THK ve OdeaBank meselesi: İşte yalanlar ve gerçekler

Geçtiğimiz günlerde tarafıma ulaşan bir dosyayı inceledikten sonra hayretler içerisinde kalmıştım.

Dosya Türk Hava Kurumu (THK) ile ilgiliydi…

Olayı, 26 Temmuz’da “THK’da neler oluyor – Kimin eline kelepçe vurulacak?” başlığıyla YURT’taki köşeme taşımıştım.

Dosyadaki olayların doğruluğunu araştırmak için THK’nın Ekim 2018’de yeni başkan seçilen Emekli Tümgenaral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu’ndan randevu istedim. Nogaylaroğlu 1 Ağustos saat 11’e randevu verdi.

Randevu saatime sadık kalarak tam saatinde THK özel kaleminde oldum. Nogaylaroğlu makamında beni bekliyordu. İçeri girer girmez makamındaki masadan kalkarak hoş geldin dedikten sonra makam masasının önündeki koltuğa buyur ederek oturmamı istedi. Ve kendisi de karşıma oturdu. Geleneksel Anadolu misafirperverliğiyle ne içeceğimi sordu. Ben hemen Paşa’ya birkaç soru sormayı düşünürken bu nezakete karşı kayıtsız kalamazdım. “Çay içerim paşam” dedim.

Havadan sudan birkaç şey konuştuktan sonra çaylar da gelmişti. Ben biran önce konuya girmek için sabırsızlanıyordum. ‘Paşam’ dedim. THK’yı batırmışsınız… Paşa güldü. “Doğru söylüyorsunuz, THK’nın iştiraklerini batırma noktasına getirmişler Ali Bey” diye yanıt verdi.

Ardından Ekim 2018’de THK’nın başına nasıl geldiğini kısaca anlattı…

Paşa göreve gelir gelmez ilk iş olarak THK’nın geriye dönük iştiraklerini ve genel durumunu inceletmek için özel bir denetim firmasıyla anlaştığını ve denetleme işi sürerken gelen raporlar karşısında kendisinin de hayrete düştüğünü belirterek kurumun organize bir şekilde zarara uğratıldığınıve iflasın eşiğine getirildiğini anlattı.

Raporlarda neler olduğunu sorduğumda ise “sabırlı ol, birazdan anlatacağım” dedi. Ve anlatmaya başladı. “Ali Bey, arı yuvasına çomak sokunca bu durumdan rahatsız olan bir önceki yönetimdeki bazı arkadaşlar sahte evrak düzenleyip yetkileri olmadığı halde beni görevden alma girişimine kadar işi götürdüler. Tabi ki kurum olarak bizde bu yasa dışı duruma kayıtsız kalmadık konuyu ilgili kurumlara ileterek şikâyette bulunduktan sonra da kurum içerisinde bu hukuksuzluğa ve denetleme firmasının verdiği raporlara göre kurumu zarara uğratan kim varsa THK’dan uzaklaştırdık” dedi.

Ardından THK’nın 16 Şubat 1925’te Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından Türkiye’de havacılık sanayisini kurmak, havacılığın askeri, ekonomik, sosyal ve siyasal önemini anlatmak, askeri, sivil, sportif ve turistik havacılığın gelişmesini sağlamak, bütün bunlar için gerekli araç ve gereci hazırlamak, personeli yetiştirmek ve uçan bir Türk Gençliği yaratmak içinkurulduğunu hatırlattı.

PAŞANIN MİRASINI TALAN ETTİRMEYECEĞİZ

Paşa, kararlı ve net bir şekilde “Ali Bey” dedi:

“Bakın ben ve buradaki ekip arkadaşlarım şu konuda kesin kararlıyız her kim olursa olsun, Gazi Paşanın Türk milletine bıraktığı mirasını kimseye talan ettirmeyeceğiz. Her ne türlü kasıtlı sözleşmelerle kurumun bazı rantiyesi yüksek gayrimenkullerini OdeaBank örneğinde olduğu gibi.

