geçici. Üniversitelerde gericilik yasaklanacak.

Bir üniversite öğrencisi, bağımsız fikir üretmeye aday görüldüğü için doktoraya kabul edilmiş bir doktora öğrencisi, üniversitelerdeki kılık kıyafet yönetmeliğini eleştirebilir; ne var bunda diyebilirsiniz. Her kurumun bir kılık kıyafet yönetmeliği olduğu gibi üniversitenin de olabilir; bazı insanlar, üniversiteye sarıkla, cübbeyle, türbanla girilmesine karşı çıkabilir de diyebilirsiniz. Kişisel yaşamlarında bu kıyafetleri giyenlerin, kamusal bir alan olan üniversiteye bunları çıkararak girmesi gerektiği savunulabilir; bunun bu kıyafetleri giyenlerin kişilik haklarına saldırı içeren bir tarafı yok da diyebilirsiniz. Fakat Türkiye'de, üniversitelerde işler öyle yürümüyor. Boğaziçi'nde de böyle yürümüyor.

6. Şeriatçı örgütlenme nasıl çalışır?

Bir siyasal İslamcı, bu tivitinizin ekran görüntüsünü alıp Boğaziçi öğrencilerinin hemen hepsinin bulunduğu kapalı Facebook grubuna atar ve linç başlar.

Buddy

Grubun yöneticisi ekran görüntüsünü görür görmez; fırsatı kaçırmaz, sizi gruptan uzaklaştırır. Aylar önce aynı gruptan cihatçılar ekran görüntüsü çıkarmış, Twitter'da aktrollere servis etmiş, aktroller yandaş basına ulaştırmış, onlarca öğrenci gözaltına alınmış, tüm bunlar olurken kendisinin kılı kıpırdamamıştır.

Şimdi işin maddi boyutuna gelelim. 20 bin kişilik Facebook grubu yönetmek bir üniversite öğrencisine normalde hayal edemeyeceği bir ekonomik ve siyasi kazanç getirebilir. Gruba viral reklam alabilirsiniz. Ya da bu beyefendinin yaptığı gibi Boğaziçi öğrencilerinin adını ve direnişini kullanarak youtube kanalı ve haber portalı kurabilirsiniz. Anaakım medya, Boğaziçi Üniversitesi direnişini sizin servis ettiğiniz şekliyle görür. Böylelikle hem siyasi ve ekonomik kazanç sağlarsınız hem de direnişin sizin istediğiniz şekliyle görülmesini sağlarsınız.

buddy

"Bye" diyerek beni gruptan uğurlayan beyefendi, bu 20 bin kişilik grubun yöneticilerinden biri. Dediğim gibi kendisi aynı zamanda üniversite direnişiyle ilgili haberler yapan bir Youtube kanalının ve haber portalının yöneticilerinden biri. Aynı zamanda amatör 'standup'çı. Üniversitenin adını taşıyan haber sitesinde kendi kendisiyle röportajlar yapıyor. Hem 'standup' yaptıkları mekanların hem kendisinin reklamını yapıyor. İşin duygusal (!) yönünü, getirisini okuyucularımızın takdirine bırakıyorum.

Bu bölümün başında, bu arkadaşlar öğrenci demiştik. Yanlış anlaşılmasın, öğrenci deyince genç, 20'lerinin başlarında insanlar oldukları anlaşılmasın. Mesela, yukarıda sözünü ettiğim hanımefendi, ikinci üniversitesini okuyor; evli, çocuk gelişimi öğretmeni. Boğaziçi Üniversitesi ikinci üniversitesi ve sosyal medya paylaşımlarından bir kurumda çocuk gelişimi öğretmenliği yaptığı anlaşılıyor. Veliler, çocuklarını "türbanın bir özgürlük" meselesi olmadığını söyleyen birine her şeyi yapabilecek bir öğretmene emanet ediyor.

Amatör 'standup'çı beyfendi de bir lisans öğrencisi, yıllardır Boğaziçi'nde. 4 yılı aşkın bir süredir Boğaziçi'nde öğrenci olduğu anlaşılıyor. Bazıları için Boğaziçi'nde öğrenci olmak mezun olmaktan çok daha karlı.

