#TenYearChallenge: Türkiye’de basın özgürlüğü…

Sosyal medyada #TenYearChallenge etiketi ile yayılan akım, Türkiye'de basın özgürlüğü konusuna uyarlandı. Türkiye 10 yılda basın özgürlüğünde 55 sıra geriledi. 2008’de Basın Özgürlüğü Endeksinde 102. sırada yer alan Türkiye, 2018'de 157. sırada yer aldı.

Sosyal medyada Facebook üzerinden başlayıp, Instagram ve Twitter’a #TenYearChallenge etiketi ile yayılan akım milyonlara ulaştı.

10 yıllık değişimlerini göstermek isteyen kullanıcıların fotoğraflarını paylaşarak yaydığı akım, Türkiye’de basın özgürlüğü için uygulandı. Ve ortaya çıkan sonuç hiç de parlak değil. 2008’de dünya basın özgürlüğü sıralamasında 102. sırada olan Türkiye, 2018’e gelindiğinde 157. sıradaydı. Raporu hazırlayan RSF, Türkiye’yi “Gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi” olarak tanımladı.

2008: TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 102. SIRADA

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün 2008 yılında açıkladığı Dünya Basın Özgürlüğü verilerine göre Türkiye 173 ülke içerisinde Ermenistan’la birlikte 102. sırada yer aldı. 2007 yılında 163 ülke içinde 101. sırada kendine yer bulan Türkiye, RSF’nin yayımladığı sıralamada, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlallerinin çeşitliliğiyle yoğun yaşandığı, editoryal bağımsızlığın sınırlı olduğu, sansür ve otosansür uygulamalarına rastlanan, internet özgürlüğünün yasaklarla karşılaştığı ve suçların cezasız kaldığı bir ülke olarak yer aldı. Türkiye, sıralamanın ilk kez yayımlandığı 2002 yılında 139 ülke içerisinde 99., 2003’te 166 ülke arasında 116., 2004’te 167 ülke içerisinde 113., 2005’te 167 ülke içerisinde 98., 2006 yılında 168 ülke içerisinde 98., 2007’de de 169 ülke içerisinde 101. olmuştu.

2018: TÜRKİYE 157. SIRAYA GERİLEDİ

RSF’nin her sene yayımladığı dünya basın özgürlüğü endeksinin 2018 verilerine göre Türkiye 180 ülke arasında 157’nci ülke oldu. Raporda Türkiye’yi ‘gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi’ olarak niteleyen RSF, çok sayıda gazetecinin darbe girişiminin ardından bir yılı aşkın süre hapishanede kaldıktan sonra toplu davalarda birbiri ardına yargılanmaya başladığını belirtti.

OHAL’e de değinen rapor, OHAL uygulamasının ülkede az miktarda bulunan çoğulculuğun Türkiye makamları tarafından yok edilmesi için vesile olduğunu ve 16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği referandumu ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ülkedeki yetkilerini güçlendirdiğini ifade etti. Anayasa Mahkemesinin (AYM) ocak ayında, Gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın serbest bırakılmasına karar vermesine rağmen alt mahkemelerin bu kararı uygulamamasının da aktarıldığı raporda, Türkiye için ‘Hukukun egemenliği günümüzde sadece solmakta olan bir anı’ değerlendirmesi yapıldı.

Endekse göre, basın özgürlüğünün tek kötüleştiği ülke Türkiye değil. RSF’ye göre dünya genelinde gazetecilere ve basına karşı düşmanlık, özellikle siyasi liderlerin açık bir şekilde desteklemesiyle artıyor. Raporda, “Siyasi liderlerin basına karşı düşmanlığı artık sadece Türkiye (İki basamak gerileyerek 157’nci sırada) ve Mısır (161’inci sırada) gibi otoriter ülkelerle sınırlı değil, ki bu iki ülkede ‘basın fobisi’ o kadar belirgin ki gazeteciler düzenli olarak terör suçlamasıyla karşılaşıyor ve iktidara bağlılık göstermeyenler keyfi olarak hapsediliyor” dendi.

Kaynak: Evrensel