OdeaBank örneğinde neler olduğunu birazdan kurumumuzun değerli genel sekreteri emekli Albay Rafet Yavuz Bey size ayrıntılı olarak anlatacaktır.”

SEVR DAYATMASINDA OLDUĞU GİBİ YIRTAR ATARIZ

“Ali Bey, bahsi gecen banka sadece THK’nu değil, kurumun kiracılarının da hesaplarına ve işyerlerine haciz işlemleri başlatarak mağdur etmekte. OdeaBank her ne kadar bizden önceki yönetimler tarafından imzalanan şaibeli sözleşmelere dayanarak bu işlemleri yapsa da şunun farkında değil. Bu millet yüz yıl önce kendisine dayatılan Sevr Anlaşması’nı nasıl yırtıp attıysabiz de önceki yönetimler ile OdeaBank arasındaki bu şaibeli sözleşmeyi hukuk çerçevesinde yırtıp atarız” diyen Emekli Tümgenaral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu bu konuda “ne kadar kararlı olduğumuzu bütün dünya alem bilsin” dedi.

Nogaylaroğlu THK içerisinde OdeaBank olayı örneğindeki gibi daha birçok usulsüzlüğün olduğunu bunların hepsinin teker teker hesabını soracağını ve “THK’nın şeffaf, denetlenebilir bir şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüklediği misyonunu devem ettireceğinden kimsenin kuşkusu olmasın” diyerek isteyen herkese yaşanan bu süreç ile ilgili bilgi ve belgelerin açık olduğunun da altını çizdi.

DÜZENLERİ BOZULDU

THK Genel başkanı Emekli Tümgenaral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu’yla yaptığımız sohbetin ardından Genel Sekreter Emekli Albay Rafet Yavuz’un kapısını çaldım. Belli ki beni Paşa’nın kendisine yönlendireceğini bildiği için hazırlıklıydı:

“Yavuz Bey, 13 Ekim 2018’de Nogaylaroğlu ve ekibi THK yönetimine geldikten sonra kurum içerisindeki tartışmalar zaman zaman medyaya da yansıdı. Biraz önce Nogaylaroğlu ile konuştum. O da kurumda göreve başladıktan sonra ‘arı yuvasına çomak soktuk tabii ki bu durumdan rahatsız olanlar oldu. Durumdan memnun olan yurtsever çalışanlarımız da oldu. Haliyle kurum içerisindeki bazı çıkar gruplarının direnciyle de karşılaştık’ dedi. Yeni ekip neden böyle bir dirençle karşılaştı” diye sordum.

Rafet Yavuz, önce kendinden emin bir şekilde oturduğu koltukta geri yaslanarak “Tabii ki direnç gösterecekler. Kurum içindeki ve dışındaki çıkar grupları, kurumu babalarının çiftliği haline getirmişlerdi. Biz buna mani olduk, direnç de bundan. Çünkü kurum içerisindeki düzenleri bozuldu ve hepsini yargı önüne çıkaracağız. Bunun da bilincindeler, işte direnç ondandır Ali Bey” diye yanıt verdi.

THK’nın kendileri göreve gelmeden önce nasıl zarara uğratıldığını ayrıntı ve belgelerle anlatmaya başladı. Şaşkınlığımı gizleyemedim ve sordum “Nasıl olur ya bunca zaman hiç kimse bu yolsuzluğu, hukuksuzluğu görememiş mi” diye.

Rafet Yavuz, “Tabii ki görmüşler. Ancak bazı kurum çalışanları kurumdaki bu usulsüzlüklerle ilgili zaman zaman ilgili yöneticilere kurumun bilerek zarara uğradığını bildirmişler. Sonra da işlerinden olmuşlar. Bir süre sonra çalışanlar da yapılan usulsüzlükler karşısında işlerinden olmamak için sessiz kalmak zorunda kalmışlar. Değişen yönetimler ise kurum içerisindeki ve Vakıflar Denetleme Müdürlüğü’nün raporlarını hiçbir işlem yapmadan kurumun rafları arasında tozlanmaya bırakmışlar. Kendilerinden önceki yönetimlerin yaptığı talanı kaldığı yerden alıp devam ettirmişler Ali Bey” dedi.