Bakınız bir başka 35 yaşında lisans öğrencisi. Yanlış okumadınız, 35 yaşında bir lisans öğrencisi. Yüksek lisans ya da doktora öğrencisi değil. 10 yılı aşkın bir süredir okulda lisans okuyor. Türk dili ve edebiyatı bölümünü bitirememiş; felsefeye geçmiş. Onu da bitiremiyor.

buddy

Kemalizmin, 12 Eylül şinaslik ve YÖK savunuculuğu olduğunu düşünüyor. "Türban"a karşı fikir beyan edenlerin Kemalist olduğunu ve bu Kemalistlerin doktora eğitimi yapmamaları, yapsalar da akademisyenlik yapmamaları gerektiğini düşünüyor.

7. Topu liberal görünümlü İslamcılardan cihatçılığını gizlemeyen İslamcılar devralırsa...

Bu açık hedef göstermelerden sonra topu Twitter'ın aktrolleri ve okuldaki cihatçı yapılanma BİSAK'ın cihatçıları devralıyor. Twitter ve Facebook'tan mesajlar yağmaya başlıyor. Birkaçını dikkatinize sunuyorum.

face

Kötü günlerimin ne olabileceğini BİSAK bağlantılı hesapların Twitter yorumlarından anlıyoruz.

Twitter BİSAK

Ölüm tehdidinden sonra da "vatandaşlıktan çıkarma" tehditleri...

twitter bisak

Aynı yöntemle Boğaziçi'nde onlarca öğrenci gözaltına alındı, tutuklandı. Ben de tutuklanabilirim, eğitim hayatım sonlanabilir. Bu yazıyı kendi mağduriyetimi anlatmak için yazmadım. Boğaziçi direnişi benim kardeşim yaşında, yirmili yaşların başındaki gençler tarafından örüldü. Boğaziçi'ndeki protestolar, pek çoğunun hayatlarında katıldıkları ilk eylemlerdi. Tez döneminde, okulla bağlantısı olmayan bir doktora öğrencisi ve basın emekçisi olarak benim elimden tek gelen bu eylemleri haberleştirmekti. Aynı eylemlere okula öğrenci olarak ne zaman girdiklerini kendileri bile unutmuş, profesyonel liberaller, İslamcılarca şekil verilmeye çalışıldı. Liberal görünümlü İslamcılardan cihatçılara uzanan ağlarla öğrenciler hedef gösterildi.

Kadıköy'de on binlerce sosyalist, Kemalist, ilerici; destek için öğrencilerin eylemlerine katıldı. Hemen her gün bu ülkenin sosyalistlerine, Kemalistlerine küfreden profesyoneller provokatörlerce öğrencilerin o kitlelerle bütünleşmesi engellenemese de sınırlandı. Belki de bu yüzden Boğaziçi eylemleri kampüsle sınırlı kaldı, 19 yıllık AKP iktidarını sarsacak bir toplumsal harekete evrilemedi.

8. O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan...

Sabredip yazıyı buraya kadar okuyanlar arasında "sırası mı şimdi türban tartışması yapmanın", "2000'lerin başında mıyız?" diyenler çıkacaktır. Evet 2000'lerin başında değiliz; gericilik ve piyasacılık saldırısnı çok daha ağırlaştırdı. Nâzım'ın deyimiyle "Hava kurşun gibi ağır". Tam da bu yüzden "Bağır bağır bağırıyorum" demek zamanıdır. Yazının yazarı olan bendenizin tehdit edilmesi, eğitim hayatının sonlanması, hatta gözaltına alınıp, tutuklanma ihtimali olması ise laf-ı güzaftır.

Yazıya Kaptan'la başladık. Yine Kaptan'la bitirelim.

Elsiz ayaksız bir yeşil yılan
Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal
Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler
Çün buyurdun kesenleri astılar
Sen uyudun asılanlar dirildi
Mustafa'm Mustafa Kemal'im
Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor
Dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
Bu gece kıyamet gecesi bu vapur bandırma vapuru
Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
Ben ölümden korkmam diyor

"Elsiz ayaksız bir yeşil yılan" Mustafa Kemal'in kurduğu Cumhuriyet'i yıktı, hayatlarımızı çaldı. Tam da bu yüzden vakit, kişisel ikbalimizi, geleceğimizi düşünmeden gericiliğe karşı bağırmak vaktidir. Cumhuriyetimizi kaybettik, kaybedecek bundan daha değerli bir şeyimiz yok. Sosyalist, tam bağımsız, laik bir yeni Cumhuriyet hedefiyse tam karşımızda duruyor. "Zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok"

Yorumlar (0)
23
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30