Hangi Hastalıklara Neden Olurlar?
Toksinler doku ve organlarımızı oluşturan hücrelerimizin yapı ve işleyişlerini bozarak vücudu başta kanser ve infeksiyon hastalıkları olmak üzere pek çok hastalığa elverişli hale getirirler. Hücrelerde 2000’den fazla enzimin varlığı bilinmektedir ve her saniye milyonlarca metabolik aktivite gerçekleşmeye devam etmektedir. Enzimler, yardımcı (koenzim) enzimler aracılığı ile bu metabolik aktiviteleri düzenler ve gerçekleştirirler. Enzimlerin normal işlev görebilmeleri için vitamin, mineral ve antioksidanlara ihtiyaç vardır. Toksinler yaşam için kritik öneme sahip bu enzimleri bloke ederek, hormonların aktivitelerini bozarak, hücreler arası iletişimi engelleyerek zararlı sonuçlara ve kronik metabolik hastalıklara yol açarlar. Toksinler ayrıca başta hücre DNA’sı olmak üzere hücre zarları ve hücre içindeki diğer organellere bağlanarak hasarlara yol açarlar. DNA hasarlarının hemen ortadan kaldırılması kritik bir öneme haizdir. DNA onarım enzimleri ve diğer koruyucu mekanizmalar toksinlerle yetersiz hale getirilerek kanserleşme süreci gerçekleşebilir.

Toksinler Yavaş Yavaş Öldürür
Toksinler olumsuz etkilerini oldukça uzun bir süreç içinde yavaş yavaş gerçekleştirerek birçok zihinsel ve bedensel hastalığa yol açarlar. Yorgunluk, davranış bozuklukları, alerjik reaksiyonlar, zeka geriliği, cilt hastalıkları, kronik metabolik hastalıklar aşırı toksik yük sonucu ortaya çıkmaktadır. Hastalık yapma riski taşımayan veya çok az olan toksinler bir araya gelerek potansiyel zararlı bileşiklere dönüşebilirler. Bilmeden ve azar azar maruz kalınan bu toksinler sonucu hastalıklar ortaya çıktığında sebep sonuç ilişkisini kurmak neredeyse imkansızdır. Bir toksik maddeye fazla miktarda maruz kalmanın ortaya çıkardığı etkilerle, aynı kimyasala uzun süre düşük miktarlarda maruz kalmanın ortaya çıkardığı kronik etkiler birbirinden oldukça farklıdır.

Her Yerde Var
Toksinler her yerde ve her mekanda mevcuttur. Kişisel farklı duyarlılıklar söz konusu olmakla birlikte her canlı toksinlerden az veya çok etkilenir. Öylesine yaygınlardır ki, nerede yaşanırsa yaşansın, ne yapılırsa yapılsın toksinlerden tamamen kurtulmak mümkün değildir. Özellikle arttıklarında alilim yapılamaz, hücrelerde, hücre aralarında, dokularda, damarlarda, bağırsaklarda, eklemlerde depolanır. Ancak bilinç düzeyi yükseltilerek ve gerekli önlemler alınarak toksik yükü azaltmak ve hastalık yapıcı etkilerini önlemek mümkündür. Soluduğumuz hava, gıdalar, içtiğimiz su, içinde yaşadığımız ve çalıştığımız mekanlar, gıdaların yetiştirildiği toprak, giysiler, tuvalet ve temizlik malzemeleri, kişisel bakım ürünleri, dekorasyon malzemeleri az miktarlarda birçok kimyasal toksik madde içerir ve bunlar bir araya geldiklerinde vücutta toksin yükü artar. Vücutta normal metabolik faaliyetler sonucu da ortaya çıkan birçok toksik madde hücrelerin işlev ve yapı taşlarında hasara yol açarlar.

En Çok Nerelerde Birikirler?

  • Kan damarlarında birikiyor ise; damar sertliği ve kalp damar tıkanıklıklarına,
  • Lenf bezlerinde birikiyor ise; devamlı hastalık hali, sık infeksiyon ve sık grip geçirmeyin,
  • Lenf damarlarında birikiyor ise; fibromiyalji, yaygın kas ağrıları ve devamlı yorgunluk hissine,
  • Bağ dokuda birikiyor ise; kronik hastalıklar, romatizma, eklem rahatsızlıkları, selülit sorunlarına yol açabilmektedir.