Ve ardından konuşmasına şöyle devam etti:

“13 Ekim 2018’de Nogaylaroğlu Paşa ile birlikte herbiri kendi branşlarında uzman olan ekip arkadaşlarımızla birlikte THK’da göreve başlayınca tabi iki bu çıkar gurupları çok rahatsız oldular. Rahatsız olmakta da haklılar. Çünkü biz Atatürk’ün Türk milletine bıraktığı bu mirası hiçbir gruba talan ettirmeyeceğiz. Kurumun hileyle elinden çıkan gayrimenkullerini de geriye almak için bütün yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.”

Genel Sekreter Rafet Yavuz’un belgeleriyle anlattığı kendilerinden önceki THK Vakfı yöneticilerinin kurum iştiraklerinde giriştikleri talan, ibret verici ve kitaplara konu olacak boyutta.

YAĞMANIN BOYUTU ÇIĞRINDAN ÇIKMIŞ

Yağma ve yolsuzlukların boyutu çığrından çıkmış. Artık kokuları sokağı rahatsız eder bir hale gelmiş. Çürümenin en ilginç yanı ise Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın mirasını yabancı uyruklu bir bankayla çıkar ilişkisine girerek bankadan alınan kredinin dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş yüzde 28 dolar faizioranıyla THK’nın manevi ve hatta maddi değerine paha biçilemeyecek gayrimenkulleri ipotek karşılığı alınmış. Sonrası ise özür kabahatten büyük… Dönemin THK Genel Başkanı emekli Tümgenaral Kürşat Atılgan’ın ve hukuk müşavirlerinin duruma sessiz kalarak, OdeaBank’ın bu haksız faiz oranıyla Atatürk’ün Türk milletine bıraktığı mirasa el koymaya çalışmasına kasıtlı olarak göz yumması. İnsan hayretler içerisinde kalıyor.

Kurum elindeki belge ve raporlara dayanarak ilgili savcılıklara kamu davası açmakta bu açtığı davalardan birisi de 1 Kasım 2012 tarihinde Türkiye’de ilk şubesini açan, Afrika-Lübnan merkezli Bank Audisermaye grubuna ait OdeaBank.

İşte OdeaBank hakkındaki savcılığa bildirilen suç duyurusu:

Bu itibarla, THK ve ona bağlı iştirakler ile Odeabank A.Ş. arasında 25.09.2013 tarihinden 10.05.2017 tarihine kadar toplamda 11 adet TL, USD ve EUR cinsinden genel kredi sözleşmeleri akdedilmiştir. (Ek- 1)

Ancak ne yazık ki içinde bulunulan mali sıkıntılar ve yolsuzluklar sebebiyle THK, vadesi gelen kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmüş ve … tutarında kredi borcunu ödememiştir. İşbu kredi sözleşmelerine istinaden Odeabank, 19.07.2018 tarihinde THK’nin kredi hesabına kat etmiş olan borç miktarını tespit etmiş olup, Ankara 2. Noterliği’nin 20.07.2018 tarih ile 17657, 17644 ve 17648 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile bu hususu THK’ye bildirilmiştir. (Ek- 2)

Odeabank tarafından THK’ye gönderilen ihtarnamelerde, THK’nin borç miktarının yanı sıra, borç ödenmediği takdirde ihtar tarihinden itibaren Türk Lirasına %42.08 temerrüt faizi ve Amerikan Dolarına %28 temerrüt faizi uygulanacağını ihtaren bildirmiştir.