Toksinler; yediğimiz, içtiğimiz gıdalardan soluduğumuz havaya; giysilerden temizlik malzemelerine kadar pek çok maddeyle vücudumuza yükleniyor… Farkında olmadan ve azar azar maruz kalınan bu toksinler başta kanser olmak üzere birçok ciddi hastalığa davetiye çıkartıyor… Toksinlerle dolu bir dünyada yaşamaya devam ediyoruz… Her yıl dünya genelinde milyarlarca ton kimyasal madde üretiliyor… Gündelik hayatta 10 binin üzerinde kimyasal madde insan hayatını direkt olarak etkiliyor. EPA (Environmental Protection Agency) bu kimyasal maddelerin büyük bir çoğunluğunun insanlar için toksik olduğunu, bazı kimyasal maddelerin ise kanserojen olabileceğini açıklamıştır Amerikan Kimya Derneği gündelik hayatta insanı etkisi altına alan kimyasal maddelerin çok azının bilimsel olarak test edildiğini bildiriyor.

Vücut Ne Zaman Atamaz?
Vücut aşağıdaki durumlarda toksinleri atamaz, toksinler birikir ve zarar verir:

  • Gereksiz ilaç kullanımı
  • Cıva gibi ağır metaller, tarım ilacı kalıntıları, gıda katkı maddeleri
  • Sağlıksız beslenme, doymuş yağ, tuz ve şeker kullanımının artması
  • Hareketsiz yaşam tara
  • Stres
  • Alkol ve sigara kullanımı
  • Vücut fonksiyonları sonucu oluşan, son yıkım ürünlerinin atılamayıp, birikmesi
  • Egzoz dumanı, hava kirliliği, radyasyon

Aspartamdan Uzak Dur: Zayıfla
Tatlandırıcılar hızla beyne nüfuz edip beyin hücrelerini uyarırlar. Zamanla başta iştah merkezi olmak üzere beyinde kalıcı hasarlara yol açabilirler. Aspartam şekerden yaklaşık 200 kat daha tatlı bir bileşiktir. Aspartam ortam sıcaklığı 31°C ve üzerine çıktığında fenilalanin, aspartik asit ve metanole ayrışmaktadır. Vücut ısısının 36°C olduğu düşünüldüğünde sonuç dramatiktir. Aspartik asit beyni uyarıcı etki yaparken (eksitotoksin), fenilalanin serotonin düzeyini düşürür. Serotonin azaldığı zaman depresyon ve iştah artışı ortaya çıkarken, metanolden formaldehit ve formik asit gibi oldukça zararlı beyne ve böbreklere hasar veren ve kanserojen olan metabolitler ortaya çıkar, kanserlerle de ilişkilendirilmektedir.

Monosodyum Glutamat Uyarısı
Bir cins deniz yosunundan elde edilen ve yemeklere lezzet, çeşni katan bir ekstrattır. Parmesan peyniri, et, domates, anne sütü de glutamat içermektedir. Glutamatlar tıpkı aspartam gibi eksitotoksik etkili bir bileşiktir. Beynin özellikle hipotalamus bölgesine etki yaparak kalıcı hasarlar ortaya çıkar ve obeziteye yol açar.

Kronik kullanımda alerjik reaksiyonlar, astım, migren, hipertansiyon, diyabet, Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklara yol açtığı söylenmektedir. Monosodyum glutamat hemen her tür hazır gıdanın içinde bulunabilmektedir. Konserve çorbalar, işlenmiş etler, salata sosları, dondurulmuş gıdalar, köfte harçları, cips, kraker, hamburger, salam, sosis, sucuk, et suyu tabletler monosodyum glutamatın var olduğu gıdaların bazılarıdır. Monosodyum glutamat işlenmiş gıdalara şifreli bir takım kelimeler kullanılarak gizli olarak yerleştirilebilmektedir. “Hidrolize protein”, “hidrolize mısır glüteni”, “baharat”, “glutamat”, “glutamik asit”, “potasyum glutamat”, “sodyum glutamat”, “jelatin” bu şifreli gizli monosodyum glutamat kaynaklarından bazılarıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.