Söz konusu ihtarnamede THK’ye ihtar edilen faiz miktarı son derece haksız ve fahiştir. Zira tarafların kendi aralarında bir temerrüt faizi kararlaştırılmadığı durumlarda, ticari işlerde, alacaklının talep edebileceği faiz oranı sınırsızca tayin edilemez. 6102 sayılı TTK, Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun bu bakımdan sınırlayıcı hükümler içermektedir. Kısaca açıklayacak olursak; ticari işlerde faiz oranının taraflarca kararlaştırılmadığı hallerde talep edilebilir anapara ve temerrüt faizi oranları TTK m.9’da yapılan atıf gereği 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri çerçevesinde tespit edilir. 3095 sayılı Kanun uyarınca, alacaklı %9 oranında temerrüt faizi talep edebileceği gibi, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı 3095 sayılı Kanun’un öngördüğü faiz oranından fazla ise, alacaklı bu oran üzerinden de temerrüt faizi talep edebilecektir. Bu itibarla, Odeabank’ın THK’den temerrüde düşülen (ihtarname gönderilmek suretiyle) 2018 yılı uyarınca talep edebileceği en yüksek temerrüt faizi oranı %19.50 dir. Bunu aşan miktarda faiz oranı hukuka aykırıdır. Benzer şekilde 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca, yabancı para borcu dolayısıyla istenebilecek en yüksek faiz oranı da, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıdır. Temerrüde düşülen 2018 yılı itibarıyla USD vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı %2,65’tir. Dolayısıyla söz konusu ihtarname ve ödeme emrine konu olan faiz oranları hukuka aykırıdır. Türk Borçlar Kanunu m.27 uyarınca hükümsüzdür.

Odeabank tarafından işbu haksız ve fahiş faiz oranlarını içeren ihtarnameler THK’ ye iletilerek Kurum’un bu haksız miktarları ödemesi beklenirken, dönemin THK Yönetim Kurulu tarafından kasten bu ihtarnamelere herhangi bir itirazda bulunulmamış, bu yönde gereğinin yapılması için talimatlar verilmemiştir.

Kurumun ihtarnamelere itiraz etmemesi ve herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine, Odeabank A.Ş. Kurum aleyhine İstanbul 10. İcra Dairesi aracılığıyla 14.11.2018 tarihli ve 2018/5951 E. sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır.(Ek- 3)

Ekte bulunan ödeme emrinde de görüleceği üzere; Odeabank, Kurum’dan anapara borcunun yanı sıra ihtarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren Türk lirası borcuna %42.08, Amerikan Doları borcuna %28 tutarında temerrüt faizlerini de talep etmiştir. Anapara borçlarına eklenenen bu faiz oranları, hukuka ve hakkaniyete aykırı oranlardır.

Dönemin THK yöneticileri Odeabank’ın 2018/5951 E. sayılı icra takibine istinaden THK’ya gönderilmiş ödeme emrindeki faize de itiraz etmemiş olup, haksız ve fahiş faiz oranlarını içeren takip kesinleşmiştir. Odeabank A.Ş.’nin başlatmış olduğu haksız icra takibi basit bir itiraz ile durdurulabilecekken herhangi bir işlem yapılmamış olması, bile isteye takibin kesinleşmesine seyirci kalınması, kurumu kasten zarara uğratma iradesinin açık bir göstergesidir.

Takibe itiraz edilmemesinin sonucu olarak, THK’nın ipotek vermiş olduğu taşınmazlara haciz konulmuş ve sonrasında değer tespiti yapılmış olup, taşınmazların olması gereken değerlerinin çok altında değerler belirlenmiştir. Bu sebeple, kurumun en değerli malvarlıklarından olan İstanbul Laleli’deki otelin değerinin çok altında satılması riski doğmuştur.

Dönemin THK yöneticilerinin Odeabank tarafından haksız olarak işletilen faize ilişkin ihtarnamelere hiçbir itirazda bulunmamış ve sonrasında açılmış olan icra takibindeki faiz oranlarına da itiraz etmemiş olmaları, adeta seyirci kalmaları, THK’yı haksız yere fahiş bir borcu ödemeye yükümlü hale getirmiştir. Bu husus şüphesiz ki Odeabank lehine ancak kurum aleyhine bir malvarlığı değeri akışı sağlanmasına sebebiyet vermiştir.

Görüldüğü üzere, dönemin THK Yöneticileri hem yetki ve görevlerinin gereğini yerine getirmemiş hem de Odeabank lehine ancak kurum aleyhine haksız mal edindirme davranışını gerçekleştirmişlerdir.

THK’nın kasten zarara uğratılması söz konusu olduğundan, dönemin THK yöneticileri hakkında kamu davası açılması talebimizi Sayın Savcılığınıza iletme zaruretihâsıl olmuştur.

Emekli Tümgenaral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu kimdir?

1957 yılında Kayseri/Pınarbaşı’nda doğdu. 1975 yılında başladığı Hava Harp Okulu Lisans eğitimini 1979 yılında bitirerek Teğmen naspedildi. Hava Harp Akademisi eğitimini tamamlayarak Kurmay Subay oldu ve Hava Kuvvetlerinin çeşitli birliklerinde kol uçucusu, öğretmen pilot, Filo Komutanı, Harekat Komutanı görevleri ve Napoli İtalya NATO Karargah Subaylığı görevlerinin ardından, Kurmay Albay rütbesiyle Hava Kuvvetleri Genel Sekreterliği görevini yaptı.

Tuğgeneral rütbesine terfisi sonrasında Vaşington’da Silahlı Kuvvetler Ataşeliği ve Konya 3’üncü Ana Üs ve Eğitim Merkezi Komutanlığı görevlerinde bulundu. Tümgeneral rütbesinde son görev yeri olan Genelkurmay Plan Prensipler Başkanlığı Dış İlişkiler ve Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığı görevinden, 2012 yılında kendi isteğiyle emekli olarak ayrıldı.

Ahmet Bertan Nogaylaroğlu, 17 Mart 2017 tarihinde başladığı TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkan Vekili görevinden sonra 13 Ekim 2018 tarihinde THK Genel Kurulunda Genel Başkan olarak seçilmiştir.

Evli ve bir çocuk sahibi olan Nogaylaroğlu, İngilizce bilmektedir.

Kirazlı konusunda neden alttan alınıyor?

Kazdağları-Kirazlı çevre katliamı konusunu “Neden Bu Kadar Vicdansızlar?” başlıklı yazımda ele almıştım. Konunun bu sefer bir başka ve önemli yönünü ele almaya çalışacağım: devletin...

Montessori yöntemiyle eğitim-2

Montesorrı yöntemine geçen hafta bir giriş yapmıştık. Bu hafta Montesorrı yöntemine göre bir sınıf nasıl düzenlenir?, Sınıf içi uygulamalar nelerdir? Bunlardan bahsedeceğiz. Çocuk okulda olduğu...

Neden bu kadar vicdansızlar?

Son zamanlarda her gün devlet eliyle yürütülen yeni bir doğa katliamı haberini duyuyoruz. * Dünyanın sayılı güzelliklerinden Burdur’un Salda Gölü'ne 'millet bahçesi tesisleri' yapma kararı, *...

Ahlak toplumun temelidir

Çocuk eğitimi, ailede başlar, okul ve çevresiyle birlikte hayat boyu devam eder. Çocuğa ahlaki davranışların kazandırılması eğitimin önemli bir parçasıdır. Ahlak, bizim dini değerlerimizin...

Sol ve sokak

Türkiye'de 1950 li yıllarda çok ciddi bir sol örgütlenme vardı. 1960 lı yıllarda sol örgütlenme sokağa indi. DİSK bugün dahi yapamadığı kadar büyük katılımlarla...